EĞLENCE

Bir garip banka macerası

Yazar

​Paranın hesabını bilmek önemlidir der eskiler doğrudurda, son dönemlerde kredi kartları patlayan, borç içinde yüzen bir çok insan var herkesin ufak tefek borçları olabiliyo tabiki, peki biz borcu nerden alıyoruz tabiki bankalardan, yeni yüzyılın soyguncularıdır kan emicileridir faiz diye çektiğin paranın 1,5 mislini senden kanırta kanırta alan şerefsiz düzenin aracılarıdır ama bakmayın bu kadar gömdüğüme sonuçta para lazımsa banka “hemen abicim” samimiyetiyle parayı finanse eden seni maddi anlamda geçici olarak rahatlatan ama borcun taksiti bir gün bile gecikse “borcunu öde” diye beynini gondikleyen iki yüzlü takım elbiseli yavş… tamam neyse.
​Bende ufak bi kredi için internetten başvurdum anında cevap geldi “gel paranı çek abimm” samimiyetiyle çağırdılar şubeye, bilirsiniz bankadaki ortamı gayet kurumsal herkes birbirine bey hanım diye hitap eder, en apaçi bile sıra kendisine gelipte veznedarla görüştüğünde İstanbul beyfendisi olur, riyakarlık diz boyu yani. Çalışma saatimin bitişi banka saatiyle aynı olduğundan izin alıp erken çıktım, sıra numaramı aldım bekliyorum. Hani sıra numarası aldığında bakarsın ki önünde on kişi kalmış tamam dersin çabucak halledicem ama bir anda senin sıranla vezne sırasının farklı olduğunu anladığında dünyan başına yıkılır, vezne akar gider sende sıra gelsin artık diye meler durusun, sanırım 3 saat oldu bekleyeli bu arada şubeyi kapattılar artık müşteri almıyolar içeri, müşteri temsilcisi ablamız gayet profosyonel işini yapıyo ama bir türlü müşteri çagırmıyo, unuttu mu diye sordum hatta ne zaman alırsınız bizi diye birazdan alacağım dedi peki tamam diyip geçtik yerimize ki sorduğumdan bu yana 45 dk olmuş, kadın bilgisayar ekranına bakıp ara ara gülümsüyo falan kıllanmıyoruz bişeyden, artık sinirden volta atıyorum bankanın içinde, kadının ofisi camekan ve tam ters köşe denilebilecek bi yerde yandan baktığında bilgisayarı görünebiliyor. Agır abi modunda voltamı atarkan tatar ramanzan edasıyla bi dönüşüm var tüylerim diken diken oldu :D döndüğümde kadını bilgisayarında facebook amlemini gördüm bi an. Yanlış mı gördüm diyip sinsice sokuldum kenardan vallaha facebook, ablamız bildiğin arkadaşının bilmem nerde çekildiği fotoğrafa metiyeler düzüyor, o saate kadar açım, sigarasızlıktan başım çatlamış ve beklemekten ötürü sinirliyim tam katmerli bela olmuşum kadına ızdırap olacam haberi yok, hani haberlerde vardır ya cinnet geçirdi damadının çükünü kesti, kızını kevgire çevirdi diye haberler işte o anda o adama saygı duydum. Kadının karşısına geçtim lafı hazırlamış aklınca birazdan beyefendi derken dizimi masaya koydum kadının gırtlağından yapıştım, çıplak kadın görmüş ergen gibi kaldı dedim “sen kimsin bu kadar insanı kendi zevkine bekletiyosun, kaç saat olmuş kadın face de geziyo” güvenlik koşuyo elimden alıcak güya, dedim “bas geri müdürü çağır yoksa bu kadını tanınmaz hale getiririm” panikle koştu geldi. Anlattım durumu “siz nasıl insanlarsınız bu kadar insanın vaktini nasıl çalarsınız terbiyesizler, namussuzlar” falan sayıyorum ama adamlar bana dalsa parçalarlar derdim ordaki bekleyen diğer müşterileri arkama alıp üste çıkmak, koçlarım evet arkadaş haklı falan diye çıkıştılar, kadın öksürük içinde döndüm onada senin kariyerini bitiricem birazdan görüşürüz diye postamı koydum çıktım dışarı, avukat okul arkadaşım var çabuk gel dedim işim düştü, durumu onada anlattım hemen dedi savcılığa gidicez nöbetçi savcıya suç duyurusunda bulunacaz, savcıya dilekçeyi verdik çağırdı anlattım olanı bana delil bul dedi ispatlayamazsan bişey yapamam sen kadına saldırdığından suçlu olursun, bankadaki müşteriler şahit olur da ekranı sadece ben gördüm. Aklıma bi şeytanlık geldi dedim “ savcım ben size delil getiricem ama banka beni içeri sokmaz bize yardımcı olmak için polis ayarlayamazmısınız” tamam dedi telefon açıldı biz polis arabasıyla bankaya geldik, kapıyı açmıcakmış yanımda polis var lan o açmıcak olanı göreyim. Girdik içeri avukat arkadaşım başladı konuşmaya, sisteminizdeki kayıtlara ulaşmamız lazım savcı beyin emri, ya şimdi verirsiniz yada emir hazırlatıp öyle geliriz, şube müdürü tutuştu. Yanımda polis ve güvenlik boş cd ye attım kadının bilgisayar görüntülerini, ekranda ne varsa ortada. Dedim bu şubeyi kapattırıcam bankayıda kapattırıcam diye esip gürlüyorum ben ama benim avukat yavaş olum nereyi kapattırıyon az ufak at diyo kulagıma beni susturuyor. Savcıya verdim görüntüleri izledi kısaca dediği; “sen vatandaşı beklettiğin için hatalısın sende bu kadının gırtlağına sarıldığın için, meslekten ihraç olursun sende darptan hapse girersin en iyisi anlaşın derim ben” diye kafamıza mıh gibi çaktı herkes bi yumuşadı ama ben hala kuyruğu dik tutma peşindeyim, tam konuşacakken savcı siz en iyisi bunu düşünün yarın (saat verdi) gelin kararınıza göre bakalım dedi. Sabah kapıda beklerken banka müdürü öyle bi durumda ki ver desem verecek o kadar zor durumda, bana bonuslar hediyeler falan verecekmiş dedim istemez. Kadında bende vazgeçtim şikayetten başımıza bela açılmasından iyidir ama sorsan ki şimdi olsa yine aynısını yaparmısın gözümü kırparsam dünya alem gondiklesin beni :D…

Bir garip banka macerası