SINEMA & TV

Cehennemin Mutfağı

Yazar

Yaklaşık bir ay kadar önce, kimsenin dilinden düşürmediği Daredevil’e bir şans vereyim dedim. Süper kahraman yapımlarına oldum olası mesafeli yaklaşmış, kalabalık arkadaş gruplarıyla sinemaya gidilirse anca o zamanlar izlemiştim. Son birkaç yılda çıkan filmlerin epey kaliteli olmasıyla birlikte o mesafe azaldıkça azaldı ve Netflix’e duyduğum güveni de ekleyip Daredevil’e başladım.

Diziyi izlemeye toplam beş kez falan oturmuşumdur. Her oturduğumda da en az altı yedi bölüm izledim. Bu bir oturuşta izleyip bitirmeye denilen “binge” etme işini Daredevil için layıkıyla yerine getiremesem de (26 bölümü nereye izliyorum zaten???), üst üste patır kütür bir şeyler izlemeyi çok seviyorum. Velhasıl, takribi bir ay gibi bir süreçte Daredevil’i bitirdim, nispeten geç kalmış olsam da, başlamayı düşünenler için bir şeyler yazayım dedim.

Cehennemin Mutfağı

Öncelikle, Daredevil’in burada şimdiye kadar yazdıklarımda olduğu gibi “uff inanılmaz” dediğim bir dizi olmadığını belirteyim. Başına oturttu, izletti ama beni “o kadar” yakalayamamasının sebepleri var. Bunlardan en öne çıkanı ise, kör süper kahramanımız Daredevil’in aşırı iyi olmaya çalışması. Aynısı Game of Thrones’da Ned Stark için de geçerliydi. Ortam şartları aksini gerektirirken böyle karakterlerin öyle aman dürüst olayım, aman yolumdan sapmayayım, yok beni iyi bilsinler tavırları hiç hoşuma gitmiyor. Bebeğim Cersei’den alıntı yapacak olursam, “taht oyunları oynarken ya kazanır, ya da ölürsün.”

Ama Daredevil ölmedi, muhtemelen de ölmeyecek (Einstein here). Yine de dizinin arka planındaki güç oyunları ve kötüler ile birlikte arada girip çıkan süper kahramanlar gayet kaliteli. Özellikle ilk sezonu alıp götüren bir Wilson Fisk var ki aman aman. O garip sesiyle, girdiği tavırlarla falan her göründüğünde gerilmenize sebep oluyor. Benim favori kötü karakterim ise dizide en sevdiğim replik olan “there is no such thing,” cümlesini kuran Ninja Nobu. Repliğin arkasını önünü söyleyemem ve söylemem ama duyduğumda “Adaaaaaaam” demişliğim var.

Daredevil’in oyuncu seçimlerine de burada ayrı bir parantez açmak istiyorum. Güzeller güzeli Karen bebeğim ikinci sezonda girdiği romantik macerası sebebiyle kendinden soğutup ilk görüşte aşık olmama rağmen Karen’a olan bağlılığım sebebiyle yürümemeyi tercih ettiğim seksiler seksisi Elektra’ya sert bir geçiş yapmama sebep oldu. Yani kadınları güzel dizinin. :d Oyuncu seçimi parantezimi sonlandırıyorum.

Diziye dair sevmediğim bir diğer şey de bu duygusallık ve romantiklik oldu zaten ama millet sevmiş. Ben Daredevil’i pata küte aksiyon olsun, kafam dağılsın diye izledim. Ender zamanlar haricinde de bu arzumu yerine getirdi. Kaliteli bir şekilde kafanız dağılsın istiyorsanız çekinmeyin, izleyin.

#Daredevil #Netflix #Dizi