KADIN

Nasıl mı iki platonik bir gönülsüz arasında kaldım ?

Yazar

Universite zamanlarıydı bu bahsedeceğim hikaye biraz değişik aşırı komedi veya aksiyon değil ama orta derece keyifli ve aşırı cinsellikte içermiyor merak etmeyin. Ama biraz uzun yine de part a çevireceğim.

Nasıl mı iki platonik bir gönülsüz arasında kaldım ?

Üniversiteyi İzmite bağlı göt kadar kampüste okudum yani bilirsiniz İstanbuldan İzmite kadar otoban boyunca deniz olur gözlerin doyar sonra kalbimi yaslar, " al sen de bak biraz, tıkırtılar melodi olsun." falan dersin. Tabii 200 ile ayakta gidiyorsan o zaman değişir, canhıraş haliyle değil 500T hikayeleri gibi aç gözlü yer arayan gibu bakmazsın. Aksine bir köşeye kaderine razı bir şekilde verir ya da kıçının altına bir şeyler koyarak ilerlersin böyle de olgunluk ekleyen bir otobüs.

Üni ilk dönemlerine eski sevgilimden aldığım kazıkla yani aldatılma olayını atlatma çabasıyla girdim abinizin moraller bozuk o ara her cümlede melanko ama yeri gelince çat çat muhabbet kaynatır öyle değişik karakterim. Bu arada kendim 1.81 boylarında gayet fit biriyim genelde kendi halinde takılır, oturduğum masada genelde ortam benim olduğum yerde toplanır ve orayı yine ilk ben terk ederim, gelemiyorum ben öyle aşırı dozda şeylere, tabii bu durum o zamanlar öyleydi. Şimdisini de anlatırım bir ara çok boş yaptım as yapcam biraz.

İlk sene ev tutmak yerine evden gidip geleyim dedim yurt çıktı ama kayıt, depozito cart curt mevzuları dahil ev tutsam bu sefer kimseyi tanımıyorum hijyene önem verdiğimden pısırık yerde yaşayamaz problem çıkarırım diye evden gidip gelmeye başladım. O sıralar 200 le bir sürü kızlarla bakıştık, kısa filmler çektik falan ikinci bi defa denk geldiğim de nadir oldu zaten ders saatleri uyku düzenimden beter, her gün farklı zaman dilimlerinde biniyorum falan.

(Ayrıntıları geçiyorum şimdi tamamen kafanıza iyice otursun diye ters köşeli uzatma yaptım inanın işe yarıyor o kadar kitap okudu abiniz bir işe yarasın :d)

İlk günlerde kazandığım arkadaşlar oldu beşi kafadar üçü birbirinden menfaatçi ne olduğu belli diye fazla iplemiyorsun baştan belli amaç takıl ve geç. Bir tanesi var onunla teke tek takılmaya başladık bir süre sonra. Adı Hilmi, oda kendi halinde ama yeri gelince aşırı sinsi ama genelde sakin kimseye ses etmez. Ben bu duruma gelemediğim için aynı sınıftan çocuğu dışarıda tekme tokat dövmüştüm düşünün arkamızda karakol var ama çözüldü olay büyümeden bilmiyorum şanslıydım herhalde. Kız arkadaş desen hepsi de vardı ortamı hazırladım mecbur fotokopi, ders notu sinav filan işime yarar bir şey olursa köşede tanıdık olsun dedim.

Yine bir 200 macerasında farklı bölümden bir kıza takıldı gözüm genelde normal olup fazla ustelemem ama okulun 4. Ayında fark ettim kızı. Saçları kumral, beyaz tenli, öyle abartı giyim yok gayet düz ama rimel ve ruj sürüp doğallık takinmış bir kızdı gün otobüste eve dönüş yolunda bakmadı fakat ertesi gün ders için bizim Hilmiyle buluştum önce. Enseye şaplak mühlet ediyorum benden daha pasif olması canımı sıkıyor diye bu sefer üç boş kafadar geldi. Birisi feysbuk fenomeni aklın sıra diğer ikisi yan yan gidiyor iplemez pek. Geldiler mekana çay söyledim ikisine de muhabbet ediyoruz her zamanki takım tartışması veya ders. Derken telefonum çaldı. Arayan Yasemin, eski dostum.

