HIKAYE

Bölüm 4 Uyanış...

Gonca Tekinöz
Yazar
Gonca Tekinöz
Bölüm 4
Uyanış...

Ciddiye almamıştı son cümlesini. Hatta duymazdan gelmişti. Birer bira içip kalktılar. Akın,Sahra'yı eve bıraktı. Nil çoktan uyumuştu.

Çok uzun zaman önce ,daha yeni yeni toparlanmaya başladığı dönemlerde Akın hayatında çok büyük rol oynamıştı.

Aslında Akın ile tanışıklığı lise dönemine denk geliyordu. Fakat gerek üniversite,gerekse evlilik araya girince uzunca bir zaman görüşmemişlerdi. Boşandıktan 1 hafta sonra,facebooktan eklemişti Akın onu. Sonrasında eskileri yad etmek için bir gece yemeğe çıkmışlardı. O günden sonra da hep etrafında bir yerlerdeydi Akın.

Önceleri bu ilgiden şüphelenmiş olsa da,sonra bunu kafasından atmıştı. Kızıyla iletişimi de çok iyiydi. Yetişemediği veli toplantılarına katılmış, hastalandığında gece yarıları hastanelere onlarla koşmuştu. Koruyucu melek gibi bir şeydi.

Çok fazla evirip çevirmemeye karar verdi kafasında. Belki de sadece takılmıştı. Ki ara sıra böyle şakalar yapardı. Numaradan kıskançlık krizlerine filan girer,ona yasaklar koyardı. "40 yaşına geldiğimizde hala evlenmemiş olursak,seni ben alacağım" demişti mesela. Çok çocukça bir şaka gibi gelmişti. Kafasındaki tüm düşüncelerden sıyrıldı ve uykuya daldı. Öyle bir şey olmayacaktı! Olamazdı.

Sabah Nil'in sesine uyandı. Odaya daldı birden;

- Anne okul eteğimi ütülememişsin! Ayrıca kalk artık okula geç kalacağız.

Yataktan fırladı. Önce ütülenecekleri aradan çıkardı,sonra da hazırlandı. Yine başlamıştı işte. Bunalımları hayat akışını, daha da önemlisi kızını etkilemeye başlamıştı.

Arabaya bindiklerinde Nil beklediği üzre konuşmaya başlamıştı.

- Akşam nereye gittin? Yine o uçurum kenarına mı?

- Evet.

- Peki Akın hoca gelip seni buldu mu?

- Evet hayatım. Beraber döndük.

- Neyin var anne? Ortada hiç bir şey yokken,her şey yolundayken neden bu kadar mutsuzsun?

- Bilmiyorum Nil,sanırım dönemsel bir şey. Özür dilerim. Toparlayacağım merak etme.

- Anne toparlama. Çöz artık.

Bu kızın bu konuşmaları... 5 yaşındayken başlamıştı annesine akıl vermeye. Her zaman son derece mantıklı ve anlayışlıydı.

- Tamam kızım. Söz veriyorum.

- Akın hoca ne yaptı?

- Neyi ne yaptı?

- Ne yaptınız,ne konuştunuz yani?

- Nil neyi merak ediyorsun,her zamanki şeyler işte...! Sen kafanı yorma böyle şeylere.

- Anne,Akın hoca iyi bir adam. Çok iyi bir adam.

- Yani Nil?!!! Ne demeye çalışıyorsun sen?

- Tamam be! Kızma... Hatırlatayım dedim. Aklında olsun yani. Bence iyi bir sevgili olur.

Dedi Nil annesini dalgaya alarak. Ardından da arabadan inip okula doğru koştu. Koşarken de annesine dönüp bir öpücük yolladı. Sahra olduğu yerde kalakalmıştı. Ne demek oluyordu şimdi bu? "Eşek sıpası!" diye söylendi içinden.

Arabanın camına vurulunca kendine geldi. Çantasını aldı ve aşağıya indi.

- Günaydın.

- Günaydın. Hayırdır prenses yine bir muzurluk mu yaptı?

- Sorma Akın. Hiç sorma. Dersten önce yapmam gereken bir sürü hazırlık var. Sonra görüşürüz olur mu? Müdürümüz kızmasın sonra.

- Kızmaz kızmaz. Ben tanıyorum iyi bir adam.

- Kendini beğenmiş,ukala seni...

- Akşam için plan yapma olur mu?

- Akın aynı okulda çalışıyoruz. Konuşuruz. Hadi tutma beni.

Sahra okulun spor salonuna doğru giderken,Akın öylece arkasından izledi. Senelerdir öylece izleyip durduğu gibi....

(Arkası yarın 😉)