ILIŞKILER

Sevgilime, eski sevgilimle nasıl yakalandım?

jesse james
Yazar
jesse james

Mutlaka herkesin hayatında anlam veremediği bir an vardır. Hani zamanın yavaşladığı, bir sürü olasılık hesabının aklımızdan geçtiği ve buna rağmen sonunu merak ettiğimiz. İçimizde büyüyen merak kitlesine nazaran boğazımızın düğümlendiği, çaresiz kaldığımız o anlar.
Şimdi size anlatacağım hikayede böyle bir hikaye. Üzerinden uzun zaman geçti fakat aklıma geldiğinde deli damgasını üstüme yapıştıracak bir gülümsemeyi yüzümden silemedim gitti.

Uzun zamandır bir küs, bir barışık olduğum çözüme varamadığımız bir ilişkim vardır. Bitti. Fakat annesi ile annemin arkadaş olması dahası annemin onu sevmesi ve komşumuz olması gibi etkenler arkadaş kalabiliriz gibi bir ortam doğuruyordu. Hoş onu da beceremiyorduk. Bunu başarabilenler de bence ayrı kategorize edilmesi gereken insanlar. Neyse bu ilişki bitti ve ben çokta yeni bir ilişkiye de yol aldım.
Ortam böyle bir ortam işte.

Bir akşam eski sevgilim "konuşmamız lazım" diye mesaj attı. Önce görmezlikten geldim. Defalarca çağrı bıraktı. Derken pes ettim ve o "çok önemli konu" üzerine konuşmayı kabul ettim.
Bir çok buluşma noktası teklif etti. Her biri başka uçlara gidecek ortamlar.
Bende en uygun yerin ikimizin evinin önündeki ilk okul olacağını düşündüm ve orası için anlaştık.
Bu konuşmanın ardından kız arkadaşım aradı. Sanki içine doğmuş gibi. Anneannesinin evine gidecekmiş canparem birlikte yürüyelim, görüşelim istemiş. Kız arkadaşımın evi de bir cadde ötede, anneannesi de çok yakın oda bir sokak ötemizde kalan cadde üzerinde.

Velhasıl ben apar topar evden çıktım efendim. Buluşma saati yakın olurda yolda karşılaşırsak ne tepki veririm, ne yaparım, ne ederim gibi gibi hesaplamalar su gibi geçiyor aklımdan. Kız arkadaşımla hem muhabbet ediyorum, hem de en uygun yollardan yürümeye çalışıyorum.
Etken çok kız arkadaşım gören, duyan olmasın derdinde ben pişti olmayalım derdindeyim. Hayır, bir halt yediğimizden de değil. Fakat bazı şeyleri açıklamak cidden çok güç.

Bu çok faktörlü etkenlerin üstesinden gelip, hedefe kazasız vardık. El salladım arkasından. Apartmana girişini izledim. Merdivenleri çıktı, asansöre bindi. Bir yandan da sürekli bana baktı. Kiminde el salladı öpücük attı, kiminde git diye elini salladı.
Böylece görevin ilk yarısını atlatmıştım. Hemen okulun önüne yol aldım, buluşma yerine gittim. Sözleştiğimiz saat geçmişti. Ex sevgilimin nereden geleceğini de kestiremiyorum. Evde mi, başka yerden mi gelecek bilmeyince her yöne bakıyorsun.
Aslında bu kadar çok konuşmak istemesinin üzerine erkenden burada olacağını düşünüyordum. Gecikince gelmeyeceğini düşünmeye başladım. Ne işim varsa burada. Hafif salak bir tarafımda var işte. Hadi merakına yenildin geldin, gir okulun bahçesine otur bir banka bekle gelmez ise bak işine ama yok o zaman işleri içinden çıkılmaz hale sokamam. Kurt varmış gibi gezinmem lazım benim. Herkes orada olduğumu görsün değil mi?

Neyse efendim yaktım bir sigara, başladım avare avare okulun önünde volta atmaya. O sıra kız arkadaşım fırladı caddeden. Göz göze geldik. İkimiz de şaşkın. İkimizin de evde olması lazım ama ikimiz de olması gereken yerde değiliz. Bak şu kaderin işine.
Hatun kişi sigara almaya çıkmış, bahaneyle yolu uzatmış, yolu buraya kadar gelmiş. Birlikte sigarayı da aldık. Ailesi beklediği için acelesi vardı ve buyüzden belli bir yere kadar eşlik ettim.o koşarak uzaklaştı. Ardından bir süre baktım. Sonra buluşma yerine geri döndüm.

