DÜNYA

'İran Baharı' mı, devrim mi, dış güçlerin oyunu mu? İran nereye gidiyor?

Yazar

28 Aralık'ta Meşhed'de başlayan gösteriler neredeyse tüm ülkeye yayıldı. Ölenlerin sayısı 20'yi aştı. İran'daki gösteriler büyürken kafalar karışık. Herkes tabloyu anlamaya çalışıyor. Bu bir devrim mi, İran Baharı mı, yoksa ABD-İsrail-Suudi Arabistan üçlüsünün ateşlediği bir oyun mu?

İran'da sokaklardaki ateş büyürken Cumhurbaşkanı Ruhani, son derece olumlu bir yaklaşım sergiledi. Halkın protesto hakkına saygı mesajı verdi. Gözler ülkedeki dini lider Hamaney'deydi. Ayetullah Ali Hamaney nihayet konuştu ve olayları dış güçlere bağladı.

'İran Baharı' mı, devrim mi, dış güçlerin oyunu mu? İran nereye gidiyor?

Ayetullah Ali Hamaney'in resmi internet sitesinde paylaşılan açıklamada, "Son günlerde, İran'ın düşmanları, İslam Cumhuriyeti'nde sorunlar çıkartmak için aralarında para, silahlar, siyaset ve istihbarat organlarının da bulunduğu farklı araçlar kullandı" denildi.

'İran Baharı' mı, devrim mi, dış güçlerin oyunu mu? İran nereye gidiyor?

Ankara İran'daki gelişmeleri çok yakından takip ediyor. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu bir açıklama yaptı, "Cumhurbaşkanı Ruhani’nin halkın barışçıl gösteri yapmaya hakkı olduğu, ancak kanunların çiğnenmemesi ve kamu malına zarar verilmemesi gerektiği yolundaki açıklaması dikkate alınarak şiddetten kaçınılması ve provokasyonlara kapılınmaması lazım geldiğine inanıyoruz. Bir an önce ülkede sükunetin sağlanmasını ve sağduyunun hakim kılınarak olayların tırmanmasının önüne geçilmesini, gelişmeleri kışkırtıcı söylem ve dış müdahalelerden kaçınılmasını temenni ediyoruz." dedi.

Peki İran'da ne oluyor, bu gösteriler rejim değişikliği getirir mi? İnsanlar niye sokağa çıktı? 

Bu sorulara yanıt ararken, İran konusunu iyi bilen uzmanların yazılarından, herkeste bir kafa karışıklığı olduğu sonucuna vardım. Çünkü denklem çok değişkenli ve çok bilinmezli...

Gösterilerin muhafazakar Meşhed kentinde başlamış olması başta ılımlı Cumhurbaşkanı Ruhani'yle yönelik bir hareket olduğu şeklinde algılandı. Gelinen noktada tablo daha farklı.

Gösteriler konusunda net hüküm vermeyi engelleyen ise ABD ve İsrail'den gelen ve avuçlarını ovduklarını gösteren açıklamalar. Trump daha ilk günden göstericilere cesaret veren açıklamalar yaptı, 'Takipteyiz, izliyoruz' dedi. İsrail, göstericilerin İran rejimini yıkması durumunda İsrail-İran dostluğunun başlayacağını 'müjdeledi'. Suudi Arabistan ise, İran'a karşı İsrail ile ortak hareket ediyor bildiğiniz gibi.

Tablo buyken, Hamaney'in 'dış güçlerin oyunu' açıklaması, çok alışıldık bir açıklama olsa da kimse tümüyle yadsımıyor.

'İran Baharı' mı, devrim mi, dış güçlerin oyunu mu? İran nereye gidiyor?

İran uzmanlarının bu eylemleri yorumlarken zorlanmasının bir başka nedeni katılımcıların farklılığı, sloganların çeşitliliği... Başörtüsünü açıp bayrak yapan kadın da bu eylemlerde, son derece muhafazakar gruplar da.

Gösterilerin başlangıcı ise ekonomik talepler. Her 10 gençten 4'ünün işsiz olduğu, maaşların giderek eridiği, halkın çoğunluğunun büyük bir yoksulluk içinde yaşam savaşı verdiği İran'da, ekonomik talepler pekala böyle bir gösteri dalgasının fitilinin ateşleyebilir. Ama atılan sloganların “Devrim Muhafızları’na ölüm”, "Hamaney'e Ölüm" ya da "Huzur içinde yat Şah Rıza " gibi noktalara evrilmesi ilginç. Kimi aşırı milliyetçi sloganlar atıyor, kimi daha fazla özgürlük istiyor.

'İran Baharı' mı, devrim mi, dış güçlerin oyunu mu? İran nereye gidiyor?

Gelinen noktada, ülkede kafası bir şekilde bozuk herkesin, kendi talebi için sokağa çıktığı bile söylenebilir.

Gösterilerin bir lideri yok. En azından şu an bildiklerimizden anladığımız o. Yani Şah dönemini görmemiş, devrim sürecini yaşamamış ve onda dördü işsiz olan gençler, örgütsel yapılardan bağımsız sokağa çıkmış gibi görünüyor.

İran yönetimi ise şimdilik temkinli. Bazı yerlerde gösterilere müdahale edilse de hala belirli bir soğukkanlılık var. Bunda elbette ABD-İsrail-Suudi Arabistan üçlüsünün eline koz vermeme çabası da etkili. Bu arada, hatırlatmakta fayda var ki, ölenler arasında çok sayıda polis de bulunuyor.

"Yolsuzluk, işsizlik, enflasyon, pahalılık, yaptırımların getirdiği zorluklar, ekonomiye çeşitlendirecek yatırımlar kısıtlı kalırken dini kurumlara bol keseden ayrılan ödenekler, denetimsizlik, özgürlüklerin kısıtlanması ve halk iradesinin üzerine çıkan ‘ilahi’ iradelerin insanları bezdirmiş olmasıdır."diyor deneyimli gazeteci Fehim Taştekin.

Gösteriler bundan sonra nereye evrilecek? Sokağa çıkanlar işi nereye vardıracak, talepler somut bir hale dönüşecek mi şimdilik kimse bilmiyor. Hatta bunu eylemcilerin bile bildiğini sanmıyorum. O yüzden bekleyip göreceğiz.

BUNLAR DA İLGİNİ ÇEKEBİLİR:

2.1.2018