KADIN

Saksafon ve Yumurtalık ile Olmaz Bu İşler!

Автор

İki gündür doların yükselmesinden mi, gündemden mi bilemedim, televizyonlarda insanlara bir haller olmuş. Ekranda imasını bile yapmamanız icap eden kelimeler açık açık kullanılmış. Bir tanesi zaten feci ırkçı bir söylem, diğeri de ekran için yersiz, gereksiz ve sadece şov için.

Eğer bilmiyorsanız neydi bu laflar hatırlayalım. Öncelikle haftasonu Leyla Alaton, katıldığı bir ortamda iş dünyası ve cesur kadınlardan konuşurken. “Asıl taş*k kadınlarda” demiş. İş dünyasının kadınları erkekleştirip erkekleştirmediği konuşulurken kendisi, “Kendini son derece kadın ve seksi hissettiğini, düşündüğünü söylemenin birini ya da bir kadını erkek yapmadığını” belirtmiş. Buraya kadar son derece güzel, tutarlı… Serdar Kuzuloğlu “Her erkekte bile o huy yok” diye bir onaylama yapıyor ve Leyla Alaton da patlatıyor “Asıl testis biz kadınlarda nabeeeer” anlamında. Yani en başta “Ben çok dişiyim, çok kadınım, çok da seksiyim, bununla da gurur duyuyorum” gibisinden konuşuyor. “İş dünyası ve doğruları söylemek beni erkek yapmaz” diyor sonra da “Ama biz daha cesuruz ve biz kadınlarda sizin erkeklik organınız daha fazla var” diyor. Bir çelişki! Üstelik aynı Alaton, birkaç yıl önceki röportajında “İş dünyasında acımasız ve seksist ayırımcılık var” demişse, çelişkiler artıyor demektir.

Aslında bundan 6-7 sene önce ben de bu söylemleri pek severdim ama “Hem çok dişiyim hem de ben de taş*k fazla” demek, söylemin içinde hermafrodit çağrışımı yapıyor. Gerçekten çok dişi biri; kendisinde testis, penis gibi uzuvların varlığından o kadar dem vurmaz. Cesaretin erkeğin yumurtalıklarıyla ölçülmesi son derece eril bir söylem ve çok dişi geçinip bu söylemi tekrarlamak bu söylemi onaylamak oluyor. Tekrar edeyim, bunu ben de yaptım ama şimdiki bakışımla çok ikileştirici ve yanlış yada popülist bir söylemmiş. Cesaretin dişiliği, erkekliği olmadığını vurgulamaya çalışırken, söylemimle böyle maço bir toplumda tribünlere oynamışım belki de ama o zamanki yaşım ve koşullarda bunu böyle hissedememişim. Leyla Alaton insanlara karşı “harbi” gözükeceğini düşündüğü bir üslup takınmış kendince. Fakat gerçekten cesur olmanın içi doldurulmalı da. Aileden zengin bir iş kadınına gerçekten cesur demem için tipik sermaye gibi değil, daha ezilenden yana tavırlar ve yıllar içinde bir uçtan diğerine savrulmayan prensipler görmem gerekir.

Saksafon ve Yumurtalık ile Olmaz Bu İşler!

Gelelim gerçekten rezil olan ikinci duruma; Rasim Ozan Kütahyalı kendi programında yine her zamanki gibi goygoy yaparken bu sefer iyice abartmış ve televizyonda ağza alınmayacak laflar etmiş. Zamanında Twitter’da bir trol vardı ve bildiğim en büyük trol idi; attığı bir twit ana habere çıkmıştı, gerçekten inanmıştı haberciler. İsmi sürekli değişiyordu ama Şerif Faysal Yıldırım dersem, Twitter’ı uzun süredir kullananların hepsi bileceklerdir. O zamanında bir pornoya yönelik “kusturmalı Boşnak saksosu” diye bir tabir çıkarmıştı. Boşnakların büyük erkeklik organlarını vurguluyormuş bu tabirle. Kendisi trol idi, trollerin hiçbir ahlak kuralı tanımayıp, din, dil, ırk, cinsiyet gibi konulara zerre saygı duymadığı bilinir. Trollük zaten budur. Twitter’da trol olarak takılan birine trol der geçersin. Fakat televizyonda biri bu tabirleri kullanırsa işler karışır.

Rasim Ozan Kütahyalı da sanırım zamanında Şerif Faysal Yıldırım’ı takip ediyormuş ki, bu laf aklında kalmış ve televizyondaki bir geyik muhabbetinde bu lafı kullanmış. Kendine gazeteci ve programcı diyen bir adam, televizyonda trollük yapıp da dozu böyle kaçırırsa olacak olan olmuş ve büyük tepki çekmiş. Eh çok normal, zamanında Güner Ümit programında Kızılbaş dedi diye kovulmuş ve tüm televizyon kariyeri bitmişti. Şimdi Rasim Ozan Kütahyalı’nın ettiği bu lafla kovulması, tepki çekmesi çok normal. Rasim Ozan ve sevenleri gelen tepkilere “şer odakları dese de bir insan televizyonda ne konuştuğunu bilecek.

İki farklı insan ve benzer üslup... İki tarafta da samimi, halktan bir dil kullanmaya çalışma gayreti… Ama televizyonda fazla halktan konuşmak ya da trol olmak olmuyor. Statüko isen ya da statükonun desteğini alınca insan zaman zaman televizyonda ettiği lafa dikkat etmiyor ama bu hiç şık durmuyor hele de artık bu zamanlarda, her mecrada argo konuşmanın modası geçmişken.