*buyur Yasemin

-adaprostkaybı naber

*iyi yasemin oyle ortam makara falan ders saatini bekliyoruz. Senden naber ?

-İyidir ben de, sana bir haberim var dinle ben..

* insallah bu seferki indirim saçmalığı gibi işime yaramayan ıvır zıvır kafamı şişirmezsin, valla çekemem.

-hahaha yok yok kanka öyle değil bu sefer güzel kısmet işi. Okul çıkışı gel benzinlik kafeye yanımda biri var.

*insallah yine hippi zippi metal kızlardan değildir, valla gelmem.

-lan yok mal mal konuşma ciddiyim bu sefer begeneceksin gel sen.

*iyi ararım ben seni yaklaştığım zaman.

-tamamdır hadi eyvole.

Çat kapattık. Aklım otobüste kalmıştı ama vazgeçmedim genelde imkansız gözükene koşuyorum diye randevuya pek istekli gitmedim kıza ayıp olmasın diye bir uğrayıp kalkacaktım. Hesabı görüp dedim bizimkilere, ben kaçıyorum kampüse biraz dolanan içim dışım tütün kokusu oldu. ( okulun çevresi deniz aşırı doğal hava bu arada içim bunalınca kendimi sahile atardim)

Herkes okeyleyip takıldı peşime. Sınıfın olduğu bina girerken baktım benim kumral kız grubuyla karşı binaya ilerliyor. Köşeye çektim bizimkileri dedim bir olay anlatacağım size geçin karşıma ( burada maksat olay falan değil önümü kapatıp kıza bakarken de çaktırmadan onu da takip etmiş olmak. Yoksa bunları biliyorum her yerde kızların muhabbetini çıkarıp dedikodu yayanlardan mecbur bu yolu seçtim çabuk ve hızlı bir şekilde) olaylar sallıyorum biraz çocuklara bir yandan kızı inceliyorum hâl hareket, tavır ve gülüş falan. Bunu iyice analiz edip tamam dedim bu kız tam düzgün birisi. Konuyu bitirdim o ara sordum Hilmiye, ders neydi falan seçmeli demesin mi. O an bilen bilir seçmeli dersler olur kampuslerde haftanın bir günü ayni saatlerde. Dedim, " tamam hacı şöyle gelsene bi kantine inelim. Hilmiyle güveniyorum tabii o çocuktan zarar görmedim hiç şer verir sır vermez biriydi. Dedim bak yengen içerde( ne ara yenge olduysa) gel girelim onların dersine biraz dikkat filan takılır çıkarız. Adamım benim hemen okey verdi. Tamam dedim yürü herkes dağılmadan gidelim..

Geri yukarı yürürken arkamızdan hocalar geliyordu direkt ortada durdum kızın olduğu binaya bir hoca giriş yapıyordu. Kız da takılmış peşine tabii ben de kızın peşine. Girdik derse, kızla bakışabileceğim pozisyon aldım amaç dikkat çekmek ve ondan evvel tanışmak için fırsat yoksa otobüste akbil var mi demek saçma değil de akşamları aynı anda denk gelmek ayrı zor hele karanlık ve herkes yeri kaptığında. Ben de bana isim listesi gelene kadar hem kızı hem sırayı sayarak ismini öğrendim adına Munise diyelim. Soy isim filan hazifama kopyaladım. Kağıdı arkama verirken göz göze geldik yengenizle. Hemen başka yöne baktı. Ben de önüme dönüp Hilmiyle lafliyordum.( Bu arada ders fotoğrafçılık aynı sınıftan başka arkadaşlar vardı söylemeyi unuttum seslenenler oldu ismimle kız duymuş buna ilerleyen hikayede değineceğim.) Kızla o bakışlardan sonra tutturamadık bir daha aynı ânı.

Ders bitişi geldi biz önden çıktık Hilmiyle biraz hızlı olmam lazımdı malum randevu muhabbeti var direkt durağa çıkmam lazım iyice dolmadan. Hilmiye söyledim hızlı çıkalım, akıllı kardeşim bana ne dedi dersiniz? " kanka yenge hocayla konuşuyor yardir bence". Kafamı çevirdim yanımdan geçiyorlar konuşarak. Dedim başlarım randevusuna beklesinler zaten istikamet başta belli. Muhabbeti tam yerinde yakaladım konuşma aynen aktarıyorum

Hoca (h) : ışık sağlam fotoğraf için çok önemli selfie yaparken ışığı ve acıyı doğru ayarlamaya çalış ama telefon olduğu için çokta mucize bekleme

Yengeniz(y): Hocam peki piksel ne kadar önemli ? arkadaşıma iphone almasına gerek yok nasıl olsa sony de aynı kamerayı üretiyor diyorum.

