HIKAYE

Bir bakışıyla trafiği birbirine katan kem gözlü teyzeler, teyzelerimiz...

Author
Bir bakışıyla trafiği birbirine katan kem gözlü teyzeler, teyzelerimiz...

Durup dururken park halindeki bir araca çarpınca inanmaya başladım ben bu enerji gönderme olaylarına. Allah'tan çarptığım araba tarihi eser bir 'TOFAŞK' oldu da cebimdeki cüzi miktar nakit parayı bırakıp çözebildim sorunu. Farını kırdım adamın, 80 falan tutar masrafı, dedi. 100 liraya mutlu ayrıldık. Kullanmasam da artık ben de ''çok Tofaşk annecim.''

Duran arabaya niye çarptın diye nefessiz sövecekler için anlatayım. Ana caddeden gelip ara sokağa dönmeye çalışıyordum ki ters yön olmasına aldırmadan caddeye çıkmaya çalışan enişteyi görmemle frene asıldım. Evet, enişte ve Doblo'su. Dayı ters yönden gelip daracık sokaktan ana caddeye dönene kadar arkamda çalan kornalar düğün konvoyu seviyesine ulaştı zaten. Seviyoruz bu eziyeti. Korna çalınca birden açılıyor çünkü trafik(!) 

Bu kargaşada ara sokaktan karşıya geçmeye çalışan bebek arabalı bir teyze de vardı. Tek istediği benim girmeye, karşıdan gelen aracın çıkmaya çalıştığı o dar sokakta karşıdan karşıya geçmekti. Bu isteği çok gördüm ona. Susmak bilmeyen kornaların da etkisiyle yol vermedim ablaya. Baskı altındaydım ama valla verirdim yoksa... 

Bir bakışıyla trafiği birbirine katan kem gözlü teyzeler, teyzelerimiz...

Teyze öyle bir bakış attı ki bana, sanki fil oturdu üzerime. Tüylerim diken diken, kağıt kesiği gibi sürpriz bir acı hissettim. Gözlerimi bayıp dudağımı bükerek 'üzgünüm ama yapmak zorundaydım, sorun sende değil bende' bakışı attım. Ateş saçıyordu ablanın bakışları. En son ilk okulda, öğretmenime yanlışlıkla anneanne dediğimde, öyle bakmıştı biri bana.

Küfretse, vursa, benlen alay etse o kadar acıtmazdı be. O nefreti hissettim resmen. Ne kadar kötü biri olduğumu ve hiçbir şeyi hak etmediğimi düşündüm o 0,8 saniye boyunca. Sonra da göbeğimi direksiyona vurduran hoplamayla birlikte o kırılma sesini duydum!

Kalbim miydi kırılan yoksa park halindeki Şahin'in farı mı diye düşündüm bir an, ikisinin de kırıldığını anladım sonra. Farı ucuza kapadık da ya o kalp yarası? Gün boyunca yolunda giden tek bir işim olmadı be. Son dk golüyle tek maçtan yattım o gün. Adama 100 lira bayılıp geçtim belki de benim araba için işler o kadar da ucuz değildi. 300 lira da oradan girdi.Totalde bir bakışı 400 lira etti teyzemin. Gün boyu sanayide fink atmamı ya da kariyerime, 'duran arabaya çarpıp farını kıran dallama' ünvanını eklememi saymıyorum bile. 

O günden beri bu anlık kesişmelere daha dikkat eder oldum. Kimyasını çözmeye çalışıyorum işin. Siz hiç 'ne bakıyon lan!' sorunsalı yüzünden dayak yediniz mi? Ben yemedim. Ama niye bakıyorum diye 500 metre depar atmak zorunda kaldım. Güzel bir tecrübe değildi. 3 kişilerdi, onlara baktığım için çok kızgındılar?!?!?! Hayır teke tek olsak ben de çok sinirlenirdim bana bakılmasına ama...

Bazen boş sokakta falan yürürken göz göze gelirsiniz birileriyle. Bazen bir market kapısında yollarınız kesişir de küçük bir gülümsemeyle yer açarsınız tanımadığınız birine. O gülümsemelerin hayatıma renk kattığını anladım o günden beri. Hiç beklemediğim şekilde neşe kaynağım olduğunu fark ettim gerçekten.

Bazen de sağa sola bakınırken gözleriniz çarpar birinin gözlerine. Öyle bir dik bakar ki o sokaktan geçiyor olmanızın bir hata olduğunu düşünür, gözlerinizi kaçırırsınız... Yani ben kaçırırım. Kaçırmayınca ne bakıyon lan diye giriyoruz çünkü birbirimize. 

Bir bakışıyla trafiği birbirine katan kem gözlü teyzeler, teyzelerimiz...

Bunu teyzeler yapınca daha da fazla korkuyorum artık. Bazen öyle bir bakış çakıyorlar ki pantolonu giymeyi unuttum da ona mı sinirlendi acaba diye ceplerim var mı kontrol ediyorum çaktırmadan. Bildiğim duaları okuyup nazardan, mutlu hayaller kurup o kötü enerjiden kurtulmaya çalışıyorum. 

Pırıl pırıl kafalar...

İnsanlara gülümsemek de bir sadakadır. Unutmayalım, unutturmayalım...