HIKAYE

Bir İstanbul seyahati 3

avucumdaki çiçekler
Yazar
avucumdaki çiçekler

İnsanlar ömürleri boyunca İstanbul'da yaşamış ve araç kullanmış, deli kadının biri iyi ki bir İstanbul'a gitmiş de bir de araba kullanmış... Ne mesele ama...😜

Amma da uzattım değil mi 😊

Ama maceram henüz bitmedi... Sabah kahvaltıya Florya'ya gitmeye karar verdik. Tabi ben açtım yine navigasyonu, abla nereye derse oraya gidiyorum. Navigasyonsuz insanlar gezebiliyor muydu acaba?...

Navigasyon bizi bir sokağa soktu ki aman allahım!!!

Yokuş 80 derece dik çıkıyor. Üstelik ancak tek araçlık. Bir de üstüne sol taraf kot farkı, öyle bir ev ki.. Arabanın hizası evin çatısına denk geliyor. Yani yokuşu çıkarken oturmuyorsun koltuğun sırtında yatıyorsun. Zaten araç kullanırken en korktuğum şey yokuşlar... Bir baktım yolun ortasında kocaman bir çukur...

Meğer o sokak kullanılmıyormuş😱

Dön dönebilirsen...

Kardeşlerim indi arabadan. Laf aramızda çok korktular. Ben de arabayı geri aldım. Kızlar ve çocuklar bindi tekrar ve ara sokaklara bir daha girmeme kararı alarak yola çıktık.

Çok keyifli bir kahvaltı yaptık. Çocukları çimde ve parkta oynattık. Akşama kadar gezdik dolaştık ve akşam yorgun argın dönüş yolu...

Uykusuz ve yorgun ve eğlenceli olmasına rağmen gergin geçen günün üstüne bir de yola çıkmak gözümde çok büyüyordu.

Eni sonu çıktım. Sabah 8 de mesai var. Mecburum.

Bir İstanbul seyahati 3

Neyse çıktım yola. Açtım navigasyonu...

Yine uyduk ablaya ama tabelaları takip etmiyorum. Sadece talimatları takip ediyorum. Ama abla beni habire otobandan dışarı atıyor. Ne oluyor yahu derken... Abla bana sola dön dedi. Bir baktım sola dönüş trafiğe kapalı. Sağdan devam ettim. Ama dedim ya İstanbul'u bilmiyorum. Öyle bir yere çıktım ki.. Hani haberlerde vardır ya Fatih'in arka sokaklarını gösterirler, böyle sakallı hacı- hoca tipli biraz da asarım keserim tipli adamlar geziyor. Gençlerde bile hafif bi hacı sakalı... 3-4 tane 12- 13 yaşlarında genç gördüm. Korka korka camı indirdim. Mahmutbey gişelere nerden çıkarım, navigasyon otobandan dışarı atıyor dedim. "Abla metro çalışması var ondandır" dediler. Al işte şimdi ..çtık! Ara sokaktan dayı dayı yürüyen tipler çıktı bir anda ve ben yine tırstım. Çocukların dediği yöne doğru arabayı çevirdim, camı kaparken aceleyle teşekkür ediyordum. Sürüyorum ama kafam karıştı. Tam navigasyon -tabela dengesini kuruyorum.. Sağa dönmem gerektiğini düşünürken tüm araçların sola döndüğünü farkettim. Bir servis aracı gördüm. Gişeleri sordum. Şoför "takip et" dedi. Evet yine korkuyorum ama denize düşen yılana sarılır...

Ama Allah bin kere razı olsun, yolu bile olamamasına karşın( beni yoluma çıkarınca sağa çekti ve ben ilerden dönücem dümdüz devam et dedi) beni doğru yola çıkardı. Bol bol duamı aldı. Allah da onu ve yakınlarını en zor durumlarında kurtarsın inşallah.

Yoluma çıkınca bastım gaza, sol şeritten güzel güzel eve geldim. Kapının önüne arabayı park ettim ama bir tuhaflık var... Araba bir eğri mi duruyor ne? Bir indim lastik patlamış... Nasıl ya ! Hiç farketmedim!! Allah korumuş demek ki😇 Sağ salim vardık şükür 😄 Neymiş efendim, dik durun ve karşınıza çıkan sorunları olduğundan büyük görmeyin. Ve eğer bu sorunları birileri çözebiliyorsa siz de çözebilirsiniz demektir. Her şey mükemmel geçmedi, evet. Ama kimseye ve kimsenin fikirlerine mahkum değiliz..