KADIN

Ah Aşk Sen Nelere Kadirsin

Yazar
Ah Aşk Sen Nelere Kadirsin

Ahhh aşk sen nelere kadirsin…. Ölüyü diriltirken, diriyi öldürebilen tek duygu galiba sensin.

Bir zamanlar bugün bildiklerimi bilmiyordum, yavru bir tavşan gibi çayırlarda hoplayıp dururken saf ve tecrübesizdim.

Arayış içinde, çölde su bulmak için dolanan bir fakir gibi her kuyunun başında aradığım orada mı diye heyecanla duraksadığımda nereden bilebilirdim hayal kırıklığına uğrayacağımı...

Sıcaktan kavrulmuş olan içimi ferahlatmak için aranırken, an geldi, yeşillikler içinde bir vahaya rastladım. Oradaki kuyunun başında sevinçle suyu yukarı çekerken umut içindeydim. Birazdan suyu kana kana içecektim. Gözlerimi kapatıp kovanın içindeki mis gibi suyun kokusunu ohhh diye içime çekerek içerken,

o ana kadar görmediğim küçük bir yılan dilimi soktu ve zehrini boşalttı.

Sessiz kaldım şaşkınlıkla. İçimden "Şimdi ben ne yaptım bu yılana da beni en hassas yerimden yaraladı?" diye düşündüm. Zihnimde “Daha dikkatli olsaydın beni fark ederdin ve eğer bu suyu yere döküp beni özgürleştirseydin başına bu gelmezdi" diyen yılanın sesini duydum.

Aradan kısa bir zaman geçmiş, bir gün bir derviş o vahaya gitmiş ve yerde sürünerek ona yaklaşan küçük yılana tedirgin bir şekilde “Yaklaşma” demiş. Yılanın sesi içinde yankılanmış: "Sssss seni yaşam pınarına götüreceğim, orada mutluluk ve sevinçten çıldıracaksın çünkü aşkı bulacaksın."

Derviş "Ben sana inanmıyorum, senin ne kadar yalancı ve nankör olduğunu duydum. Bu vahaya daha önce gelen 'o fakir' seni düştüğün kuyudan kurtarmışken sen onu dilinden sokmuşsun" diye içinden yılana cevap vermiş.

"Evet, bunu yapmalıydım. O fakir, hayata uyum sağlamayı, saflığı ve düşünmeden iyi niyetle davranmamayı, iyiliğin iyilik olmayacağını, bunun bir şekilde kendine bağlamak ve bencillik olduğunu öğreninceye kadar defalarca bunu yaşayacak. Kişide saflık, düşüncesizce iyi niyet varsa elbet ona değer verilmeyecektir. Çünkü iyi niyetin sonucunda iyilik yaptığı kişi ne yaşayabilir? Bu iyiliği kaldırabilir mi diye düşünülmesi gerek. İyilik yaparak kötülük yapmış olabilirsin. Bu "Evrenin Kuralları"ndan biridir, bilmiyor muydun?" diye yankılandı dervişin içinde sesi ve devam etti: "O insanın kaderinde düşünmeden yapılan iyiliğin zıttı ne ise onu yaşayacaktır. Yaşam zıtlıkları yaşamaktır hâlâ ezberleyemediniz mi?"

İnsanın işi bilinçaltındaki kayıtlı olan yaşanılmışlıkları olumsuzdan olumluya dönüştürmek olunca çok şey öğreniyor. Ben yıllar önce erkekler aşık olmaz ve duygusuzdur sanırdım. ARTT seansları hiç de öyle olmadığını gösterdi bana.

Yakışıklı danışanımla yakın zaman önce yaptığımız seansta başına gelen değer verilmemeyi, saygı duyulmamayı etkisiz hale getirdik. O anlatırken, olayın onun için ne kadar önemli olduğunu anlıyorsunuz. Şöyle anlatıyordu: "Çok çalışıyordum, tek isteğim ailemi daha iyi yaşatmaktı. O gün eve geldiğimde karım; biz yemeğimizi yedik annemle. Sana bir şey kalmadı, sen de bari kendine bir sandviç yap ye, deyince kendimi o kadar kötü hissettim ki. Demek hiçbir şekilde hep onların iyiliğini düşünmem ve değer vermem bir takdir görmüyordu. Ben böyleyken nasıl oluyor da bana hiç saygı göstermiyorlar, değer vermiyorlar?" dedi. Duyguları boşaltması için yönlendirmelerimden sonra anladı ki kaderinde yaşaması gereken duygu zıtlığı “değer verdiğinde, değersizliği yaşamak"tı. Geçmişindeki olayların hep böyle geliştiğini gördü, anladı. Bu duygu zıtlıkları herkeste aynı değildir ama herkeste istisnasız yaşanılması gereken zıtlıklar vardır.

Aşkı tek bir kişiye yönlendirdiğinizde, hayat sizi o dar sınırlı ortamdan dışarıya itmeye çalışır, bu yüzden olaylar yaşatır. Çünkü sadece o kişiye odaklandığınızda aynı anda birçok şeye dokunamazsınız. İkili ilişkilerde hep bir kısıtlama söz konusudur. "Bana ait" hissini tatmin etmek için yapılır bu. "Kısıtlamak” tek yönlü değildir, karşınızdaki kişiyi kısıtlarken hem kendinizi kısıtlarsınız, hem de ona sizi kısıtlama hakkını verirsiniz.

İşte çölde suyu içerken dikkat etmeli ve yılanı özgür bırakmalısınız. Bunu yaparken yere döktüğünüz sular toprakta bulunan tohumların yeşermesini sağlayacaktır. Aynen aşkınızı sadece bireysel değil de evrensel sunduğunuzda dünya hatta evren için oluşturacağınız olumlu sonuçlar gibi. İçinizdeki sevgi sonunda olması gerektiği şekilde evrensel bir sevgiye dönüşür.

İnsanın içini yaşamla dolduran aşkı ben şimdilerde müzikte ve doğal güzeliklerde yakalıyorum.

Dipnot: ☺ ☺ Yapılan bilimsel araştırmalar aşkın insanın gözünü kör ettiğini gösteriyor. Yani aşk, partnerinizin olumsuz davranışlarını görmemezlikten gelmenize sebep oluyormuş. Vucudumuzda salgılanan kimyasalların gazabına işte böyle uğruyoruz.

Sevginiz içinizi ısıtsın.

Sonsuz sevgimle,

Güneş Tan