ILIŞKILER

Başlığı Olmayacak Bir Mevzu

Yazar

Bir dükkan, ne dükkanı oldugundan bahsedilmesine gerek duyulmayacak kadar az geçecek bu mevzuda.Camekan, içeriden yansıyandan ziyade önünden geçenlerin üst başına şöyle çapkın bi bakış fırlatmasına yarayacak kadar sakin.Sürekli geçip gidenlerin uğrak aynası olma vasfından öteye geçememiş bi aynamsı cam...Ve içeriden bakan geçen her gözün aslında dükkanıyla değil kendiyle bakıştıgı gerçeğini kabullenmiş buna direnmeye gayreti olmayan bu gercegi perçinlercesine camekanını her gün tertemiz tutan emektar esnaf.Sırf insanlar ona bakar gibi kendini daha net görüp saçım düzgün, eteğim ayakkabımla uyumlu, pantolonumun ütüsü düzgün diye düşünüp geçsinler gerçeğini kabullendiğinden asıl vasfını unuttugu çakma ayna camekanından izleyen...Ve şimdi acı gerçekler: o esnaf sensin, benim,biziz.Camekan senin hayatın, benim hayatım,bizim hayatımız.Yoldan geçenler hayatımızdaki kişiler...Fark etmeden camekanken ayna vasfı yüklenmiş hayatlarımız.Bize bakar gibi görünenler aslında kendilerinin yansımasını arıyor camlarımızda ve kiminki daha parlaksa yani hangimiz kabullenmişsek başkasının hayatını yansıtmaya ve buna hizmete teslim olup parlatmışsak camımızı ondan daha keyifli daha uzun süreli izliyorlar kendilerini..Dur bakalım!Hep başkasına yükleme vebalini bu alışverişin..Sen de benim camekanımdan geçerken düzelttin saçını belki, ne belli?