HIKAYE

Severek okuduğumuz fenomenler de böyle yapıyorsa biz neye inanacağız?

Sercan Tamer
Yazar
Sercan Tamer
Severek okuduğumuz fenomenler de böyle yapıyorsa biz neye inanacağız?

Çok hoşuma giden bir ifşaya denk geldim geçenlerde. Önce sevindim aslında ama sonra üzüldüm halimize. Neye ihtiyacım varsa önce bi internette araştırırım ben. Satın almak olarak bakmayın sadece. İş görüşmesine gitmeden önce bile görüşeceğim firmanın her şeyini 'stalk'lıyorum mesela. Kampa gitmeden önce o bölgeye yapılmış yorumları okuyorum. Tatil sitelerinde, verilmiş puanlardan ziyade bırakılmış yorumlara bakıyorum.  Böyle yapmayan pek insan kaldığını da sanmıyorum...

Hal böyle olunca elimizdeki en sağlam veri yorumlar oluyor. Yoksa herkes sattığı ürünü, açtığı mekanı ballandıra ballandıra anlatıyor zaten. Bu bilgilerin doğruluğu için tek kaynağımız bu yorumlar. Buna benzer yorumlara, önerilere de bloggerlar, fenomen hesaplar, gezelim görelim tarzı yayınlardan ulaşabiliyoruz. Ama onlar da ticari mantığa döndüyse, elimizde kalan yalnızca bir hiç..

İrlanda'da bir restorana mail yoluyla ulaşmış bu blogger çift. Demişler ki biz Ekim'in 10'unda restoranınıza gelmek istiyoruz. Vejeteryan menünüz varsa alırız bi öğün. Ama karşılığında vermek istediğimiz şey para değil. Ücretsiz akşam yemeği karşılığında bloğumuzda reklamınızı yaparız, sosyal medya hesaplarımızdan paylaşımlarda bulunuruz, canlı video yayınlar, sizi överiz...

Güzel olan şeyi övün tabii ki kardeşim, niye övmeyesiniz. Ama bunu bedava yemek karşılığında yapıyorsanız biz size nasıl güveneceğiz? Bedava yediğin için berbat bir yemeği övüyorsan biz de onu yemek zorunda mı kalacağız? Sonuçta seviyoruz ki okuyoruz sizleri. Böyle mi alacağız bu güvenin karşılığını? Ya da şöyle sorayım, bizim sizi takip etmemiz karşılığında kazandığınız potansiyeli bizim güvenimizi kırarak mı paraya dönüştüreceksiniz? 

Biraz araştırdıktan sonra sosyal medyada buna barter modeli denildiğini öğrendim. Bir nevi takas usulü diyelim. Karşılıklı ürün ya da hizmet değişimi. Sen ücretsiz yemek veriyorsun, o ücretsiz reklamını yapıyor... Belki belli servisler için yapılabilir. Örneğin bedava yemek karşılığı mekanın fotoğraflarını çek, paylaş mesela. Ama fotoğrafın altına, yiyemeyip çöpe attığın yemek için Mükemmel! Ölmeden önce kesin tadına bakmalısınız... gibi yorumlar yazma mesela. 

Vaktinin önemli bir kısmını bu bloglara harcayan insanların biraz da bonus toplamak istemesini anlıyorum. Yapın tabii, ona lafım yok. Ama sırf karşılığını peşin aldığınız için çirkine güzel derseniz bizi kaybedersiniz. Bir de karşılığını vermedikleri için güzele çirkin deyip karalama kampanyası vs. başlatıyorsanız vay halimize. Umarım o kadar çirkinleşmemiştir bu konular. Bırakın bazı şeyler de güzel kalsın...

Severek okuduğumuz fenomenler de böyle yapıyorsa biz neye inanacağız?

Buyrun gelin ve internetteki bir arkadaşın hayatında içtiği en kötü Thai çayının tadına bakın!