19 Mayıs'ta 'Atatürk ile Ne Kadar Övünsek Azdır' Dedirtecek Kısa Bir Hikaye

Mustafa Kemal Atatürk, dünya tarihinin gördüğü en büyük devlet adamlarından biri, taraflı bakan bizler için ise en değerlisi ve en önemlisi! 19 Mayıs 1919'da emperyalist güçlere açacağı savaş için bindiği Bandırma Vapuru, bir milletin geleceğini değiştirdi. Ülkesinin namusunu, şerefini, özgürlüğünü korumak için çıktığı yol bizler için vazgeçilmez tek yol oldu. 

Atatürk'ün aydınlattığı yolda yürüyeceğimize söz vermiş kişiler bizler de şu sözünü unutmamalıyız: 

"Eğer bir gün söylediklerim bilimle ters düşerse siz bilimi seçin."

Tarihin gördüğü en büyük devlet adamının insani yönünü tartışmak abesle iştigal. Her bayramı ülkesinin çocuklarına, gençlerine, yeni nesillere adamış bu güzel insan için ne söylesek az kalır. 

Atatürk'ün her konu hakkındaki araştırma merakı, onu bu denli özel yapan şeyler arasında.

Bir diğeri ise ayrıntılara verdiği önem ve dikkat.
Şöyle ki, bir gün istirahat edeceği sırada başını koyacağı yastığın üzerinde bir beyit vardı. Atatürk'ün bu güzel anısını sizlerle paylaşmak istedik.
Muzaffer Kılıç anlatıyor:
Erzurum'dan kongre için Sivas'a geldiğimizde, Mustafa Kemal'in karargahı olarak, Sivas lisesini hazırlamışlardı. Paşa, kendisine hazırlanan odaları dolaşırken, yatak odasında, karyolanın arkasında bulunan sarı satırlı atlas yastık gözüne ilişti. Yastığın üzerinde, koyu renk bir ibrişimle işlenmiş şu beyit vardı:
Cihanın cahına mağrur olup incitme insanı. ( Dünyanın şaşasıyla gururlanıp incitme insanıları)
Süleman-ı zaman olsan bırakırsın bu eyvanı (Zamanın Süleymanı da olsan bırakırsın bu dünyayı)
Atatürk, yazıyı okuduktan sonra durdu. Mazhar Müfit Bey'i çağırttı. Beyti ona okuttu. Mazhar Müfit:
''Paşa'm, bu sizin için yazılmış değil.'' deyince, Atatürk:
''Bu uyarı hepimiz için ve her şey için bir prensip olmalıdır.'' cevabını verdi.

Kaynak:

0