HIKAYE

01.06.2013 BÖLÜM-1

Hüseyin KARADAĞLI
Author
Hüseyin KARADAĞLI


Yine geç kalmıştı. Aslında ona saat soran yoktu ama kendi kendine rahatsız oluyordu işe geç kalmaktan Kenan. Güzel bir işi vardı, rahatsızlık duyduğu konu, herkes gibi oda tam zamanında işinde olmalı, örnek olmalı yani işe geç kalarak diğer personellere kötü örnek olma korkusunu da barındırıyordu. Türkiye de isim yapmış bir kafenin Kahve Masalı’nın Eskişehir Sorumlusuydu. Eskişehir’de bu kafeden, şehrin en güzel yerlerinde dört tane vardı. Onun işi kafelerini gezmek, personellerini bulmak, işleyişini sağlamak ve hesaplarını kontrol etmekti.
Annem mutfaktan seslendi “Hadi oğlum kahvaltı hazır” hemen yataktan kalktım elimi yüzümü yıkadım ve mutfağa girdim. Annemin yanağına kocaman bir öpücük kondurdum. Kahvaltı masası çok lezzetli görünüyordu. Yumurtalı ekmek, tereyağı, zeytin, reçel, peynir, çikolata… Ne ararsam vardı kahvaltıda. Bir de annemin o güzel enfes kokan çayı olunca hızlıca yemeğe koyuldum. Annem yine evlilikten bahsediyordu. Bende hevesliyim ama sadece evliliğe, onun dışındakiler boş gibi geliyor bana. Öyle olmadığını biliyorum aslında. Boş dediğim şeyler davetiye, elbise, nikâh şekeri falan filan…
İki buçuk ay kalmıştı evliliğe. Uzunca bir beraberliğin ardından artık evlenmek gerekiyordu Selen’le. Selenim benim dünyalar güzeli nişanlım. Gelecekteki eşim.
“Selen’le çarşıya çıkacağız bugün biraz alışveriş yapmamız gerekiyor. Malum az kaldı düğüne.” dedi annem. Bense kendimi kahvaltıdan ayırmadan sadece kafamla onayladım. Annemde fark etmiş olacak ki halimi gülümseyerek karşılık verdi bana. Kahvaltım bitti üzerimi giyindim. Şirketin bana verdiği arabayla işe doğru yola koyuldum. Saat 08.30 benim ilk şubede olmam gereken saat ama ben arabaya yeni bindim. Neyse fazla uzak değil zaten şube. Anlaşmalı olduğum otoparka arabayı bırakıp hemen ilk şubeye Kahve Masalı-1’e gidiyorum. Aslında böyle bir sıralama yok. Kafe tabelalarında sadece “Kahve Masalı” yazıyor. Ben kolay olsun diye böyle bir yolu seçtim. Adalarda bulunan şubeye giriyorum. Kafe çok kalabalık değil sadece birkaç masa var. Beni Murat karşılıyor.
“Müdürüm Hoş geldiniz.”
“Naber Murat Günaydın.” Murat ilk açıldığımız yıl olan 2005’den beri bizimle. Geçici olarak işe girmiş. Ben daha çalışmıyorum o zaman Kahve Masalı’nda. O benden de eski yani. Hala bizimle çalışıyor. Ondan çok şey öğrendim. Oda Eskişehir’den benim gibi koyu Eskişehir’li, koyu Eskişehirsporlu. İşe yeni başladığım dönemde bana çok faydası oldu. Nasıl olmasın ki? Hiçbir şey bilmiyorum burayla ilgili. Gece gündüz benim az mı kahrımı çekti. Artık rahat. Buranın sorumlusu o, altında çalışan 8 kişi var. Güzelde idare ediyor burasını. Kafam rahat.
“Kahveniz Müdürüm.”
“Teşekkür ederim Murat. Nasılda biliyorsun sabah kahvesini sevdiğimi?”
“5 yıldır öğrendik Müdürüm.”
“İşler nasıldı dün akşam?”
“Çok kötü değildi hafta içi olmasına rağmen.”
“Unutmadan sorayım; Buse’den haber var mı?”
“Hayır, Müdürüm henüz bir haber yok.”