IŞ & EKONOMI

15 Temmuz sonrası ekonomide neler oldu?

KorsanEkonomist
Yazar
KorsanEkonomist

15 Temmuz akabinde ekonominin nasıl toparlandı? 15 Temmuz hadisesinden tam bir yıl öncesine gidelim. Yani 2015 Temmuz ayının ortasına. 2015 yılının 15 Temmuz tarihinden 2016'nın 15 Temmuz'una kadar ülkeye hisse ve DİBS alımı için giren paranın -1,6 milyar Dolar olduğunu biliyor muydunuz? Yani para girmemiş, bilakis çıkmış!!

Para çıkışı 15 Temmuzu takip eden iki - üç hafta daha devam etti ama o kadar! Akabinde yabancılar yine para getirmeye başladı… Öyle ki; 15 Temmuz 2016'dan beridir hisse ve DİBS alımı için 4,31 milyar Dolar para girişi oldu. 

Bu para girişinin en açık etkisi BİST-100 üzerinde oldu. 15 Temmuz günü BİST-100 82 binin üzerinde kapanmıştı. Sonraki hafta 11 bin puan indi. Bu çok normaldi. Yaşanan olaylar sonrasında borsanın yükselmesini beklemek mantıklı olmazdı. Ama güzel olan şu ki; takip eden hafta borsa yükselmeye başladı. Öyle ki; 15 Temmuz'dan bir yıl sonra 100 bin seviyesini aştı ve son birkaç gündür sürekli rekor kırıyor. 

Bununla da kalmadı. 15 Temmuz'da yabancıların TL mevduatı 11,4 milyar TL iken şu sıralar 18,2 milyar TL'sı civarında. Bu artış TL'sına olan güvenin göstergesidir. Sadece yabancılar değil vatandaşta yatırıma girişti. Bilhassa konut alımına. Haziran 2016'da TÜİK verilerine göre İstanbul ilindeki konut satışı 20 bin üzerinde iken Temmuz'da 12 bine geriledi. Bu çok şaşırtıcı olmamalı ama Ağustos ayında bir anda 17 bin seviyesine Ekim'de ise 21 bine yükselmesi epey şaşırtıcı bir gelişmedir.

15 Temmuz sonrası ekonomide neler oldu?

Foto: http://ekonomi.haber7.com/turkiye-ekonomisi/haber/2375219-15-temmuzdan-sonra-atmleri-parayla-doldurduk

Şimdi aklınıza şu soru takılmış olabilir "Madem her şey harikulade neden ülke ekonomisi bocalıyor?" Haklısınız. Kötü verilerde var. Örneğin Merkez Bankası'nın brüt ve net rezervleri azaldı. Yabancıların DİBS stoku yerinde sayıyor. O dönem %8 seviyesinde olan Merkez Bankası ortalama fonlama maliyeti şu sıralar %12 seviyesinde. %10 seviyesinde olan bir yıla kadar vadeli mevduat faizi ise, %15 seviyesinde. Cari açık 2016 yılına kıyasla artacak gibi görünüyor. 

Ama bu negatif verilerin kabahitini dış dünyada arasak hata olmaz. 15 Temmuz'dan sonra geçen günlerde Dolar'da büyük bir hareket yoktu. Ta ki  Kasım ayında Trump Başkan seçilene kadar. Ne olduysa seçim sonrası oldu. ABD ekonomisinin sert bir ralli yapacağı beklentisi Dolar değerini küresel ölçekte yükseltti. Bu ani yükseliş Merkez Bankası'nın tedbir almasını mecbur kılınca yukarıda belirttiğimiz olumsuzluklar sıralandı. Eğer ABD'nin böyle bir etkisi olmasıydı yüksek olasılıkla bu negatif veriler ile karşılaşmayacaktık.