HIKAYE

Trajik anaokulu günleri

Yazar

Anaokulunu iki kez okudum ben. İlk gittiğimde yaşım tutmuyor diye, bir sene daha kalmam gerektiğini söylediler. Anaokulunda sınıfta kaldım lan. Buna karşın gayet başarılı bir öğrenciydim. Kafam basıyodu bak egodan değil valla. Günlerden birgün anaokulunda oyuncaklarımızı oynarken -anaokulu dediğime bakmayın, köyde bir tane odayı süslemişler boyamışlar anaokulu olmuş. O zamanlar öyleydi- benim minnak canım sıkılmış. Öğretmenin tuvalete gitmesini fırsat bilip, sınıfa artistlik taslayasım gelmiş.. gelmez olaymış. Birinci tekil olarak devam ediyorum anlatmaya. Öğretmen tuvalete gider gitmez kalktım ayağa, ben eve gidiyorum sıkıldım sizden diye bağırmaya başladım. Neden? Şuan bir fikrim yok.. aldım beslenme çantamı havalı havalı gidiyorum. Bizim sınıftaki çocuklar sen tut kapıyı itele. Frida gitmesin diye. 15 kadar 6 yaşında çocuk bir kapıyı ne kadar zorlar demeyin. Kapı eski kapı. Kapının kilidi bozuldu. Onlar için kapı itelemek bir oyundu. Sonradan farkettik ki, kapı bozulmuş. Birkaç uğraştık açılmadı. Sonra bir baktım bizim bebeler ağlıyor. Haydaaa. Anneeee sonsuza kadar burda kalacaz anneeee. O ağlıyor, bu ağlıyor, herkes ağlıyor. E sürü psikolojisi heralde ben de başladım ağlamaya. Sonra pencereden atlayalım mı dedim. Mantıklı geldi herkese, ama pencereler demirli.. başladık çığlıklar falan. Öğretmen dışardan sesimizi duymuş. Tamirci çağıracak güya. Ama dedim ya, köydeyiz tamirci ne gezsin. Alet çantası olan varsa dua etcen. Öyle bi yokluk. Dışardan okuldaki diğer çocuklar bizi izleyip gülüyor, dalga geçiyorlar. Bir taraftan bakıyorum biri bileğini kesmeye çalışıyor sınıftan, daha hızlı ölmek için. -bilek kesme modasını ben başlatmıştım, girme oralara.- öyle sayko bi ortam. Sınıfta da 2 tane falan erkek vardı. Bizim dönemde hep kız olmuş bebekler. Biz sizi kurtarcaz diye bi havalara girdiler, hani erkekler ya! Sonra 10 dakka geçmedi bunlar da salya sümük. Dedim frida boku yedin. Değdi mi şimdi psikopat gibi ilgi merakına. Umarım kapının neden açılmadığını kimseye anlatmazlar diye dua ediyordum içimden. Sonra köyden bilgili bi abi geldi. Açtı bizim kapıyı birkaç saat sonra falan. Bana ömür gibi gelmişti. Sonra da kimse benim yüzümden olduğunu hatırlamadı o sevinçle. Benim sevgili arkadaşlarım.. üzgünüm. Hem hoşlandığım çocuğa bile bile rezil olmayı ister miyim hiç!