DÜNYA

Bakın taklitler asıllarını nasıl yaşatıyor...

Yazar

Bu yazı tam olarak kimi gücendirecek emin değilim. Fakat bir grup insanı gücendireceğinden şüphem yok. Yoksa boşa yazmış gibi hisseder üzülürüm valla.

Mesaj yerini tam bulsun diye açık olacağım. Bu yazıda dijital manipülasyon ile farklı uyum başarıları yakalayacak biçimde farklı görsel öğeleri birbirine kolajlayarak sanat yaptığını düşünen kişilerle dalga geçilmektedir. Bu grupta yer alanlar arasında komedi nedir anlamadığı için benden özür dilememi bekleyecek kişiler olabilir. Beklentilerini bu seferlik karşılayamıyor olmaktan üzüntü duyuyorum.

Bakın taklitler asıllarını nasıl yaşatıyor...

Bunu yapmamın sebebi Shusaku Takaoka. Kendisi eserlerini Instagram hesabı üzerinden sanat dünyasına ulaştırmayı tercih eden onlarca sanatçıdan biri. Kısa ve öz olan profil bilgisinde şunlar yazıyor:

"Japon bir Grafik Tasarımcısı Lütfen çalışmalarıma bakın."
Ve biz de bakıyoruz...

shusaku1977 çalışmalarında birleştireceği görsel öğeler arasında ton açısından uyum yakalamaya dikkat ederken;

bazen Courtney Love'ın merhum kocası Kurt Cobain'in elindeki gitarın yerine pizza yerleştirip absürt sanata dokunuyor,

bazen sanatın ünlü simalarını modern ve hipster ortamlara yerleştiriyor...

Kimi zaman ise daha modern öğeleri tanınmış eserlerin içine gönderiyor...

Lolita Meryem göndermesi yapacak denli anarşist ve yaratıcı.

Dünyada hamile kalan ilk kadın Beyoncé'nin hamileliğine bir kez daha vurgu yaparak büyük çapta politik öneme sahip olaylar karşısında sanatçı duyarlılığını konuştururken;

aynı temaya bazen görece yaratıcı,

bazen kabul edilebilir kompozisyonlarda yer veriyor.

Bazen sırf popüler olana dokunup like toplamak için kullanmaktan çekinmiyor.

Ortadaki işin bazı parçalarının bakılması hoş parçalar olduklarını kabul ediyorum. Fakat tüketimleri telefonları kullanırken edindiğimiz o ekranı aşağıya kaydır hareketi içinde tamamlanıyor. Üstelik bu ve benzeri eserlerin yaptıkları şeyin adı ortaya yeni bir ürün koymaktan ziyade bir başka esere verdikleri referans ile hatırlama duygunuzu tetiklemek.
Daha açık söyle diyorsanız illa; asılları yaşatan anlık taklitlerden çok da ileri gitmiyorlar hayatım. Cover yapan az ünlü rock grupları gibiler.
Aşağıdaki üç görsel ise çamur atacak yan bulamamak bir yana hakikaten beğendiğim üç çalışmaya ait. Sonuncusu sanırım en beğendiğim üstelik.
Fakat olay bozuk saat bile günde iki kere doğru gösterir hesabına çıkıyor. Bu kadar çok üretim yapılırken, herkesin beğenisini kazanan çalışmalara denk gelmek sürpriz değil.

Ve böylece özünde sanat eleştirisi olan bu post'u da bitiriyoruz. Bir de sanat eleştirisi sıkıcı olur derler, değil mi? Hele ki sanat eleştirisi okumak...
Hepsi külliyen yalan efendim.
Bakın nasıl güldük eğlendik oysa...