SEYAHAT

PLATODA MOLA

etiburcakadinda
Yazar
etiburcakadinda

Hani herkesin istediği şeydir o, kafa tatili dedikleri şey. İşte tam olarak onu yaptım bir hafta önce. Bir haftalık Karadeniz turumun ilk durağı oldu Ayder. Kendim Artvinliyim. Orda doğmadım, büyümedim. Annem babam Artvinli. Ara sıra memleket ziyaretleri dışında pek bilmem. Toprak mı çekiyor, kan mı çekiyor bilemiyorum ama memleketimi çok seviyorum. Bu sefer Rize Ayder'den Karadenize başlayalım dedik. Karadeniz denince herkesin aklına Ayder gelir, Rize gelir. Bende aynısını düşünürdüm. Ta ki gidip görene kadar. Ayder denince benim aklıma Araplar, katledilen doğa ve sömürülmeye çalışan gezginler için yapılmış oteller geliyor. Bir zamanlar Ayderin yolu bozukmuş. Birkaç tane ev varmış. İnsanlar kapısını kilitlemeden yaşarmış. Şimdilerde bırakın birkaç evi, yeşilin içinde değil, oteller istilasında Arapların içinde yaşıyorsunuz. Gerçek yayla görmek istiyorsanız gideceğiniz adres Pokut Yaylası olmalı. Gitoya da çıktım. Sis yüzünden asıl manzarayı göremedim. Ancak Pokutun yeri bende her zaman ayrı kalacaktır. Ayderden kalkan minibüsçüleri akşamdan arayarak yerinizi ayırtıp çıkabilirsiniz. Ya da altı yüksek arabanız varsa ve o yolu gitmeyi gözünüz yiyorsa da yine çıkabilirsiniz. Kulaklarınızın pası yol boyunca Karadeniz müziği çalan radyoyla siliniyor. Daha sonra yol boyunca virajlar, inişler çıkışlar yüzünden böbreğinizi, böbrek taşınızı, tüm iç organlarınızı yolda bırakıyorsunuz.

Pokuta çıkacaksanız günü birlikçi olarak çıkmayın. Önceden rezervasyon yaparak Platoda Molada kalın. Burası Ahmet Amca ve kızı Yasemin'in küçük evi. Rezervasyon yapmadan gitmeyin çünkü müsait olamayabiliyorlar. Hayatımda yaptığım en en en mükemmel tatildi. Burada geçirdiğim bir gün benim için bütün bir yılın stresini atıp sildi kafamdan, beynimden. Temizliği, yemekleri kahvaltısı, Ahmet amcanın ve Yaseminin sohbeti, içtiğiniz çay herşey ama herşey mükemmel. Ahmet amcanın sofrayı hazırlarken masaya bir çiçek koyuşu var ki, sanırsınız o çiçeğe yeniden can veriyor. Beraber oturup sohbet ettiğinizde o mükemmel sohbetinde onların dünyasında kendi dünyanızı buluyorsunuz. kaybolup gidiyorsunuz kahkaha atıyorsunuz, bazen kızıyorsunuz. Çünkü buraya gelen günü birlikçiler maalesef çöplerini bu güzel doğanın içine bırakıp gidiyorlar. Yani Türkçe deyimiyle sıçıp gidiyorlar.

Seneye ilk fırsatta yine geleceğim, eğer fırsatınız olursa ne yapın edin buraya ölmeden önce bir kere gelin. Gelin ve bu eşsiz manzarada çayınızı içip derdinizi tasanızı anlık da olsa silin, kafanızı resetleyin. Ne demiş Turgut Uyar; uçmak için kuş olmaya gerek yok, küçük sevinçler olsun yeter...

PLATODA MOLA
PLATODA MOLA
PLATODA MOLA
PLATODA MOLA
PLATODA MOLA
PLATODA MOLA