Sokak ışıkları yanmıyor. Ortam sessiz. Bir Allahın kulu yok sokakta. Henüz saat o kadar da geç değil. Mübarek korku filmi gibi. Allahtan hava ılık.
Sokağa girdim bir kaç adım sonra eski sevgili karşı köşede belirdi. Ona doğru yürüdüm. Sonra birden bir ürperti hissettim içimden bir ses "dur" dedi. "Lan yoksa..." dedim arkama döndüm , dönmez olaydım. Benim ki yardırmış geliyor.
Eş zamanlı füze gibiler ikisi de bana bakıyor fakat bir noktaya kadar bir birlerini fark edemediler. Olduğum yere zımbalanmış gibi kala kaldım. Hani şu meşhur Sherlock Holmes dizisi var ya, Benedict Cumberbatch canlandırıyor. Sherlock olayı çözerken zaman durmuş gibi oluyor ve bütün olasılıklar tek tek gözünün önüne geliyor ya, işte ben de o durumdayım. Aklınıza gelecek bütün tepkiler, cümleler vesaire vesaire derken onlar bana daha çok yaklaştılar ve ikisi de durumu anladı. İçimde ki o ses "koş...durma koş" dedi.
Hayatım boyunca çok nadir kendime, kendi ismimle hitap ederek kendi kendime konuşmuşumdur. O ses o kadar içtendi ki bir ara koşmak için bacağımın esnediğini hissettim. İçimde ki o sese uymayınca bir huzur doldum ki anlatamam. Sanki bütün dünya dertleri "aman be bana ne" kıvamında. Yüzümde tatlı bir sırıtış. Düşünsene mal gibi enselendim. O kadar hesaba kitaba rağmen yakalandım, yahu var mı ötesi.

Ex sevigili yanıma yaklaştı, burnundan bir tısladı ve "selam" deyip, öpmeye yeltendi. Elimi uzattım, kafa tokuştum. Evet, bildiğiniz kafa tokuştum.
Sonra 1.90 lık gövdemin arkasından "ne oluyor bur da, buluşuyor muyduk" diye bir ses. Yavaşça arkama döndüm, salağa yatarak "aa sende mi geldin" deyip, pişkince yanaklarından öptüm. "Bırak öpmeyi de burada ne oluyor onu anlat" dedi hoyratça, haklı olarak.
"Konuşmamız lazımmış" dedim.
"Ne konuşacaksınız, ne konuşa bilirsiniz" dedi sevgilim.
İşte o an ex sevgilim gerilim dozunu az bulmuş olacak ki, çıtayı bir level atlatacak olan o cümleyi kurdu: " Bu erkek arkadaşımla benim aramda seni hiç ilgilendirmez tamam mı?"

Sonrası kafa kafaya gelip, nerdeyse bir birlerine dalacaklarmış gibi kim senin sevgilin, senin sevgilinse benim neyim gibi ilişkilerimizi tanımlamaya çalışıyorlar falan. Ben tamamen dışlanmışım. İkisi de konuya dahil etmiyor beni. Muazzam bir ağız dalaşı. Kelimeleri yakalayamıyorum. Bir adım ötelerinde durdum. Başladım gülmeye.
İkisi de kibar, ikisi de naif ağız dalaşmaları bile enteresan saygılı. Kız arkadaşımın sinir kat sayısının arttığının farkındayım. Eski sevgilimle aramda bir şey olmayacağının farkında fakat durum çirkin. Nitekim, diğer kız ümitli hani olurda dönerim ona ama savaşmak lazım gibi bir mantıkta.
Çok önemli konu da bu imiş zaten. İlişki neden bitmiş, neyini beğenmemişim neden onu değil diğerini seçmişim vesaire. Bütün bunları bir banka oturup, dinledim. Kurtuluş yoktu. Tabi bir sonraki bankta da kız arkadaşım oturuyordu.
İşte böyle dostlar hayatım boyunca yaşamış olduğum en saçma anlardan biri böyle yaşandı.

Sevgiyle kalın.