EĞLENCE

Tetra; Ciddi İlişki

Bohemianrhapsody
Yazar
Bohemianrhapsody

Kendimi bir anda Sarı Sezen'imle beraber aşk yaşarken bulmuştum. Günaydın aşkım, iyi geceler aşkım serilerinin devam ettiği noktada kafamda tek bir soru vardı: "Ben ne yapıyorum?"

Kız, erkek fark etmez. O yaşlarda hemen hemen herkes karşı cinsle konuşmaya utanırken (tam bir sosyoloji tez konusu) benim bir sevgilim vardı en azından teoride. Pratikte öyle durmuyorduk.

Sarı Sezen'im siteye ailesiyle uğradıkça Agu Mert vasıtasıyla görüşebiliyorduk. Altına sıçan çocuk ilişkimizin kilit noktası olmuştu. Her defasında çocuğu eğlendiricez ayağına evden çıkıp parka iniyordu sırf benim için. "Aşkım ben şimdi çıkıyorum, sen de 5 dakika sonra aşağıya in." Ulan ne kadar saf ve temiz ilişki. Öpüşme yok, el ele dokunmak yok otur mal mal futbol topuyla duvardan duvara vurup kızla bir şey konuş. Öpüşme yok el ele dokunma yok derken, bu bizim aramızda bir kural değildi. O aralar içimizden bunlar geçmiyormuş demek ki.

Hayatımda bir değişiklik olduğunu ailem de fark etmişti, bilgisayar başında ekstra geçen süre ve kontör yetmezliği yaşamamla beraber ailenin kale direklerinden biri olan babamdan sertçe bir uyarı almıştım. "Töreler ilişkimize engel oluyor sevgilim" yazmama ramak kalmıştı.

Bir sabah uyandığımda töreye ilk boyun eğişimi gerçekleştirmiştim.

Ben: Sezen, ben ayrılmak istiyorum.
Sezen: Neden, ne oldu ki, yanlış bişi mi yaptım:((((
Ben: yok yok şaka yaptım xdxdxd
Sezen: Seni seviyorum:)))

Sıçtığımın yerinde 12 yaşında yaptığım şakaya bak. Cem Yılmaz mıyım ulan ben espri yapıyorum orada. Kız tamam diyip gitse 3 çocuklu işsiz baba kıvamında kalıcam piyasada. Dirayetli çıktı sarı sezen'im. O beni seviyormuş, ben de onu bak şimdi..

6-7 ay geçti böyle. Doğumgünü geldi Sezen'imin. Doğumgününü de burada kutlayacaklarmış. Hay yaşa sen kayınpeder! Sitedeki çocukları da davet ettiler ailecek. Ben tabii düğün sahibi edasıyla çocuklara tembih ettim. "Yengeniz, yakarım!" Sıradan bi pantolon tişörtle gittim eve. Yıl 2017, hala unutamam. Açık mavi renk bir elbise. Kabarık biraz. Saçlarını yaptırmış sevdiceğim. Ailecek ordalar aşkım maşkım hikaye. Her şey resmi şekilde ilerliyor. Kolalar uçuşuyor pastalar kekler börekler vs.. iyi ki doğdun şarkıları kulaklarda yankı yapıyor. Keşke o doğumgünü hiç olmasaydı. Zira artan sadece yaş olmuyor, zihin ve beyin de fazlasıyla büyüyor hem de kadınlarda daha hızlıca...

Birbirimize yine onca insan arasından kur yapmaya devam ediyoruz. Ben saçıyla dalga geçiyorum, üstüyle başıyla, o da bana saçma saçma lakaplar takıyor kura bak be hey yavrum. Ne masum aşk. Peynirli böreği tıktı bir anda ağzıma ana babası bize bakarken. Ehehe ne kadar iyi arkadaşlar denilen yerde ben kızlarıyla aşk yaşıyordum haberleri yok. Peynirli börek katiyen sevmem. Hele peynirli ve içinde ot mot varsa ölümüne tiksinirim. Annem bile peynirli börek yapıyorsa, benim için farklı malzemeli küçük bir tepsi daha yapar. Fakat, o böreği gram ekşitmeden yüzümü, yedim.

Kayınpeder, diğer ortakla iş için ofise indiler. Biz kadınlarla beraber oturup pasta kek böreğe devam ettik.

Kayınvalidem sağolsun, hadi çıkın dışarı oynayın dedi bizlere. Saklambaç oynamaya karar verdik. Aldım Sarı Sezen'imi sitenin asla bulunamayacak bir noktasına indim. Orada kimsecikler bizi göremezdi çok emindik buna. Korkarak elini tuttum. O da bakıp güldü ve yanağımdan öptü. Sanırım hayatımın zirve noktası burasıydı bak. Neyse ki ergenlik dönemlerimizden uzağız misler gibi romantik 5 dakika geçirip piyasaya çıktık.

Serinin son hikayesi yakında gelecek.:)