ILIŞKILER

Dört günde aşık olduğuna inanmak

cikolatalisarap
Yazar
cikolatalisarap

Size internetten tanışıp aşık olduğumu sandığım saçma sapan bir ilişkimi anlatacağım.

İsmi önemli değil bir uygulama sayesinde tanıştık biz bu beyle. Tanıştık konuştuk falan diyorum ama o kadar kolay değildi benim için. 20 yıllık ömrümde gerçekten aşkımdan ölüyorum sandım. Belki mesafeler belki ulaşamama duygusu kafamda yarattığım adama benzemesi falan baya baya kapıldım ona. Tanıştığımızdan itibaren dört gün içinde bir karar verdim. Gidecektim yanına. Ama on beş tatil dolayısıyla eve gelmiştim, Ankaradaydım ve o an elimi kolumu sallayıp onun yanına gidemezdim. Ben aynı zamanda İzmir'de okuyorum. O İstanbul'da yaşıyordu. Koymuştum kafaya gidecektim onun yanına görecektim onu. Aksi takdirde delirebilirdim. Bir insan yemeden içmeden kesilir mi? Kulağı duymaz, gözü görmez hale gelir mi? Gelmiştim ve bana bu duyguları yaşatan adamın gerçek olup olmadığını görmek istiyordum. Hayatımda ilk defa bir şeyi mantıksız olduğunu bildiğim halde istiyordum. Neyse işte efenim tanışmamızdan dört gün sonra, hafta sonuna -İzmire döneceğim günün gecesi- uçak bileti aldım. Kalmak için havaalanına yakın otel ayarladım. Onu görmek için tüm ayarlamaları yaptım. Ona söyledim ve tabiki sevindi.
Günler geçmek bilmedi. Sonunda eve dönme vakti gelmişti. Ailem beni İzmir'e uğurlamıştı ama yol boyu İstanbul'a gidip ona sarılmanın hayalini kurdum. Şehre indiğimde önce kaldığım yurda gittim, yemek bile yemeyi unutmuştum, zaten hastaydım ama bunu takacak vaktim yoktu, saatlerim kısıtlıydı ve hepsini hazırlanmak için kullanmalıydım. Uçağıma yetişebilmek için gerçekten çok az vaktim vardı ve yanlış tercih yaptığımı havaalanına giderken alelacele koşarken anladım. Topuklu ayakkabı giyinmiştim. Bok vardı. Sırf yeni aldığım ve çantamla uyumlu olduğu için o lanet olası botları giyinmiştim. Neyse bu topuklu ayakkabı kısmı benim canımı çok yaktığı için atlamadan geçmek istemedim aslında değinmem gereken bir şey yok boşvelerim. Uçağa bindim. İlk defa o his beni yokladı. Benim burada; şuan kalkıştığım işten hiç kimsenin haberi yoktu. Dünya üzerindeki tek bir insan tanesine; anneme, arkadaşlarıma; anlatmam muhtemel olan kimseye anlatmamıştım bu durumu. Nerde olduğumu ne yapmaya çalıştığımı kimse bilmiyordu. Karşımdaki insana gerçekten en içten duygularımla güveniyordum ama bu yaptığım şey inceden bi rahatsız etmişti beni. Aldırış etmeden, düşünmeden, sessizce oturup uçağın varmasını ve inmesini bekledim.
Nihayet İstanbul'daydım. İlk defa gelmiştim. Uçaktan inerken, otobüs bizi çıkışa götürürken çok heyecanlıydım. Günlerdir mesajlaştığım,görüntülü yüzüne baktığım, rüyalarıma giren, sesi kulağımda çınlayan adam bir kaç dakika sonra karşımda olacaktı. Yemin ederim size o duyguyu tarif edemem. Yazarken bile yine aynı şeyi hissettim. Neyse geldik iç hatlar çıkışının önüne. Yığınla insan var. En havalı şekilde yürümeye çalışıyorum. Ben onu görmeden o beni görsün, seçsin tanısın istiyorum. Bir yandan bakışlarımda onu arıyor. Yürüyorum ama nereye?... Onu gördüm. Köşede. Biriyle telefonda görüntülü konuşuyor. Görmemiş gibi yaptım. İstiyorum ki farketsin. Ama tabiki umduğum gibi olmadı. Sessizce yürüdüm geçtim hafif uzaktan onun önünden. Arkasından dolandım. Sırtına elimi koydum. Arkasını döndü. Bana bakışını, şaşkınlığını inanın yazamam. Sarılacak gibi yaptım, "dur" dedi. Telefonda konuştuğu kişiye en yakın dostuna beni gösterdi. Çünkü o gece ailesine onunla kalacağını söylemiş, onu aramış çaktırma diye, çocukta buna nedenini sormuş bu da anlatmış falan. Göstere göstere ilk ona gösterdi bir başarı elde etmiş gibi beni. Oysa ki her şeyi ben yaptım