KADIN

Ev arkadaşım "profesyonel kaşar" olma yolunda!

Yazar

Evet, alkol etkisiyle ortaya çıkmış bir fotoğraf bu. Zaten ev arkadaşımla hikayemiz de böyle başlamıştı.

Ev arkadaşım "profesyonel kaşar" olma yolunda!

Bundan 4 yıl önce ev arkadaşımla yaşadığım bir hikayeyi anlatacağım. Adına Merve diyelim. Hani bazı kızlarımızın gönlü güzel babalarını kandırıp gecelik izin aldığı,ismini de sorduğunda kızlarımızın 'Merve' dedikleri o Merve olsun:)

Benim Merve ile ilk tanışmam üniversite de okuduğum ikinci yılıma dayanıyor. Hanım hanımcık, dini bütün, becerikli, hoşgörülü bir kız. Aman Allah'ım dedim Merve'yle tanıştığımda. "Ne iyi kız yaaağ!" deyip ilk muhabbette içim ısınmıştı zaten. O kadar pis ruhlu ev arkadaslarindan sonra bu kız ilaç gibi gelmişti. Canım Mervecimle yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi ama dedim ya dini bütün kız bir gün bir anlaşmazlık yaşadık. O da şöyle oldu " Benimle aynı okulda okuyan bir çok Türk ögrenci vardı. Bunlardan biri de benim sevgilimdi. Bayağı zengin, Diyarbakırlı, köklü bir aşiret ağasının oğluydu. İsmi de Ahmet olsun. Ahmet'le geçimsiz bir ilişkimiz olduğundan evime fazla gelmezdi gelseydi bile kapı ağzından konuşur giderdi. Ev arkadaşımın rahatsız olmasından çekinirdi kısaca. Düşünceli olduğu nadir durumlardan biri de buydu bence.Her neyse bir ara aile özlemi çekip, Türkiye'ye ailemi ziyarete gittim. Bir süre vakit geçirdikten sonra yeniden uçağa atladığım gibi okuduğum yere dönmüştüm. Beni havaalanindan karsilamak hem de barismak için o gun ucaktan indigimde karsimda Ahmet'i gördüm. Meger Mervecigim uçak tarihimi kendisine mesaj atmıs da o da supriz yapmis. Velhasil bir sarilip kucaklasarak arabaya bindik. Bu arada benimki arabayi degistirmis ust modele gecmisti. O ara aldatma olaylari da yapmis ben Turkiye'deyken. Tabi caktirmiyor. Buralari belki cok sıkıldığım bir gün yazma olsun diye yazarim, belki!
Ahmet beni evime birakiyor. Ben de jest olsun diye "gel kahve icelim" diyorum. Benimki de biraz utana sıkıla sonunda peki diyor. Biz kahve icerken Mervecim de salonda boy göstermeye başliyor. O da bize katilip kahve iciyor. Benimkiyle de samimi bir dostluk kurmaya başliyor boylece. Oncelikle şunu belirteyim Merve'nin aile tarafindan kendisine empoze ettirilen "kürt nefreti" vardı. Bunu yikmak icin cok çaba harcamıştim ve sonunda emeğimin karşiligini da almaya başlamıştım. Ailesi gibi kürtlere karşı sert tavirlara girmiyordu artik ve hatta o kahve sohbetinden sonraki ve cok sonraki günler de beraber clublara bile gider olmustuk. Tabii bilen bilir dogulu bir aşiret çocugunun cevresi de kendi gibi olur. Kendilerinden olmayanlar nadirdir hatta kimisine casus gözüyle bakarlar. Benimle de ilk tanistıklarinda onlar tarafindan casus olarak görülmüştüm ancak sevgili Ahmetciğim onlarin bu düsüncesini değiştirmeyi başarabilmişti. Başarabilmişti diyorum çünkü; aslen Kafkasyalı olan ben, faşist bir Türk'tü onlara için. Zamanla kendimi sevdirdikten sonra Merve'ye de ısındı bu çevre. Hatta bir kaç kişiye daha ısınmalarını sağlamıstım. Onlar için yurtdısında kurdukları birliği kendimce yerle bir etme düşüncesiydeydim. Zaman akıp geçiyor, gençliğimiz diye diye; sabah akşam eğleniyor, geziyor, harcıyor; grup halinde takılıyorduk. Tabi erkek tarafı nerden baksan minimum 15 kişi, benim tarafımda 5 kişi! Kalabalik bir ortam olunca haliyle aralarindan bir kaci benim kiz arkadaslarima yazilmaya baslamis; Merve'de nasibini almıstı. Pek güzel bi kız değildi ama onu biraz taniyan, içindeki sehveti hemen görebilirdi. Sex muhabbetlerine fazlasıyla ilgi gosteren ama bi yandan da utangac kiz edalarina bürünen sahte tavirlari vardi. Artik bunları görmeye başlar olunca Merve'ye karşı sempatim azalmaya başladı. Mervecim artik eski saf, masum kiz değildi. O ayaklari birakmişti. Gelsin votka-vişneler, gitsin tekila shotlar. "Kizim yavaş az iç" dediğimde de "ben babamla karşılıklı rakı içiyorum, bundan bir şey olmaz" diyen alkolik bir ev arkadaşına dönmeye başlamıştı. Zaten bana da sağlam bi ev arkadaşı denk gelmezdi. Eski ev arkadaşım da sabah uyandiğında daha yüzünü yikamadan viski şisesini kafasına dikerdi. Yani kisaca alişik olduğum bir durum ama bu Merve için geçerli değildi. Biraz gözümde büyüttüğümü farkettim ya da kız gercekten güzel saf ayağı oynamıs ben de kanmıştım. Haliyle benimkinin aşiret mensubu :) arkadaşları bizim kızların bu rahat hallerinden keyif almaya başlamışlardi. Onlarda rahat davraniyor fazlasıyla hem de aşırı fazla bir samimiyet oluşuyordu. Clubda şişede durduğu gibi durmayan içkinin etkisiyle, locanın koltuklarında kedi gibi dört ayağı üstünde gezen kiz kankilerimi benimkinin erkek kankileri, ciftleşme dansı yapan hayvanlar gibi dans figurleriyle etkilemeye çalışıyor; kizlarin orasina burasina dokunuyor,kizlarimiz da alkolün etkisiyle tepkilerini net veremiyorlardi. Merve'yi de öyle bir an da gördüm. Sapa, karanlık bir köşede hiç de bizim gruba ait olmayan yabancı bir erkekle bir sexi dans ediyor ki, görmeyin gitsin. Ben de olası bir çiftleştme için hemen müdahale edecektim ki benim Ahmet olaya dahil oldu, sarhoş Merve'yi azgın bir sapiğin elinden kurtardı.

