DIĞER

Ben Sizin Çocuğunuzu Vaftiz Ediyor Muyum?

Yazar
Ben Sizin Çocuğunuzu Vaftiz Ediyor Muyum?

7 ay önce bir bebeğim oldu ve aslında çokta tanımadığım karşı komşum hayırlı olsuna gelmek istediğini söyledi. 50-55 yaşlarında görmüş geçirmiş koskoca bir kadındı ve böyle güzel adetlerimizi en iyi o bilirdi sonuçta. Başlangıçta son derece nazik görünen bu davranışın büyük bir komplo oldugunu anlayamazdim. Aslında hemen hemen 4 yıldır "günaydın iyi günler nasılsınız sağolun ben de iyiyim" kalıplarından uzaklasmayan stabil bir ilişkimiz vardi. Ta ki o güne kadar...

Yarım saat kadar uğramak istiyorum deyince ona göre birkaç hazırlık yaptım ve beklemeye başladım. Beklediğimden biraz daha geç geldi ama sorun değildi sonuçta bu çok nazik bir hareketti. Buyur ettim ve her zamanki maskelerimizle ezberledigimiz o cümleleri karşılıklı söylemeye başladık: Teşekkür ederim, siz de iyisiniz ins. falan...Çok oturmayacagini bildiğimden iki kurabiye ile birlikte bir kahve ikram ettim. O kahvesini yudumlarken ben içimden uyuyan bebegimin artık uyanmasını diliyordum çünkü konuşacak konumuz kalmamıştı (yani en azından benim için) ve bebek görmeye gelmiş birini bebeği göstermeden göndermek olmazdı. Üstelik gelmekle de kalmayıp bir de yanında küçük bir yelek hediye getirdiyse büyük haksızlık olurdu bu. Nezaket karşılıklı olmalıydı. Neyse ki ağlama sesleri duyuldu ve ben belki de emziği ağzına versem uykuya devam edecek olan bebeği kaptığım gibi salona getirdim. Bir 15-20 dk.sonra misafirimizi gönderip uykuya devam edebilirdik nasilsa. Ama hikayenin bundan sonraki kısmı tamamen kontrolum dışında gelişti ve ben ben değildim sanki.

Daha odaya girerken "sen ona bi yelek daha giydir" ikaziyla olaylar gelişmeye başladı. Önemli değildi tabi sonuçta tatlı minnoş bir teyzeydi henüz gözümde. Yeleği bana doğru uzattı ve "Giydir" dedi."Ayy çok sağolun, ne zahmet ettiniz" diye geçiştiriyim derken hopp yelek çocuğun üstündeydi bile. E hadi dedim nasilsa kalkacak birazdan. Sakın emzik verme, sütten kesme, yüzünü ört yüzünü falan derken o da ne! O yelek poşetinin içinden bir cüz çıkardı ve bebek için Kuran okumaya başladı. O huzur içinde okurken, ben bana sormamış olmasına ve müdahale  edemiyor olmama sinir olmuştum. Ben senin sadece selamlaştığın biriyim, benim müslüman olduğumu dahası inanıp inanmadığımı sen nerden bilebilirsin ki, evime gelmiş kafana göre birşeyler yapıyorsun diye kendimi doldurup, acaba "Yok teyzecim biz şamanız, gerek yok böyle şeylere" desem neler olur diye düşünüyordum. Ama onun için mümkün müydü bu, 4 yıldır selamdan öteye geçmediği komşusu tabiki müslüman olmalıydı, çünkü o bir müslümandi. Onun gibi olmalı ona benzemeliydi aksi düşünülemezdi. Nihayet "amin" diyerek duasını bitirdi ve okumakla kalmayıp bize bir de cüz hediye etti. "Kocam böyle iyilikler yapar her yıl bilmem kaç tane cüz dağıtır bunu da size bırakayım" diyerek bilinçsiz bir misyonerlik faaliyeti içerisindeydi. Bense farklı olabilme ihtimalimizin sıfır olduğunu düşünmesine olan şaşkınlığımla kendimi akışına bırakmış cüzü kabul ediyordum. Farklılık mı o ne ola ki bir de saygı duyulacak?

Dini sohbetleri bitirmiş, artık kalkar heralde diye düşünürken, bunun ziyaretin sadece birinci kısmı oldugunu farkettim. Az önce elinde Kuran ağzında dua olan o kadin jet hızıyla bir dedikodu makinesine dönüşmüştü. Yüzlerini bile hatırlamadığım 8,11, 23 ve 35 numaradakilerle ilgili artık herseyi biliyordum. Artık ne dediğini anlamıyor takip edemiyordum. Yüzümde sahte bir ifade aklımda deli sorularla uzunca bir süre geçirmişim. O anlatırken bir yerde ayıldım "23 numaranın eşi erken geliyor o yüzden çok gidemiyorum" deyince, belki artık gider diye ben de "eşim de yoldaymış bugün erken gelecekti biraz" dedim kendime inanamayarak. Tam da yan bloktan haberlere geçecekti ki "Aman neyse çok oturdum, herkesin kendi hayatı bize ne" diyerek toparlayıverdi ortalığı. Yarım saat olarak öngörüdüğüm nazik bir ziyaret 4 saat gibi bir birlikteliğe dönüşmüştü ve ben kapıdan uğurlarken savaştan çıkmış gibiydim.

Bir ağrı kesici alıp uzandım ve bu nasıl birşeydi böyle, tekrar eder mi ki diye düşünürken, ilk karşılaşmamızda aramızda hiçbirşey yaşanmamış gibi yapıp eskisi gibi "iyi günler" diyerek yanından uzaklaşmaya karar verdim. Lütfen benim için uzak ama o tatlı minnoş teyze olarak kal...