KADIN

Bir trans kadın hikayesi: Ben doğarken kız doğmuşum, ailem, çevrem beni anlamadı

Yazar

Defne Güleç (23) yaşında. Doğma büyüme İstanbul- Kasımpaşalı. Kendisinden 8 yaş büyük ablası var. Babası özel şirkette teknisyen, anne ise ev kadını. Kendisinin ifade ettiğine göre ‘ orta sınıf’ aile. ODTÜ ve Boğaz içi Üniversite Tarih Bölümünden ayrılma. İyi derece İngilizce konuştuğunu ifade ediyor. İstanbul Üniversitesi İngilizce Bölümü’ne kayıt yaptıracağını söylüyor. Önceki akşam İnfial de karşılaştım. Hayatını anlatmasını rica ettim. Kabul etti. Defne Güleç; Trans kadın. Latin Amerika Edebiyatına meraklı. Latin Amerika Kültürünün kendisine güç verdiğini belirtiyor. Gabriel Garcia Marguez hayranı. Latin Amerika Kültürü hayranlığı nereden geliyor sorusuna’ Bizim bibi insanlara direnmeyi öğretiyor’ cevabını veriyor. Storia :Me’ye iç dünyasını açtı.

Bir trans kadın hikayesi: Ben doğarken kız doğmuşum, ailem, çevrem beni anlamadı

Defne Hanım, süreç nasıl başladı ?

Dört yaşından beri depresyon hislerim vardı. 13-14 yaşına kadar duygularımı bastırıyordum. Kendimi başka cinsten olduğumu düşünüyordum. Erkek olarak dünyaya geleceksin kendini kız hissedeceksin! Kendi kendime ‘sen erkek değilsin kızsın’ diyordum. Ama Penisim vardı. Penisimi görünce bunalıma giriyordum. Benim bedenim erkek ergenliğine girince arkadaşlarım – herkes bana ‘sen erkeksin’ diyorlardı. Görünüşte erkek çocuğu gördükleri için doğal olarak ’erkeksin’ ifadelerini kullanıyorlardı. Ben de kimselere söyleyemiyordum ‘ kız’ olduğumu. Duygularımı bastırma süreci 7-8 yıl sürdü. Arkadaşlarım hep kızdı. Top oynama falan yoktu. Ben doğarken kız doğmuşum ama ailem ve çevrem bunu anlamadı.

Anne ve babana nasıl açıldın ne tepki verdiler?

Duygularım beni zorluyordu. Daha fazla tahammül edemedim. Annem ablama açılmaya karar verdim. Anne ve ablama ‘Ben kızım, kendimi erkek hissetmiyorum‘ dediğimde odanın ortasına bomba düşmüş gibi oldular. Sarsıldılar. Uzun süre kendilerine gelemediler. Erkeklerden hoşlandığımı söylediğimde sağ yanağıma annemin sert tokattı ile karşılaştım. O zamana kadar bana bir fiske vurmayan annemin tokattı ile sarsılmıştım. Kabul etmediler reddettiler. Evde her gün her saat 'ben kızım' diye bağırıyordum onlar ise , hayır sen erkeksin, senin penisin var diye çığlık atıyordu. Annem ve ablam sen’ delirmişsin’ diye tepki verirken babam onlara göre daha ‘ anlayışlı’ idi. Anneme de hak veriyordum. Erkek çocuk çok istiyordu. Annem ve ablamdan daha fazla anlayış bekliyordum ama yanıldığımı anladım. Üç kez döverek evden attılar beni. Sokakta idim. Öldürme tehditleri havada uçuşuyordu. Psikolojik şiddet her şey vardı. Delikanlılar oyun oynadı bende izledim. Bir başka şiddette erkek arkadaşımdan gördüm.

Bir trans kadın hikayesi: Ben doğarken kız doğmuşum, ailem, çevrem beni anlamadı

Şimdi nasıl ?

Şu anda hormon tedavisi görüyorum. Ameliyat olmak için hukuki sürece hazırlanıyorum. Seneye aksilik olmasa ameliyat olabilir raporu alacağım.

Yaşamını nasıl sürdürüyorsun?

Bir trans kadın hikayesi: Ben doğarken kız doğmuşum, ailem, çevrem beni anlamadı

Eylül ayının başında açılacak olan Hayata Sarıl Lokantasın da aşçı olarak işe başlayacağım. 7-8 aylık çalışmadan sonra sertifika alacağım. Buradan alacağım paranın bir kısmını biriktireceğim Bir yandan da okula devam edeceğim. Maddi sıkıntı çekiyorum. İki ayda elime toplam 10 lira geçti. Ömer Hayyam’da oturan , Koç Üniversitesi ’de okuyan bir dostum var. Kız arkadaşı ben üçümüz kalıyoruz. Zamanla güçlüklere karşı direncim artıyor.

ÖDTÜ ve Boğaz İçi Üniversitelerine okuyordun niye ayrıldın?

ODTÜ’de tarih bölümünde okurken ailem para gönderirdi. Ailem para göndermekten vaz geçince hayat zorlaştı. İş aradım bulamadım. Ankara’yı adım adım gezdim. Kendime uygun iş bulsam bile farklı gözlerle’ iş olur ama benimde isteklerim var’ sinyalini alıyordum. Diğer yandan ise Hacettepe Üniversitesi Psikiyatristte gidiyordum. Ankara’da tutunamayınca Boğaz İçi üniversitesine tarih bölümüne yatay geçiş yaptım , yeniden İstanbul’a dönmek zorunda kaldım. Süreç yine aksadı.

