ILIŞKILER

Huzur Evden Kaçtı

Author
Huzur Evden Kaçtı

   Sayısını hatırlamadığım kadar çok kedim oldu. Çocukken kedilerin uzaylı olduğunu düşünürdüm. Çünkü bir araba tarafından ezilmedikleri sürece hiç ölmezlerdi. Yok olurlardı onlar… Çekip giderlerdi… “Bir kedi öleceğini hissettiğinde uzaklaşır” derdi annem. Bense dünyadaki görevleri bittiği için kendi gezegenlerine döndüklerine inanırdım. Meğer yanılmışım. Şimdi bir kedi olarak öleceğim için sevdiğimden uzağa gidiyorum. Bu tamamen içgüdüsel bir şeymiş.

Son üç günüm muhteşem geçti. İlk gün biraz yorucuydu. Çok fazla yürümek zorunda kaldım. Bir ara otobüse binmeyi düşünsem de, dünyayı farklı gözlerle algılamak için yürümek daha iyi bir seçenekti. Biraz da insanlardan ürktüm açıkçası. Bazısı bana parıldayan gözlerle baksa da, burun kıvıranım da yok değildi. Onun evine vardığımda patilerimde derman kalmamış ve çok acıkmıştım. Apartman kapısı kapalıydı. Evde olup olmadığını bile bilmiyordum. Ama niyetim bir şekilde içeri girmeyi başarıp onunla karşılaşmayı beklemekti. Derken küçük bir çocuğun okuldan dönmesini fırsat bilerek, kapıyı açtığı anda bacaklarının arasından hızlıca içeri girmeyi başardım ve amacıma ulaştım. Sırtımı daire kapısına yaslayarak kıvrılıverdim bir süre. Çok heyecanlıydım. Anladım ki o sakin görüntülerinin altında kedilerin de kalplerinin yerinden çıkacakmış gibi attığı zamanlar oluyormuş. İçeride olma ihtimaline karşılık miyavlayıp patimle kapıya vurdum birkaç kez ama bir hareket olmadı.

Uyumuşum… Başımı bir elin okşamasıyla irkildim ve kafamı kaldırdığımda göz göze geldik. Öyle şefkatliydi ki bakışları, şayet kediler ağlayabilseydi o an gözyaşlarımı tutamazdım. Ama gözlerim dolmadı bile. Eğilip beni okşamaya devam etti, bir yandan da ne kadar tatlı olduğuma dair güzel sözler fısıldıyordu. O ellerini tüylerimin üzerinde sevgiyle gezdirdikçe dünyanın en mutlu kedisiydim. Mırıltılarım kendi kulaklarımda yankılanıyordu. Kapıyı açıp beni içeri buyur etti. Vazgeçmesinden korkarak hızlıca koşup odanın ortasına gittim ve şaşkınca dolanmaya başladım. Kahkaha attı halime. Nasıl güzel gülüyordu… Daha fazla gülmesi için klasik kedi şirinlikleri yapmaya başladım. Dayanamadı yanıma oturup uzunca bir süre sevdi beni. Açlığımı unutmuştum ama o süt verince afiyetle içtim. Sütü her zaman sevmişimdir fakat bu hayatımda içtiklerimin en lezzetlisi gibi gelmişti o an. Bütün gece bazen kucağında bazen yanında ama mutlaka ona temas ederek hasret giderdim. Bana bir isim verdi; Huzur.

Sonraki iki günümüz de hep iç içe geçti. Garipsedi bana olan yakınlığını, “Daha önce nerelerdeydin sen Huzur?” diye tatlı sitemlerde bulundu. Hep peşindeydim diyemedim. Şimdi ölmeye gidiyorum ve beni neyin beklediğini hiç bilmiyorum. Hayat düşündüğümüzden çok daha fazla sürprizli. Bazılarındaki mucizeyi insan olarak anlayamıyoruz. Mutluluğun nerede olduğunu, kimde olduğunu, tesadüf diye bir şey olmadığını bilmiyoruz. Oysa genelde çok yakınımızda oluyor. Dört gün önce Hayal Meleği olduğunu söyleyen enteresan bir varlık bana sadece birkaç gün ömrümün kaldığını ve ben ölmeden önce bir hayalimi yerine getireceğini söyledi. Başka bir insanın iradesine hükmedemeyeceğini belirtip ona göre bir dilekte bulunmam için de uyardı. Ben de kedi olmak istedim. Çünkü insan olarak ona yaklaşmam mümkün olmamıştı ve olmayacaktı. Ama kedi olarak şansımı deneyebilir, o açlığını duyduğum sevgisini kazanabilirdim. Son günlerimde onunla olabilirdim…

Şimdi ölmeye gidiyorum. “Huzur” evden kaçtı… Uzun süre yasımı tutmayacak biliyorum ama beni unutmayacak da…

Demet Sarova