DIĞER

Çocuk ebeveyn?

Elaa
Yazar
Elaa

Eveet artık son seansını yarın yapıcağımız bir terapi. Kısaca aileyi tanımlamak gerekirse; boşanmış bir kadın ve 6 yaşındaki oğlu. Eski eşte sorumsuz bir baba ve sesi çıkamayan bir anne mevcut, kadın da ise pek ilgili olmayan bir baba ve eleştirel bir anne var. Dönelim ailemize. Boşanalı 4 yıl olmuş, anne alışmış duruma ama çocuk hala babayı bekler vaziyette. Baba başka bir şehirde bu yüzden yılda 2 hafta görüşüyolar çocukla ve baba birlikteyken çocuğuyla inanılmaz ilgili ama onu annesine bıraktıktan sonra asla arayıp sormuyo. (Ailenin genogramına baktım yani kök ailelerinin tablosuna adamın babası da aynı şekilde kendisi de öyle) Boşandıklarından beri tüm aile tarafından çocuğa şu yüklenmiş; "sen evin erkeğisin, sen anneni koruyan kişisin, erkek adam ağlamaz..." bu, çocuğun teyzesinin evi için de geçerli, kendi evleri için de bilimum bütün evlerin erkeği bu çocuk yapılmış. Çocuk, bunu o kadar içselleştirmiş ve kendini evin erkeği rolüne bürümüş ki bir gece evde tıkırtılar geldiğinde eline sopasını alıp kapıda beklemiş, neden diye sorduklarında çocuk "bu evin erkeği benim, eğer hırsız girerse evimizi ben korumalıyım." Bunu söyleyen 6 yaşında bir çocuk! Ayrıca çocuk erkek adamın ağlamayacağı düşüncesini de kazımış beynine. Asla üzüldüğünü, canının sıkıldığını anlamak mümkün değil çünkü çocukta 'erkek adam ağlamaz' dayatması mevcut. Öncelikle anneyle görüştüm ve bu konuda farkındalık yarattık kendisinde. Daha sonra çocuğa resim çizdirdim, bir aile, ev ve istediği herhangi bir şeyi çizmesini istedim. Aile resminde babanın ellerini kendinden uzak ve kendi yüzünü anneye bakacak şekilde çizdi. Ev resminde baca yok, içerisi yok, kapı kapalı. Yani dışardan etkilere izin vermeyecek şekilde ki zaten çocuk hiç bir şeyini paylaşmıyo. Anne cumartesi günleri bile çalışıyo ve çocuğuyla kaliteli bir zaman hafta içlerinde geçiremiyolar çünkü eve ek iş de getiriyo ve o olmazsa geçinemeyeceklerini belirtiyo. Sadece pazar günleri birlikte zaman geçiremiyolar ama kadının kendine ayırıcak zamanı yok. Tüm bunlar olurken tabiki çocukta inanılmaz bir baba hasreti veya onunla rutin bir şekilde ilgilenebilecek erkek modeli isteği var. Tüm aileye genogramda baktım ama ailede erkek yok. Çocuğun iç dünyasında istediği fakat bunu belirtmediği belirgin bir baba hasreti mevcut. Biz bu erkek figürü isteğini erkek öğretmende ve sosyalleşmesiyle edinebileceği erkek arkadaşlarıyla gidermeye çalışıcaz, terapi esnasında ön görümüz anneyle birlikte bu şekilde oldu. Artık annenin çocuğuna karşı farkındalığı oluştu. Aslında çok ilgili bir anne fakat çocuğuna nasıl yaklaşması gerektiğinin bilincinde değildi. Çünkü çocuk, iç dünyasını açmayan adeta bir kapalı kutu. Peki biz bu kapalı kutuyu nasıl açıcaz? İşte burda püf nokta şu; odak noktasından çocuğu çıkartarak. Yani çocuk, direkt olarak kendisiyle ilgili bir soru sorulduğunda direnç gösterip "yok bişey anne, bu konuda konuşmak istemiyorum, tamam anne konu kapanmıştır" gibi sözler söylüyo. Yani odak ben olmıyım ama dolaylı olarak sorabilirsin diyo😉 bir seansımda çocuğu da gördüm ve kendisine dolaylı olarak yaklaştığımda(dolaylıdan kastım mesela hikaye üzerinden yaklaştım. Şöyle; bir hikaye başlattım ve kendisinin nasıl tamamlamak isterse o şekilde tamamlamasını istedim) bu yöntemle çocuklar hayal dünyalarıyla bize geri dönüt verirler. Önemli olan o kilit noktaları yakalayabilmek, bu da terapötik becerilerle olur. Artık son seansımız olucak ve seansın en başından son seansa kadar geldiğimiz nokta, farkındalık ve iyi iletişim kurabilme yolundaki değişimlerimizden daha doğrusu annenin değişiminden konuşucaz. Benim gördüğüm ise anne, çocuğuna nasıl yaklaşıcağına dair farkındalık kazandı, oğluyla kaliteli zaman geçirmenin değerini görmüş oldu ve tek ebeveyn de olsa (bunu diyorum çünkü kadın bu konuda büyük eksiklik hissediyodu) oğluyla etkili iletişim kurabilme yetisini kazandı. Toplam 1 ön görüşme 4 seans yaptık ve geldiğimiz nokta anne ve oğlu için azımsanmayacak derecede😊