Ben lafa burada dalmak için gerekli pasla girişi yaptım

A: Öncelikle merhaba, bu konu benim bilgi alanımda olduğundan direkt cevap vermek isterim. Marka olarak bakmadan aslında direkt donanım bakman mantıklı. Apple kamera telefonu ama sırf kamera için gidip telefonu alacağına arkadaşına canon falan almasını öneririm daha geniş kapsamlı olur. Hem bir bakmış kendini düğün fotoğrafçısı olarak bulur gayet bereketli bir iş. di mi hocam hihohoho

Bu lafıma yengeniz hariç herkes güldü. Ama bozuldum biraz gülmediği için. Arkadaşları biraz ekleme yaptı iyi akşamlar muhabbetiyle arayı kapattık. Biraz modum düştü ama pes etmeyecektim ağırdan satıyorsa kuralına göre oynamayı kafaya koydum. Gruplarından bir kızın da muhabbet bitene kadar beni kestiğini fark ettim ona da ayrı canım sıkıldı ama pas vermeyecektim yoluma taş koydurmak istemedim.

Arkadaşla durağa doğru çıkmadan önce ilerideki büfeden su alıp içerek sessiz yukarı çıkmaya başladık. Tam durağa çıktığımız anda otobüs geldi, deparla sıraya girdik. Hiç etrafıma bakınmadan akbil sırası geldiğinde önüme Mesude sıkıştı gülümsedim, öncelik verdim. aynı anda belli yere geçme şansını elde ettik. Ne oldu dersiniz ? akbilim bittiği için çıkan sese bile dikkat etmeden hemen arkasında beni kesti dediğim kız(adına sıdıka diyelim saçları falan bana onu andırıyordu )

-ben basabilirim?

*valla akbilden önce bastın zaten. yani ayakkabımın bağcığına

-ayy çok pardon, buyur geçelim bekletmeyelim insanları

*teşekkürler'' diyerek cebimden direkt para üstü ummadan 10 lira uzattım almak istemedi ama eline koyarak gülümsedim direkt kıçımı döndüm.

-para üstü" demesin mi?

*önemli değil kalabilir dedim.

Hızlıca bütün aralardan ''pardon'' diyerek dip dibe kurulan berlin duvarını aşırarak kızın olduğu bölüme geldim, bizim Hilmi puştu çoktan mekanımızı kurmuş ayaklarını iki kişilik açarak direniyormuş. Adamım benim kardeşi için dört koldan çalışıyordu. Yanına iyice yerleşerek pozisyonu aldım, kamera gibi dikmedim ama gözlerimle kızın olduğu yeri tam ayarladım derken angutun teki sırtını dönerek arayı kapatmaz mı ? Dedim senin ben teh.. Bekleyecektik bu defa şans yanımda değildi ama işin diğer kötü yanı ne biliyor musunuz ? Sıdıka hemen sol çarprazımda bana gülümsüyordu :( ulan kitapsız sen ne ara o duvarı aştın da geldin, ne ara pozisyon buldun da benim kafamı çevirmemi bekledin :(  ben de samimiyetsiz tavırla kafamı salladım sırf akbil bastı da ortada kalmadım diye oda en azından böyle yaparak umut vermem dedim ama olsun öyle şey olmaz herhalde gururludur falan dedim.

Herkes burun buruna dolduğundan ben telefondan Hilmiye mesajı çaktım, " Hacı bugünlük mevzu paydos olacak mecbur. Yandaki kıza bak mak bir şey yap al başımdan Allahın sıdıkasını yoluma taş koyacak."

siktir git oğlum o kadar da demedik" demesin mi ? Eh yani haklı biraz. Dedim, senin ben ulan puşt bir ara nefes alsa bile yeter diyecek durumdaydın ne ara seçici oldun :D Neyse benzin kafeye iniyoruz bugün seni de götürcem mekana benim arkadaş çağırıyor, kızla tanıştırmak için. Beraber ineriz sen de kızla tanışırsın bakarsın bir şeyler olur senin için değişiklik. 

