ILIŞKILER

Erkeklerde Her Derde Deva Mastürbasyon

Yazar

Cinsel açlığın Afrika’sı ülkemizde geçenlerde bir haber gözüme çarptı. Haber Türkiye’de çıkmamış, yabancı kökenli bir haber: Ayda 21 defa boşalan erkekte prostat kanserine yakalanma riski düşüyormuş. Hadi beyler asılın…!

32.000 erkekle yapılmış bu araştırma, 1992-2010 yılları arasında 20’li yaşlarında, ayda en az 21 kere boşalan erkeklerin ayda 7-8 defa boşalan erkeklere göre çok daha az prostat kanserine yakalandığını gösteriyor. Bu araştırmayı da nasıl yaptılarsa…? Ya 20’li yaşlarda erkeklerle anlaşacaklar, ilişki ve mastürbasyon çetelelerini isteyecekler ya da 40 yaşındaki adama 20 sene önce ayda kaç defa skoru olduğunu soracaklar. İki türlü de zor gözüküyor. Geçmişe bakan adam, bu sayıyı pekala şişirmiş olabilir. 20 yaşında bir genç de dağınık olur, nasıl tam saysın ki, o da bu sayıyı abartmış olabilir.

Yaşları 40’tan büyük kimselerde yaptıkları araştırmada da sık boşalanlar % 22 daha az prostat kanserine yakalanıyormuş. 2003’te Avustralyalı araştırmacılar 2300 erkek üzerinde bir araştırma yapıyor ve haftada 5 ile 7 defa boşalan erkeklerin haftada 2 ya da daha az boşalan erkeklere göre prostat kanserine yakalanmaları % 36 daha az. Şimdi bu araştırma daha sağlıklı geldi, sonuçta 20 yıla da yaymamışlar. Bu Türkiye’de yapılsaydı pek de güvenmezdim, nede olsa sallayacak ve kendiyle, erkekliğiyle övünecek çok erkek çıkardı.

Şimdi bu verilere göre bol boşalmak hem bedensel sağlık için hem de ruhsal sağlık için oldukça gerekli. Hele bizim gibi toplumları düşününce hep içe atmaktan, kendini tutmaktan olmuş bir dolu dengesizlik. Tabi bence ülkemizde erkeklerde boşalma sayısı fazla ise bile, bu oranı daha çok arttıran mastürbasyon olsa gerek. Yurdumuz bu konuda bir sürü çıldırtıcı projeye ev sahipliği yapmış. 2 tane bulaşık süngeri, plastik eldiven ve plastik bardak ile el yapımı suni vajina yapmışlar. Gerçi buna gerek duymadan damacana kullananlar da var.

Bu cinsel açlığa, gıda paketi gibi çare olsun diye halkımıza evlenmeleri ve çok çocuk yapmaları salık veriliyor ama biliyorsunuz evlilik aşkı öldürüyor, hele bir de ortalıkta aşk yoksa, cinsellik hayvan belgesellerinde izlediğimiz gibi oluyordur herhalde. İçgüdüsel bir çiftleşme ve sonra hayat kavgası. Bu hayat kavgalarının içinde, bizim gibi toplumlarda cinsellik zor işte… ondan sonra gelsin prostat rahatsızlığı. Fakat hiçbir erkek de prostat sorunu olduğunu söylemez, ancak yaş ve rahatsızlık iyice ilerleyip kendini belli edince doktora giderler. Bu konuda en çok şaşırdığım ve çok üzüldüğüm kişi Frank Zappa olmuştu. Adam prostat kanserinden öldü o genç yaşında. Demek ki adamda prostat rahatsızlığı varmış ama hiç doktora gitmemiş, bu prostat kanserine dönüşmüş, ilerlemiş ve 1993 yılında belki de kanser bu kadar da tedavi edilebilir bir hastalık olmadığı için 53 yaşında ölmüş Frank Zappa. Yani bu prostat öldürüyor bile…

Ölüm ve boşalma aslında birbiriyle öyle ilgili ki… Hem her zirveye ulaşmak bir tür ölüm ama aynı zamanda ölüme meydan okumak, yaşamı taçlandırarak. Bizde ise bu ya bir utanç, ayıp ya da tam tersi bir skor, övünç kaynağı. Şunu olduğu gibi kabul etsek, hem her iki taraf için de büyük zevk ve rahatlama, hem de hayat içinde olabilecek en güzel zevklerden biri olduğunu da anlayacağız; bu yüzden yaşamı kutsuyor ya… Her zaman bunu bebek yapmak için yapacak değiliz, tabu olarak yapacak da değiliz. Zevk almak, biz insanları hayvanlardan ayıran en önemli özelliklerden biri ve görüyoruz ki istatistiklere göre bu zevk almalar bizim sağlığımız için de iyi. Son zamanlarda insan olmanın hep yıkıcı, doğaya zarar verici yönlerini görüyorum, hayvanları çok daha masum buluyorum ama bari bu seferlik bizi hayvanlardan ayıran bu özelliği iyi kullanalım. Belki o yıkıcı şiddet, aç gözlülük, hırs, rahatlama ile biraz olsun azalır.

Erkeklerde Her Derde Deva Mastürbasyon
Erkeklerde Her Derde Deva Mastürbasyon