EĞLENCE

Adabı vardır her sosyal medya sitesinin. Önce kimi etiketlediğini bileceksin...

Yazar
Adabı vardır her sosyal medya sitesinin. Önce kimi etiketlediğini bileceksin...

Her sosyal paylaşım sitesinin kendine özgü bir kitlesi, kendine özgü bir tarzı hatta adabı var desem abartı olmaz herhalde. #tbt eklemeden geçmiş döneme ait fotoğrafları paylaşamazsınız mesela İstakram'da. Art arda 15 tane fotoğraf paylaşırsanız görgüsüzlük sayılır. Renkleri kendinden geçirene dek filtre eklediğiniz fotoğrafa #nofilter etiketi koyarsanız da hem yalancı hem de beceriksiz pozisyonuna düşebilirsiniz bir anda...

Adabı vardır her sosyal medya sitesinin. Önce kimi etiketlediğini bileceksin...

Gerçekten filtresiz olan şeyler de o fotoğraflar değil maalesef arkadaşlar. Hayatta daha filtresiz, daha acı gerçekler de var...

Benim bu platformlardaki paylaşımlarım, ekli olduğum çevreye göre değişiyor. Örneğin Twitter'da yaptığım zevzek muhabbeti Facebook'ta yapmış olsam teyzem kalp krizi geçirir. Facebook'a attığım gibi hayırlı işler, bol güneşler tarzında doğal bir mesajı twit olarak atsam tek bir layk alamamakla kalmam, bir de üstüne küfür yerim. 

Böyle bir şey için niye küfür yiyorsun kardeş, ne alakası var? diyebilirsiniz... Ediyorlar işte, orada da küfür etmekten hoşlanıyor benim takipçilerim. Fasülyenin faydalarını da anlatsam küfür yiyorum, hakemleri eleştirsem de... Şerefsiz olmak için yakışıklı olmanızın yeterli olduğunu biliyor muydunuz mesela? 

Bu gibi söylemlerden bir milyon tane bulabilirim. Menemene soğan koymak da koymamak da küfür yeme sebebi olabiliyor mesela...

Facebook'ta ise durum çok farklı. Bütün sülaleyle arkadaş olduğumdan dolayı paylaşımlarıma daha fazla özen gösteriyorum. Aile çay bahçesine girmiş gibi bir tavır takınıyorum. Argo çıkmıyor mesela ağzımdan. Daha çok komik kedi videoları falan paylaşıyorum. 

Özetle gerçek hayatta yaptığım kısmi ikiyüzlülüğü, sosyal medyada daha kolay yapabiliyorum. Çuvaldızı kendime batırıp iğneyle kuzenlerimi dürteyim biraz da. Kendileriyle her platformda arkadaşız. Paylaşımlar arasındaki farkı görseniz küçük dilinizi yutarsınız. Geçtiğimiz yaz tatildeyken paylaştıkları fotoğrafları, öncesi ve sonrası olarak ikiye ayırabiliyorum. Denize girmeden bir poz feysbuka, denizden çıkınca ıslak bir poz instakrama...

Adabı vardır her sosyal medya sitesinin. Önce kimi etiketlediğini bileceksin...

Tarz olarak böyle bir fark var diyebilirim. Birinde iyi aile çocuğu tripleri mevcutken diğerinde ergenlikten yeni çıkmış badboy18 tripleri... Ne diyelim seviyoruz bu hayatı(!)

Bu platformlar kullanıcı yaş gruplarını vs. sürekli açıklıyorlar, merak edenler bakabilir. Belki bu platformların şekillenmesinde etkisi olan bir faktördür yaş, bilemiyorum. Babamın kullandığı, anlamsız bulduğu ve haberi olmadığı uygulamalar olarak 3'e ayırıyorum ben bunları. Kullandığı Feysbuk, anlamsız bulduğu Tivitır, haberi olmadığı Snepçet örneğin. 

Sitelerde biraz zaman geçirdikten sonra da o platformun jargonuna, mizah anlayışına falan adapte oluyor insan. Bana hangi sitede en çok zaman geçirdiğini söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim. 

Bakın bu twitte, tontiş bir amcamızın siteye girdiği ilk günden bu güne kadar yaşadığı değişim resmedilmiş örneğin :D Kötü bir değişim olmuş ama. Hiç sevmemiştim Game of Thrones'ta aldığı rolü. Gerçi Cersei de hak etmişti bunları...

Adabı vardır her sosyal medya sitesinin. Önce kimi etiketlediğini bileceksin...

Burada ise Twitter kullanmaya başladıktan sonra tanımadığı insanları sevdiğini, Facebook kullanmaya başladıktan sonra ise eşten dosttan nefret etme seviyesine geldiğini söylemiş arkadaş. Herkes için değişir tabii bunlar. Yine de resimler fazla çarpıcı bence. Abartmayalım, o derece de değil yani... Benim için değil en azından. İki sitede de ne biriyle tanıştım ne de biriyle kavga ettim. Ot geldim, ot gidiyorum...

İşsiz zamanlarımda bu hesaplarımı açıp taa ilk yaptığım paylaşımlara kadar geri gidiyorum bazen. Gençken neler yapmışız, insan gerçekten hayret ediyor. Deneyin bence, gülme garantisi veriyorum. İhtiyaç duyduğunuz mizah yine kendi içinizde:)

Bir de bu sosyal platformları dünyadan ne derece farklı kullandığımız konusu var ki olayı bambaşka bir boyuta taşıyor. Tuco'nun paylaştığı şu yazıyı okumadan geçmeyin derim, efsane tespit kasmış arkadaş...