HIKAYE

Kalabalık bir rüya

Yazar

Şu sıralar uyku düzeni diye bir şeyin hayatımda izine bile rastlanmıyor; ama rüyalar fora maşallah.
Aranızda rüya yorumlamayı bilen varsa olaya el atabilir de üstelik.

Rüyam anneannem ve kuzinimle bir yata binmemle başlıyor. Ufak çaplı bir mavi tura çıktığımızı biliyorum. Üstümde hafif bir gerginlik var. Rüya ya bu; yatta başımıza bir iş gelirse dedem çıkıp "Bana ne bana mı sordunuz giderken" der diye çekiniyoruz.
Tabi bu çekince rüyanın ilerleyişinde bir sorun yaratmıyor. Anneannem fıldır fıldır dolaşıp yatta bulunan arkadaşlarıyla selamlaşıyor, gülüşüyor. Biz kuzinimle arkada kalıp izliyoruz.

Arkadaş ekibi biraz enteresan efendim. Aşağıdaki kadro.

Kalabalık bir rüya

İlber Ortaylı, Müjde Ar, Pakize Suda, Nükhet Duru, Nurhan Atasoy, Mine Koşan ve Gönül Yazar.
Sizi bilmem ama herhangi bir mavi turu mükemmel hale getirmeye yetecek bir ekip bence. Öyle de oluyor, sazlar sözler bir hayli eğlenerek geziyor; sonunda gezinin programı gereği bir gece konaklayacağımız otele geliyoruz.

Odalara yerleşiliyor. Bir nebze dinleniyor bu genç ekip.

Akşam anneannemin odasında eğlenmek üzerine verilmiş bir söz var. Herkes tamam fakat İlber Hoca (kendisine rüyamda da böyle hitap ediliyor üzgünüm) ortalarda gözükmüyor.

Ben odasına gidiyorum kontrol etmek için fakat hiç bozulmamış bir yatak dışında dikkatimi sadece yerdeki bir karaltı çekiyor.
Neden bilmem, rüya diye muhtemelen, hocanın başına kötü bir şey geldiğinden emin olmam için bu karaltı yetiyor. Koşa koşa anneannemin odasına dönüyorum.

Beni bekleyen ekibi bir düşünün. Üstüne bir de anneannemi ekleyince böyle dedikodu puanı yüksek bir haberi paylaşmak için can atıyor insan.

Fakat benden daha büyük tek dedikoducu anneannem. Haberi ona ve yanındakilere verdiğimde "Duyduk duyduk" diyor ellerini birbirine vurarak. Durum vahim.

Ben dedikoduyu duyuramamanın hüznüyle biraz bozum olmuş olarak odadan çıkıyorum. Kuzinim peşimde. Karşıdan Müjde Ar'ın geldiğini görüyorum.

Bir heyecan.
Bir umut.

Belki Müjde bilmiyordur diye olayı anlatacakken kuzinim benden hızlı davranıyor.
Ben bir kez daha dedikodu kaynağı olmadığım için tam sinirlenecekken kuzinim "Dur dur burada Pakize var, al ona da sen söyle..." diyerek bir yerden Pakize Suda'yı çekip getiriyor.

Pakize'ye olan biteni anlatırken korku filmlerinde görmeye alışık olduğunuz bir aydınlanma anı yaşıyorum efendim.
Dünyadaki en büyük fobim olan güvelerin devasa bir akrabasının bizimle aynı otelde olduğu düşüncesi beni uyanmama yetecek kadar korkutuyor neyse ki. Pakize'nin olaya verdiği tepki ile uğraşmak zorunda kalmıyorum.