ILIŞKILER

Hastalıklı bir sevgilinin 14 şubatı.

Yazar

Kızla sevgililer gününden 1 hafta kadar önce tanıştık, haliyle aramızda öyle güçlü bir bağ oluşmadı henüz.
Sevgililer gününde birlikte olmamız gerekiyor, ben de o dönem inanılmaz fakirim ama öyle böyle değil. yani cepte 15-20 lira para oluyor; sigaraya veriyorum, bir de yola. 13 şubat'ta mesaj geldi kızdan.

Yarın oda arkadaşımın doğum günü, bara gidelim, sevgililer gününü de daha keyifli kutlarız dedi. ne zaman arkadaşları ile bir yere çağırsa ben gitmezdim çünkü fena para harcıyor ibneler, ben de klasik; evde yedim geldim yalanını söylüyorum.
Fakir edebiyatı yapmıyorum, o dönem öyleydi yani şikayet ettiğimizden değil. param yok kızım çıkamam diyecek kadar samimi olmadık henüz ilişki yeni, haliyle yalan söylüyorum sürekli. 

Ben gelemem siz kutlayın artık dedim.
Kızın da sabrı tükendi tabi, nereye davet etse gitmiyorum. Biz dedim ayrılalım, olmuyor böyle.
Ayrıldık.
Ertesi gün akşam saatlerinde dolu dolu mesaj atmış: sen şöyle adamsın, böyle karaktersizsin. Demek ki bana değer vermiyorsun, burada herkes sevgilisiyle, bir tek ben yalnızım ama sana inat deli gibi eğleniyorum, şu an 5. biramı söyledim, sabaha kadar içicem haysiyetsiz herif vs vs vs.

Ah be güzelim!
Sen biranı yudumlayıp mesaj atarken, ben evde mandalina soyup biraz da çekirdek vardır umuduyla dolabı yokluyordum.
Allah belanı versin yazmıştı.

Versin, allah belamı versin ama sen sakın sorma; paran var mı, şuraya mı gitsek daha iyi olur, şöyle yapsak daha mı uygun olur deme sakın.