KADIN

KEYİF SENİN, İSTER BİN, İSTER GÖR, İSTER YAŞA…

Yazar
KEYİF SENİN, İSTER BİN, İSTER GÖR, İSTER YAŞA…
KEYİF SENİN, İSTER BİN, İSTER GÖR, İSTER YAŞA…
KEYİF SENİN, İSTER BİN, İSTER GÖR, İSTER YAŞA…
KEYİF SENİN, İSTER BİN, İSTER GÖR, İSTER YAŞA…


KEYİF SENİN, İSTER BİN, İSTER GÖR, İSTER YAŞA…

Yeni yıl geldiğinde en klasik tartışma yaşanır.
Kimi Noel der, kimi Yılbaşı.
Kimi caiz der kimi değil.
Biz bu rutin tartışmaya dahil dahi olmuyoruz, çünkü size 2018 için çok keyifli birkaç öneri sunacağım.
Başlıyorum.
Yeni yıl yeni rotalar demek.
Yeni rotalar, yeni insanlar yeni hikâyeler demek.
Yeni insanlar, yeni sofralar, yeni lezzetler demek.
Yani, yeni bir yıl, umut etmek, merak ettiğini görmek için sebat etmek, ısrar etmek, çalışmak demek.
Farklı ülkeler, kültürler, inançlar, mutfaklar mutlak görülmeli.
Oraya kocaman bir EYVALLAH koyuyorum.
Size memleketinizden gözlerinize, damağınıza, hayatınıza bayram ettirecek birkaç örnek vereyim de 2018 için biraz heveslendireyim.
Şimdi, klasik laftır, ‘Cennet vatan’.
Cennet, demek kolay, kaçta kaçını gezdin, kaçta kaçını merak ettin?
İstanbul, Antalya, Ege sahilleri dışında nereleri bilirsin?
O zaman topla bavulunu, yola çıkıyorsun…
DOĞU EKSPRESİ (KARS): 1000 kilometrelik eşsiz bir tren yolculuğunda, ülkeni keşfederken dinlenmek gibisi var mı? 24 saat süren bu yolculukta, derdin bir yere yetişmek olmayacak. Ankara’dan Kars’a yaptığın seyahatte yeni günü kompartımanının penceresinden elinde çayınla selamlayacaksın. Yemeğini dumanı tüten bir trende yerken, kitabına trenin düdüğü eşlik edecek. Ve Kars’a indiğinde, çekeceksin buz gibi Doğu havasını ciğerlerine. Ciğerlerin oksijenden üşüyecek. Önce Kars Kalesi’ni fethet. Karın kar olduğu yere Sarıkamış’a git, sonra Ani Harabeleri’ne… Çıldır’da balık yiyip, bol bol fotoğraf çek. Sonra istersen uçakla dön, istersen trenle ya da kara yoluyla. KEYİF SENİN.
MEDENİYETLER SÜPER LİGİ (MERSİN): Bir kadın düşünün, yaş bir rakam onun hayatında, üniversiteye 48’inde girmiş, 53’ünde muzun olmuş. Tuvali, kentteki binalar. Ressam Nazife Bilgin Hazar’ın Mersin’in güzelliğine kattıklarını görmek için bavul hazırlamaya değer. Osman Hamdi Bey, Frida Kahlo, Leonardo da Vinci, Pablo Picasso’nun eserlerinin yanı sıra Adile Naşit, Şener Şen, Kemal Sunal, Tarık Akan, yani Yeşilçam tam kadro kentte. Bu eserler bambaşka bir hava katmış kente. Eser sahibi sanatçılarla iki kelam edersin belki. Hikâyelerini dinlersin. Mersin’i zaten biliyorsun medeniyetler süper ligi gibidir. Kültürler birbirine meç olmuş. Tarsus, Silifke, Aydıncık derken tantuninin arkasına patlat bir künefe. İster yazın git gir denize, ister baharda ister kışın. KEYİF SENİN.
LAVANTA KOKULU KÖY (ISPARTA): Romantizmi tüm duyularınla yaşamak istiyorsan rotan belli. İstikamet, Isparta Kuyucak Köyü. Bildiğimiz adıyla, Lavanta Kokulu Köy. Bu köyün rengi mor. Çünkü tarlaların tamamı lavanta ile bezeli. 45 yıldır lavanta yetiştirilen köyü Fransa’nın Provance bölgesine benzetiyorlar. Geçen yıl 26 günde 15 bin turist gelmiş. Lavantanın balını, toniğini, yağını, çayını, kahvesini bir dene. Temmuz ayı için ajandanda yer aç bence. Köylerini marka yapmak için emek harcayan kadınlarla bir tanış. Hikâyelerini dinle. Sonuçta KEYİF SENİN.
Yani diyeceğim o ki,
Önemli olan merak etmek.
Önemli olan sınırların ötesine geçmek.
Önemli olan bir tanecik hayatta olabildiğince keyif sürmek.
O ZAMAN İYİ YILLAR…