- tamam kanka ayıpsın olmadı çay may bir şeyler gömeriz karnım aç zaten. Bu arada boş durmuyorsun sen de hacı helalin var yürü be. Bu gidişle seni galiba araplar gibi üçleteceğiz.

*olm biisstir ya dalga geçme istikametim belli. Kız tantana yaptı o kadar zahmetle kaç saattir beraberlermiş hem gideriz gece eğlencesi olur diye kabul ettim. Bana kalsa başta reddederdim de yüz vermeden geri dönmek istiyorum. İstersen al onu da ikili olarak sen arapları selamlar :d

-Olur kanka, işime gelirse oda olur :d

Çok çene yaptım farkındayım. Birazdan birinci seriyi bitireceğim kısa keserek olayları anlatacağım yine bu sefer(inşallah bu sefer tam olacak :D)

Otobüsten inip direkt kafeye geldik. Kız sarışın ela gözlü 1.65 boylarında esmer bir tipti. Gayet hoş diksiyonu düzgündü. El uzatmadım ilk önce merhaba ben adaprostkaybı dedim, oda "merhaba ben Berivan, tanıştığıma memnun oldum" Hilmiyi Yaseminle falan tanıştırdım oturup birer çay söyledik kendimize. ''Biz çoktan yedik malum bey efendi okuyor sonu gelmez bu eğitim diye birlikte yeriz demiştik ama çok erken geldiniz yaa' dedi. ''Tamam bir dahakine ders programımı atarım sana ona göre çağırırsın mekanlara haha'' deyip geçiştirdim. Kaşla göz yaparak "mevzu nedir, ne ayak" demeye getirdim. Gözlerini kırpıştırarak. 

Y-Adaprost, Berivan bizim yeni komşumuz sayılır dört ay oldu ilk gün markette merhabalaşıp eve doğru giderken bizim binaya taşındığını girerken fark edince tanışmıştık. Çevresi yok pek Bursadan gelmiş. Ben de senden bahsettim biraz, tanıştırayım dedim. Hem arkadaşın da gelmiş ortamını düzgün insanlarla sağlamlaştırayım dedim. Biliyorsun artık ortamları.

-Biliyorum biliyorum sağ olasın güzel düşüncelerin için Yasemin. Hoş gelmiş, iyi etmişsin. Yardımcı olabileceğimiz konular falan olursa buralardayız, duruşundan, diksiyonundan, giyiminden belli (bak bak laf ebeliği yapacağım ya farkında olmadan kıza yürüyorum) düzgün yerin insan olduğunu.

Hafif yüzü kızararak (harbiden kızardı beyler yalan yok şaşırdım yani yeaa filan şımarmadı) teşekkür etti Berivan.

Çay may klasik konuşmalara geçtik. Hilmiyle, Yasemin kaynaşmışlardı. Ortamda gülüştük falan ne yalan söyleyeyim baya keyif aldım. Sonra Hilminin safkan kara olan cins kedisinden konu açılınca bir daha ki buluşmayı yapmışlardı kararlaştırdılar ama ben bakarız diyordum. Tamam istemiyordum falan da sevgili babında hele hiç istemiyordum normal takılalım hatta ciddiyim Hilmi alsın kızı ama çoktan Yaseminle olayı götürmüşlerdi çünkü kızla 4 5 senelik tanışıklığım vardı ve birçok arkadaşımla tanıştı ama bu kadar samimi olmamıştı. Mecbur normal takılıp ama bir şekilde kanka olacaktım kızla. Planları böyle sıraladım ama inşallah güzel haberler alacaktım. Genelde bok yoluna gidiyor planlar ama bu sefer temeli sağlam kazımak için dört koldan Hilmiye bile sabah akşam okulda, telefonda, wp de her sohbette ültimatom veriyordum plana oda sadık kalsın ve tek başıma götüremem diye. Yasemine geçene kadar zaten Hilmi çoktan yetiştiriyordu, işime geliyordu iki tarafa da ayrı ayrı anlatana kadar..

Devamı olarak bir sonraki partı bekleyin çünkü yoruldum daha işten geldim yemek yemedim servisten beri anımı yazıyorum hacılar biz de insanız :)

not: yazım yanlışları, imla kuralları olabilir linç etmeyiniz, durumdan mesulüm.