ODTÜ ve Boğaz İçinde arkadaş çevren den destek gördün mü?

ODTÜ ve Boğaz içinde insanlık gördüm. Dayanışma gördüm. Evinin kapısını açanda, lokmasının yarısını bana verende vardı. Her iki okulda hiç ayrımcılık görmedim. Kendilerine sonsuz teşekkür ediyorum.

Ameliyat nerede olacaksın?

Translar özel hastanelerde ameliyat oluyor. Devlet hastanelerinde de olan var. Devlet hastanelerine olan arkadaşlarım sorun yaşıyor. Özel hastanelerde ameliyat 30 bin lira, devlette ise 5-10 arasında değişiyor. Bana söylenen ameliyat parasının bir kısmı devlet tarafından karşılanıyor. Bir takım tetkikler yapılıyor. Göğüs, sakal , DNA tetkikleri yapılıyor. Öyle kolay olmuyor.

Hastane de işlemler sırasında doktorlar ve yardımcı personelin sana karşı takındığı olumsuz tavır tepki var mı?

Olmaz mı? Tam erkekler! Doktora kendimi’ kadın hissediyorum’ diyorum. Nasıl hissediyorsun anlat diyor. Anlatabildiğim kadar anlatıyorum. ‘ Nasıl yani’ diyor. Benim beyanımı esas almak değil mi doktorun görevi. Şöyle nasıl, böyle nasıl? Tıbbı yaklaşımdan ziyade taciz ediyorlar. Bana bir şey sun diyor, anlatıyorum yetmez devam et diyor. Düşünebiliyor musunuz hiç tanımadığınız bir insanla oturup bedeniniz konuşuyorsunuz. Cinsel organınızı konuşmak zorundasınız. O ayrı bir işkence. Bazı doktorlar konuya o kadar yabancı cahil ki. Bazıları işse ayrımcı tavırdan sıyrılmış. Ameliyat olduktan sonra sağlığına nasıl kavuşur diye gayret sarf ediyor. Sorularından anlıyorsunuz. Hastane personeli aman tanrım: Hepsi ayrı vaka. Düzelmezler. Söylenenleri aktarmak istemiyorum!

Annen Seni Umreye götürmüş anlatır mısın?

Annem iyice çıldırmış olmalı ki. Akıl bilim dışı yollara baş vurmaya başladı. Ankara da iken peşimden medyumlar gönderdi. Güya medyumlar beni hipnoz edip erkek yapacaklar. Bununla yetinmeyen annem beni Umreye götürdü. Burada benim durumu anlayan bir din görevlisinin söyledikleri bana cesaret verdi. Annem din görevlisine anlattı durumu. Din görevlisi bunun dinle ilişkisi yok. Kendini nasıl hissediyorsa öyle yaşasın. Umrede değişiklik olmaz. Gel de anlat anneme. Hocalar hacılar fayda etmeyince adak kesmeye başladı. Sayısını bende unuttum.

Trans Cinayetleri hakkında ne düşünüyorsun?

Trans ve nefret cinayetlerini önlemek için ayrı bir yasa çıkartılmalı ve hiç şekilde ‘ İyi hal’ indirimine gidilmemeli. İskandinavya ülkelerinde trans ve nefret cinayetlerine ceza üst sınırdan veriliyor. Caydırıcı özelliği var. Biz de öyle mi? Kravat takan indirim alıyor. İnsanlığın yerlerde sürüklendiği ülkede yaşıyoruz. Özgecan cinayetini biliyorsunuz. Toplumun önemli kalabalık kesimden çok sert tepki gördü. Özgecan cinayetinden sonra Antalya’da Hande Kaner adında trans kadına önce tecavüz ettiler sonra bıçakladılar daha sonra da yaktılar. 80 milyon nüfusu olan ülkede bir ses çıkartan olmadı. Bu vahşet değil de ne? Özgecan’a yapılanlarla Hande Kaner’e yapılanlar arasında fark ne? Özgecan trans kadın olsaydı inanın kimsenin sesi çıkmazdı. Özgecan’a verilen tepki Hande Kaner’e verilmeliydi. Bu ayrımcılık niye? İnsanlık vicdanını sorgulamalı.

Kendini siyasi Yelpazenin neresinde hissediyorsun?

Sağda değilim, biraz anarşist damarım var. Ben anarşist hareketin içinde destek gördüm. Hiç şekilde beni sorgulamadılar. Cinsiyetim üzerinde de konuşmadılar. Anarşist gruplar içinde derin nefes aldım.

Sol, sosyalist devrimcilerden destek göremediğini mi söylemek istiyorsun?

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformuna gidip orada çalışmak istedim. Hormon tedavisine yeni başlamıştım .Bana ‘ erkek görünümünde kadınsın. Seni kabul edemeyiz. Kabul etsek bize en önde yürüyemezsin, en arkada olursun belki dediler. Kadının kadına uyguladığı şiddeti Kadın örgütlerinde gördüm. Hayal kırıklığına uğradım. Eşit özgür bir dünya da yaşayıp nefes almak istiyordum ama nefes almam engellendi. Bizim sol muhafazakar sol. Yurt dışında ki sol partiler ve gruplarda bu ayrım yok.

Anne baba ablayı özledin mi ne kadar süredir görüşmüyorsun?

Özlemez miyim, beni dövseler, hakaret etseler bile onlar benim ailem.

Sevgilin var mı?

Şimdi yok. Erkekler bana bayılıyor ben de erkekleri seviyorum.