ILIŞKILER

30'larında bekar bir dişi olmak…

Yazar

Bizim aile büyüklerinin bir lafı vardır; 30'una kadar evlenmeyenin, 40'ına kadar zengin olmayanın, 60'ına kadar ölmeyenin işi zor…

Ben 30'unda zar zor bir koca buldum evlendim ama 40'a 4 kala parada bir hareket göremedim daha. Neyse konumuz şu; 30'larında büyükşehirde yaşayan, ekonomik özgürlüğü olan, evlenmek isteyen ama evlenemeyen kadınlar...

Etrafımda bolca var o yüzden dikkatli konuşmam lazım. Gerçi ben her buluşmamızda evlenip, çocuk yapmak isteyen arkadaşlarıma “Kızım salak mısınız ne evlenmesi. Aklı olan evlenir mi? Tamam çocuk iyi de, bekarlık gibisi var mı?” diye kendimi yırtsamda yine de laf anlatamıyorum. Hormonlar bir yandan “Ah canım evlenemedin mi daha. Karta kaçacaksın. Bak bizim Ayten vardı. Ne kısmetleri çıktı, istemedi. Bak şimdi evde kedileriyle oynuyor” diyen teyzeler bir yandan bünyede travma yaratınca değmeğin benim gül gibi kız kardeşlerimin haline...

'ETRAFTA ADAM KALMAMIŞ KIZIIIMMM'

Geçenlerde çok sevdiğim bir arkadaşımla buluştum. Erkek milletinden her türlü kazığı yemiş olan dostum başladı anlatmaya: Kızım yıllar sonra bir adamla tanıştım 'tinder'dan. Çok yakışıklı, iyi eğitimli, espirili, ay kız dalyan gibi çocuk... Aman dedim aç kızım kalbini, koyver gitsin artık. Nasıl aşığım, nasıl beğeniyorum inanamazsın. Ayaklarım yere basmıyor. Her şey iyi güzel. 2-3 buluşmadan sonra seks yapmaya geldi sıra. Şahane bir ön sevişme, ama ne oldu dersin; Adam iktidarsız!!! Önce içki içtik ondandır dedim. Sabah oldu yine tık yok. Ulan dünya başıma yıkıldı. Şimdi çocuğun onurunu kırmadan nasıl ayrılırımın derdindeyim.

BEKARLAR EVLİLERE, EVLİLER BEKARLARA...

Bu ve bunun gibi onlarca örnek duydum etrafımdan. Kimi iktidarsız erkeklerden, kimi sadakatsizlikten kimi de bir türlü aşkı bulamamaktan şikayetçi. Her seferinde farklı sebeplerle erkekler tarafından incitilen bir çok kadın sonunda kalbinin kapılarını sıkı sıkı kapatıyor. Statüsü ne olursa olsun özellikle kadınlar mahalle baskısını dibine kadar yaşıyor. Evlenmek istemeyen hatta aklının ucundan bile geçirmeyen kadınlar dahi bir süre sonra kendisini bu kısır döngünün içinde buluyor. Etrafta evlenenen, çocuk yapan arkadaşlar kendi dertlerine dalınca en sıkı dostlar bile ihmal ediliyor istemeden de olsa.Bir yandan da biyolojik saat zalimce işliyor ama. Çocuk yapmak isteyen kadının paniği iyice artıyor.

YA DULLAR YA ISSIZ ADAMLAR YA DA...

Erkekler için hava hoş tabii. Adam 50 yaşında bile eğer parası pulu varsa azıcıkta şekli yerindeyse kendinden 20 yaş küçük kadınlarla bile birlikte oluyor, evleniyor. Ama aynı şeyi kadın yapmaya kalkınca etraf ayağa kalkıyor. Evlenilecek erkek profili de gitgide daralıyor bu arada. Ya evlenip boşanmışlar kalıyor ortada (ki onlarda evlenmekten köşe bucak kaçıyor) ya ıssız adamlar ya da psikopatlar… Ha bu arada bir de evli erkekler var. Cüretkarlıkta sınır tanımayan bu tür, kadını tavlamak için her türlü oyunu oynuyor. En büyük kozlarıysa karılarıyla çok mutsuz olmaları. Neredeyse hepsi boşanma aşamasında, incinmiş, örselenmiş adamlar!!!! Anlattıklarına göre karıları dişi şeytan, adam her türlü şeyi yapıyor onu mutlu etmek için ama olmuyor. Bizim saftirik kızlarımızda çoğu zaman düşüyor bu tufaya. Sonra seyreyle cümbüşü.

Anlayacaginiz bekarlar evlilere özeniyor, evliler bekarlara bakıp iç çekiyor. Evli kadınların buhranlarıysa bir sonraki yazıya. Aşkı buldum gazıyla evlenen `özgür kızlarsa` bambaşka bir dünyanın göbeğinde buluyor kendini... Asıl mevzu evlendikten sonra başlıyor...