Ev arkadaşım "profesyonel kaşar" olma yolunda!

Bu arada Merveciğimizi sağ salim yaban ellerden kurtardiktan sonra benimkinin arkadaş çevresinden bazı sloganlar atılmaya başlandı. Yahu Allah'ın yabancı yerinde ne diye pkk sloganı atarsınız ki! O geceyi aptal sloganlariyla rezil ettiler, zaten bizim kizlarin hali daha rezil. Benimkine sustur şu arkadaşlarıni dememle ortalik savaş alanina döndü. Rezil haldeyiz resmen. Türk düşmanı değiliz diyen adamlar o gün alkolün kendilerinde zirve yapmasıyla gercek fikirlerini göstermiş; ben yıkılmış, perişan halde milletin birbirine girişini izliyorum. Ve diğer locadan tanımadıgımız bir kaç Türk'ün de olaya dahil olmasiyla yumruk yumruğa büyük bir kavga çikti. Koltuklar, masalar devrildi. Kedi gibi yuruyen kiz arkadasimin belinde şişe kirildi. Güvenligin dahil olmasiyla kavga sona erdi ama bir kaçi da kasli korumalar tarafindan darp edildi. Derken merve nerde? Merve yok! Allah belani versin Merve!
O gece Merve'yi bulamadim. Ahmet'den de ayrildim. Üstüm,başımda masalardan firlatilan meyvelerin kalintilari, saçlarim da Halka' daki kizin aynisi. Resmen viski gibi kokuyordum. O halde taksiye atladım, evime döndüm.
Hiç vakit kaybetmeden temizlenmek için duşa gircektim ki Merve'nin odasindan garip sesler duydum. Iyice kapiya yanaştım. Ohaaaa! Deyip kapiyi açtim. Benim Mervem elin herfini odasina atmiş sevişiyor. O an yikildi dünyam. Ulan Merve bu Merve! Anasi babasi bana emanet edip "aman kizim dikkat edin oralarda,sen bizim kizdan akillisin o saftir sana emanet" dedikleri kiz kasarligin kitabini yaziyorda haci ana babasinin dünyadan haberi yok! Şoku atlatamadan "Napiyosunuz be" dedim bu salak salak gülüp bir de "yaaağ birakmiyor beni" demedi mi sarı piçi nasil çevirdiysem çocuk yataktan yere düştü. Merve kaşarini da yataktan kaldirip beline indirdiği tşörtünü geri giydirdim. Simdi ki aklim olsa yapmazdim, hiç karışmazdım da. Banane derdim kendi aklı yoksa! Çünkü öyle bir karaktersiz ki; Ahmet' le gizli görüşmelerini yakaladim iki sene önce. Bu olay da basta dedigim gibi dört yil önce oluyor. Her neyse çocuk üstünü başinı giyinip evden defoldu. Merve'yi de aldim duşa soktum. Yikadim. Sonra da götürüp yatağina yatirdim. Haliyle ben de pislik içindeydim hala. Iyice bir duş aldım o gün. Kırklandım da denilebilir. O gecenin olan bitenin değerlendimesini yapmadan önce bir keyif kahve yapayim dedim. Biraz da sakinliğe ihtiyacim vardi. Mutfağa girmemle çığlığı basmam da bir oldu tabii. Benim yollu arkadaşım Merve oturmuş mutfağın ortasında işiyor. Ama öyle böyle işemek değil bu şaldır şaldır geliyor. Resmen Merve'ye ulaşamıyorum. "Laaan kalk! diyorum,n'apiyosun burasi mutfak" desem de bizimki donunu pijamasini çekiyor çıplak ayaklariyla çişinin üstüne basip odasina geçti.

Ev arkadaşım "profesyonel kaşar" olma yolunda!

Keşke şu fotograftaki gibi tuvalette uyuyakalsaydı! Hanfendi gidip çişli çişli yattiktan sonra pisligini silmek de bana kaldı. Haaa unutmadan; bu olaydan kimseye bahsetmedim ertesi sabah kendisine anlattigimda sırrımız olmasini istemişti.Ki bana onca ihanete rağmen biraz yakışıksız gördüm kendime. Hem delilim de yoktu başkasının inanması için. Onlara göre Merve öyle şey yapmaz idi.
Gel gelelim, kimin ne olduğu belli olmuyormuş gerçekten. Dinle imanın, parayla insanliğin kimde olduğunu asla bilememek bana bu tecrübeyi kazandirdi. Bir yandan da bir dostu kaybettirdi.
Burda bazi isimleri ve olaylari değiştirerek anlattim ki bir yerde görüp denk geldiğinde hesap sahibinin ben olduğumu anlamasın. Çünkü onunla ilgili bir iki tane daha yazım olacak :)