HIKAYE

Nikah Masası Şarkısı Nasıl gerçek oldu (Ümit Besen İçerir)

Yazar

Hikayenin başlangıcı 90 lı yılların sonuna denk geliyor, İsimleri değiştirerek yazıyorum ki kimseye zarar gelmesin. Hikayenin sonunda "gelsin anasını satiim" diyebilirsiniz belki ama yine de kıyamıyorum yaa.

Ortaokula yeni başladığım zamanlardayız, ergenliğe yeni girdiğim, kadınlara ilginin yeni başladığı, ayrıca pipimin işemekten başka işlere de yaradığını anladığım zamanlarda yeni bir yere taşınıyoruz. Alt komşumuzun kızını görüyorum ve aman allahım bana bişeyler oluyor.  Ayşe'yi her gördüğümde mutluluktan seratoninim paçalarımdan akıyor, testesteronum kulaklarımdan fışkırıyor resmen. Acayip tutuluyorum kıza. Ama o kadar saf ve temiz duygular ki hiç belaltı düşünmüyorum. Aşığım resmen evmin kadını olmalı demeye başlıyorum kendi kendime (yaş 13 bu arada).

Annesi ve annem apartman komşuları olduğu için sürekli biraradalar ve bende bi şekilde sürekli denk geliyorum kızla onlar bize geliyor, biz onlara gidiyoruz. Ayşe ile aynı sınıftayız aynı zamanda, sürekli görüyorum yani. Her gördüğümde içim cızz ediyor, ama konuşamıyorum tabi donup kalıyorum.

Hikaye çok uzun sürecek diye bir kısmını atıyorum. ben orta okul başından lise 2 ye kadar bunun peşinde fino köpeği gibi geziyorum resmen ama onun umrunda diil tabi, başka başka insanlarla çıkıyor bende mal gibi seyrediyorum öyle.

Bir cesaret toplayıp açılıyorum Ayşe'ye sonunda (5 sene sürüyor açılabilmem) ve kandırıyorum artık birlikteyiz. Birlikteyiz ama ben bunu beklerken hiç hayatıma kimse girmediği için ikili ilişkilerde bi bok bilmiyorum. Öyle cafelerde buluşuyoruz fln ama Ayşe soğuk, huzursuz.

Varan 1: Ayşe bir yaz memlekete gidiyor, ardından diyalog kesiliyor bir anda, arıyorum çok konuşmak istemiyor, mesajlarım yanıtsız kalıyor ve beni hiç çaldırmıyor. ( Liseliler bilmez çaldırıp kapatma eskilerin en çok kullandığı iletişim şeklidir). Döndü ben biraz kurcaladım, öğrendim ki orada sevgili yapmış kendine.

Günlerce yemek yemediğimi bilirim lise 3 ÖSS'ye hazırlandığım zamanlarda o travmayı yaşatmasaydı Nasa' ya gitmiştim kesin.

Sonra ne oldu affettim tabi ben bunu yine bir araya geldik. Vazgeçemiyorum çünkü ağzıma da sıçsa vazgeçemiyorum.

Sonra Üniversitelere gidiyoruz ama bu sefer işler biraz düzelmiş gibi. Oda bundan ders almış daha çok ilgi gösteriyor, sorunları çözdük (Nah çözdük). Mutluyuz. Benim askerlik vaktim geldi, o da öğretmen olduğu için tayini çıktı. Ben askere gitmeden önce konuştuk anlaştık ben askerden dönücem sonra Ayşe' yi isteyeceğiz, ardından nişan nikah düğün...

Askere gidiyorum, ilk başlarda herşey iyi gidiyor ancak sonradan yine bir soğukluk, keyifsizlik, zaten güç bela arıyorum ama konuşmak dahi istemiyor türlü bahaneler.

Neyse Askerlik bitti ve ben döndüm.

Varan2: Dediğim gibi Aynı binada otuyoruz ama daha konuşmadık. Apartmanın önünde bir araba kalabalığı, belli ki birilerine misafir gelmiş epey. Ardından kapı çalıyor, Gelen kardeşi Yusuf.

Y: Taner Abi Selam.

Ben: Selam Yusuf hoşgeldin buyur gel. (Yusuf ile de iyi anlaşırız bu arada)

Y: Selam Abi, Fazla Sandalyeniz var mı bizim ev kalabalık da.

Ben: Aa kalabalık size mi geldi var tabi var.

Y: Evet Abi, Ablamı istemeye geldiler de. o yüzden kalabalığız biraz.

Bu arada Ayşe'nin birde ablası vardı, Adı Fatma o daha büyük olduğu için ben hiç şüphelenmedim. Fatma ya geldiklerini düşündüm.

Ben: Aaa hadi hayırlı olsun dersin Fatma Ablana benim yerime, damat adayını tanıyormuyuz  (burda salak bir gülüş yaptığımı hatırlıyorum)

Y: Yok Abi Ayşe Ablamı istemeye geldiler.

Buradan sonrasını hatırlamıyorum, benim senelerdir beklediğim kızı istemeye gelmişler. Öyle görücü usulü fln da değil gençler gayet birbirlerini görmüş beğenmişler... Beyinden kaynar sular dökülmesi, şok geçirme, geçici felç vs bütün reaksiyonel hastalıkları o an geçirdim büyük ihtimal.

Uzatmıyorum kız gitti resmen ama tek bir kelime bile etmeden.

Aynı sene yazları ailem köye gittiği için ben yalnız kalıyorum. Birden telefon çaldı. Arayan annem. "Oğlum bugün Ayşe'nin nikahı varmış, biz gidemiyoruz gitmezsek ayıp olacak sen bi çeyrek alıp gidi versene" diyor. yıllardır kapı komşumuz, en yakın aile dostumuz oldukları için gitmek gerek tabi. birde annesi Havva teyze ile Adem amcayı gerçekten çok seviyorum, bende hakları büyüktür.

Ben alıyorum çeyreği, gidiyorum belediye nikah salonuna uzak bir sandalyeye oturuyorum. elimde çeyrek altın, biran önce takıp defolup gitmem gerekiyor çünkü.

Birden arkamda birilerini hissediyorum. Ayşe ve Annesi Havva teyze. Travma üstüne travma yaşıyorum edecek tek kelimem yok. Havva teyze diyor ki " Oğlum sen benim evladım gibisin, Ayşe ile de kardeş gibiydiniz Nikah şahidi hadi sen ol."

Hiç itiraz etmedim gerçekten (bunu nasıl yaptım hala hayret ederim. gittim cidden daha 6 ay önce evlilik planları kurduğum, 10 sene peşinden koştuğum kızın nikah şahidi oldum. Hatta Havva Teyzelerin evinde vitrinde hala resim durur. Ben, Ayşe, kocası, ve diğer nikah şahidi.Travmalar combo yaptı, perfect çekti bana resmen.

Sonra seneler geçti tabi, bende evlendim, bu hikayemi anlattığım nadir arkadaşlarımdan biri bir düğüne katılıyor ve orada Ümit Besen'i görüyor. Bi şekilde konuşuyorlar ve benim hikayemi anlatıyor.

Telefonum çalıyor arayan o arkadaşım telefonda bak sana kimi vericem diyor, telefonda ümit besen :) diyor ki: Oğlum sen manyak mısın ben kafamdan yazdım da yaptım o şarkıyı sen niye ciddiye alıyorsun.....