DIĞER

Prospektüs okumak yetmiyor!

Yazar

Üniversiteden mezun olanların çoğu farklı meslek dallarına yöneliyor. Birçok şirkette insan kaynaklarında çalışanlar farklı bölümlerden mezun! Ya da siyasete bakalım, Muhalefet ya da İktidar mensubu olmasına bakmaksızın vekillerin çoğu birbirlerinden farklı eğitimden geçmiş. Gerçi hepsi aynı eğitimi alsaydı, Meslek Odasından toplanmaları beklenirdi.

Hani İbrahim Tatlıses'in meşhur bir cümlesi vardır ya "Urfa'da Oxford vardı da biz m okumadık?" Aynı bu misal… Bu cümle birçok meslek için geçerli; sanat, enerji, denizcilik vs… Düşünün ülkede siyaset ve politika eğitimi vardı da siyasetçiler mi okumadı? Ya da kaç tanesi doğup – büyüdüğü coğrafyada bu fırsatı yakalayabilirdi.

Demek istediğim siyasal bilgiler değil. Bu işin mutfağından bahsediyorum. Tarihteki tüm hükümet ve muhalefetin yaşadıkları tecrübelerden oluşturulan yazılı metinlerden, bu metinler üzerinden eğitim verilmesinden bahsediyorum.

Hal böyle olunca siyasetçiler ya memuriyetten, belediyelerden ya da özel sektörden geliyorlar. Her iki iş birlikte götürülemeyince bir bölümüm işlerini bırakıp siyasete atılıyorlar. Hiç şüphe yok ki, siyasete atıldıkları günden itibaren her saat tecrübe edinerek kendilerini geliştiriyorlar. Yalnız bu da değil, eminim ki geçmiş iş tecrübeleri bakımından muazzam bir mevzuat bilgileri var. Fakat sadece kanunları bilmek siyasetçi olmak için yeterli bir ölçüt olsaydı, Meclis görüşmeleri Baro'da yapılırdı. Demek ki sadece kanunu bilmek yetmiyor!! Dış işlerini düşünün yalnız uluslararası anlaşmaları bilmek yeterli olabilir mi? İşin içinde bambaşka politikalar, kriter var.

Siyasetçinin bu tür bir eğitimden yoksun olması büyük bir problem mi? Kanımca değil. Birçok ülkede siyasetçiler farklı meslek gruplarından geliyorlar. Gördüğünüz üzere dünya bir şekilde ilerliyor. İster istemez "tecrübe" siyasetçinin eğitimi oluyor.

Hani kimi eczane kalfalarının ilaç prospektüslerini okuyup ya da duyduklarına dayanarak doktor kıvamında davranması gibi bir şey. Yanılıyor muyum? Doktorlar mesleklerini icra edebilmek için "tıp" dediğimiz zorlu bir yolculuktan geçiyor, üstüne üstlük bir yığın sınava giriyorlar ama bazı eczanelerde kalfalar tecrübelerine dayanarak ilaç verebiliyor. Muhakkak yaşamışsınızdır. Benim yaşadığım örneklerde doğru bir tedavi oldu ama…

Âmâsı şu; peki, hiç mi yanlış ilaç verdikleri olmaz? Elbette oluyordur. Dolayısıyla diğer işlerde de yanlış karar verilip, hata yapılıyordur. Doktor bile yanlış teşhis koyabiliyor, kalfa ya da diğer meslek grupları mı hata yapmayacak? Mesele hataları kabul edip, ders çıkarmak, ne dersiniz? #siyaset


Prospektüs okumak yetmiyor!