POLITICS

696 Sayılı KHK ve Savunma Sanayinde yenilikler..

Cengiz Aygün
Yazar
Cengiz Aygün

Bilişim, yazılım ve savunma sanayi ürünleri konusunda yerli ve milli beyinler oldukça üretken bir hale geldi.

696 Sayılı KHK ve Savunma Sanayinde yenilikler..

Askeri teknoloji ve savunma sanayi konusunda, bugüne kadar, sürekli ithalatçı ülke olduk.

Yerli üretime dair adımlar bir şekilde engellendi.

Savunma Sanayi kurumlarımızda mühendislerimiz faili meçhul şekilde şehit edildi.

Her şeyi göze alarak üretkenlik gösterenler ise bastırıldı, sesi kısıldı veya bilinçli/bilinçsiz görmezden gelindi.

Art niyetli ve dış kaynaklı lobicilik engellemeleri haricinde, sürekli kurumsal bürokratik manilerle karşılaşıldı.

Özellikle son zamanlarda karşılaştığımız “örtülü ambargolar” sonrası, “yerli ve milli” savunma sanayinin önemi iyice öne çıktı.

Erdoğan, bu konuyu sürekli gündemde tutarak “yerli savunma sanayinin” gelişiminin vazgeçilmezliğine vurgu yaptı.

Erdoğan’ın bu yaklaşımından cesaret bulan “yerli yaratıcı beyinler” ithal savunma ürünlerine ikame nitelikli, oldukça ciddi Ar-Ge çalışmaları yaparak, somut üretim noktasına gelindi.

Fakat ne hikmetse, hala bu yerli ve milli kişi ve kurumlar istenilen zemine kavuşamadı/kavuşamıyor.

Atılan her adım, savunma sanayine hakim ve maalesef hala var olan bir kısım “engelleyici bürokrasiyi” aşamıyor.

Biliyor ve görüyordum ki, Erdoğan bütün bunların farkında idi ve sonunda; “artık vaktidir”diyerek duruma el koydu.

696 Sayılı KHK ile bu konuda sürpriz adımlar atıldı.

Savunma Sanayi Müsteşarlığı Cumhurbaşkanlığı’na bağlandı.

Aselsan, Roketsan, Havelsan başta olmak üzere savunma sanayinde başat pek çok kuruluşa sahip, Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı’nın Mütevelli Heyeti Başkanlığı da Cumhurbaşkanlığı’na tevdi edildi.

Askeri Fabrika ve Tersane İşletme Anonim Şirketi (ASFAT AŞ) kuruldu. Böylece, Askeri tersane ve fabrikalar verimlilik, kalite ve üretkenliğin artırılması amaçlı tek çatı altında toplandı.

Peki bütün bunların anlamı nedir.?

Türk savunma Sanayi yeni bir evreye girdi.

Artık savunma sanayi konularında pratiklik, yerli ve millilik, kalite ve verimlilik esas olacak.

Bu konularda yapacak bir şeyi olan, tasarım ve proje sahibi ithal ikame edici ürün sahipleri, devletin bu kurumlarıyla işbirliğine girme konusunda engellerden ve lobisel manilerden daha az etkilenecektir.

Proje ve tasarımı olan vatan evlatları, çalışmalarını realize etmek için, “illa Cumhurbaşkanı’na ulaşmalıyım, yoksa tasarım ve projelerim heba olur gider” demeyecektir.

Cumhurbaşkanı’nın talimatıyla bile olsa, başlayan kimi projeler maalesef ki, sonuca ulaştırılmadı. Artık böylesi iş ve işlemler unutulmaya terkedilerek gözardı edilemeyecek ve ithal ikameci, “yerli-milli” yaklaşım hakim kılınacaktır.

Eminim ve inanıyorum ki; Külliye bünyesinde bu hiyerarşinin hızlı ve sonuç odaklı çalışabilmesi için, yeni bir yapılanmaya gidilecek ve Cumhurbaşkanlığı’na bağlanan bu kurum ve kuruluşlarımız yeni bir hız ve heyecanla aktive olacaklardır.

Bağlı fabrika, kurum ve kuruluşlar yeni bir zihniyet ve ciddiyetle işlerine sarılacak, “yerli ve milli” olana karşı, artık kem gözle bakılmayacaktır.

Artık, kimse ümitsiz olmayacak; yerli proje ve çalışmaların takipçisi bizzat Cu…..

Yazının devamını okumak için bağlantıya tıklayın: http://www.ogunhaber.com/yazarlar/cengiz-aygun-bir-portre/696-sayili-khk-ve-savunma-sanayinde-yenilikler-9790m.html