ben geldim ben istedim. Kapattı telefonu ve sarıldık. O ilk sarılmamızda anladım herşeyin hayal ürünü olduğunu. Aslında görünüşte her şey düşündüğüm gibiydi ama bir şey eksikti sanki. Hayır aşk değildi bu. Sevgi bile değildi. Biraz hoşlanma biraz merak.. Yüzüme baktı. "Çok güzelsin ben seni hak etmek için ne yaptım" dedi etkilenmiş bir biçimde. Ben buraya gelerek bir şeylerin farkına varmış emin olmuştum, oynadığım oyunda ilk leveli geçmeden son bölüme gelmiştim, artık görüşmemek üzere geri dönebilirdim, ama bu, onda travma yaşatacaktı belli ki.
Ona doymak istiyordum. Ne kadar gerçekten bir şey hissetmemiş olursam olayım, ona dokunmayı onu öpmeyi onun gibi bende hayallemiştim.
Ev uzak araç yok bahanesiyle benimle otele geldi. Cinsel anlamda hiç bir şey yaşamadık. Sabaha kadar konuştuk. Çocuk gibi mutluydu. Uzun zamandır böyle sevilmedim dedi. Sonra onu göğüsüme yatırıp uyuttum ve bende uyudum.
Ertesi gün İstanbul'u gezecektik. Fakat uykumu alamamış olmam ve topuklu bottan mütevellit çok gezinmek istemedim.
AMA O ANLAMIYORDU. YÜRÜMEK İSTEMEDİKÇE BENİ YÜRÜTÜYORDU..... Öğrencisin, anladık paran yok tamam, taksi tutup beni gezdiremiyorsun anladık. Ama beyninde mi yok be karşim. Yürümek istemiyorum işte. Diyor şuraya gidelim, tamam diyorum yakınsa gidelim, beni en az 3 km yürütüyor. Yürümek istemiyorum dedikçe yürütüyor. Belki de ben gezmek istemedim o gün o şehri kim bilir..
Neyse bir şekilde geçirdik günü dönme vakti geldi terminaldeyiz. Akşama kadar yenileni içileni genellikle ben ödediğim için nakit param kalmamış. Biletimi kredi kartından çekicem, yanımda da nakit bulunsun diye ATM den bi 20 lira çekiyorum. Hatta onunda parası kalmamış 10 lirasını da ona veriyorum.Ama dikkat edin aklım başımda değil.(Hem mecazen hem gerçekten)
Biletimi almak için her zaman kullandığım firmaya giriyoruz. Kadına bilet almak istediğimi söylüyorum haliyle ayarlanmasını, girdisini-çıktısını yaptıktan sonra ücret talep ediyor benden. Cüzdanımı alıp kartımı arıyorum. Fakat bulamıyorum. Çantamı döküyoruz her yere bakıyoruz yok. Yok bulamıyorum beş parasız kaldım elin memleketinde diyorum içimden bir yandan da annemden habersiz iş yaptığım için kendime kızıyorum. Ağlıyorum panik olmuşum. Hemen kartımı iptal ettirmek için bankayı arıyorum. Kadın bana; Beş dakika önce para çektikten sonra, atmden geri alınmadığı için, atmnin kartımı yuttuğunu söyledi. TAM BİR GERİZEKALIYIM. Kapatıyorum ve telefona bakıyorum sarjım yüzde iki. Bunun da parası yok, düşünüyorum ne yapacağım diye. Dedim kızım sakin ol senin vardı bi arkadaşın İstanbul'da. Kızı arıyorum diyorum sakin ol İstanbul'dayım bana para gönderebilir misin. Saat olmuş gecenin bilmem kaçı. Kız bi afalladı tabi. Param yok dedi gel git halledicem kem küm falan benim sarjım bitti. Kız da yalan oldu. Bu bi arkadaşını aradı artık çocuk benim banka kartıma para yolladı da biletimi alıp siktir olup gidebildim. Yolda çok düşündüm. Her şeyi ama her şeyi. İlk işim arkadaşına parasını geri vermekti. Dönünce ilk onu hallettim ve kredi kartımı yeniden çıkardım. Bu aksiyon bana fazla geldiği için döndüğüm gün full uyudum.....
Onunla ilişkimiz ne mi oldu? Bunu uzun uzun yazmayacağım ama tabiki de bitti. Hemen bitirmedim ben de ne istediğimi bilmediğim için. Ama tanışmamız, buluşmamız, konuşmamız, bitirmemiz bir ay sürdü. Bir ay önce yoktu, bir ay sonra yine olmasına izin vermedim...
Bu arada erkek arkadaşlara not: Eğer paranız yoksa flörtleştiğiniz hiç bir kıza "Sana çiçek alacaktım ama param yoktu" demeyin, ya da sana şunu alacaktım bunu yapacaktım param yoktu da demeyin. İnanın biz buna aaay çok tatlıh düşünmesi yeter demiyoruz.

Okuduğunuz için teşekkürler, good night.