GÜNDEM

Sensin mobbing

Esra Kurak
Yazar
Esra Kurak

Hayatımın 'ergenliğe' denk düşen dönemlerinde iş hayatının nasıl olduğunu merak etmiştim hep. İşin içine girdiğimdeyse o zamanki ben'e dönüp şunu sormak istedim: ALDIN MI CEVABINI?

Hepimizin hayalinde 'plaza' seviyesinde bir iş yaşantısı olsa da, hayatlarımız bize 'mobbing' seviyesinde iş imkânları sağlıyor maalesef.

Öncelikle mobbing nedir, nereden çıkmıştır, işveren veya iş arkadaşlarımızın karakterine nasıl işlemiştir, biraz bu konuya değinelim.

Latince kökenli olan mobbing en basit anlamıyla 'sosyal kabadayılık' anlamına geliyor. Ben uzmanların yalancısıyım. Yani anlayacağınız mobbinge uğrayan kişiler aynı zamanda 'psikolojik terörle' de savaşmak durumunda kalıyor. İş yerinde terör estiren kişiler işverenimiz de olabilir iş arkadaşlarımız da. Bu psikolojik terörün amacı kişiyi işinden soğutmak, maddi manevi zarara uğratmak, bezdirici bütün politikaları kişinin üzerinde uygulayarak pes etmesini -istifa etmesini- sağlamak.

MELEK YÜZLÜ ŞEYTANLAR

Size her daim güler yüzle yaklaşan ama aslında ‘mobbing’ maskesi taşıyan ve çevrenizde bolca bulunan kişilerin karakteristik özelliklerinden bahsederek, onları bulmanız konusunda işinizi kolaylaştırmak istiyorum.

Bu kişiler her alanda kontrolün kendilerinde olmasını isterler. Diğer yandan son derece hırslıdırlar ve ruhen iktidar sahibi olmaya açtırlar. Yani; her projede onların adı bilinsin isterler, her başarıda mutlaka onların payı vardır. Tanıdık geldi mi?

Karakteristik özelliklerinde korkaklık ve nevrotiklik vardır. Yani; korkaklıklarını nevrotiklikleriyle bastırırlar. Kendilerine çok değer veriyor gibi gözükseler de özgüven eksikliği ve aşağılık kompleksi konusunda kimse onları geçemez.

Başarılı olabilmek için her türlü hile ve düzenbazlığa başvurabilirler. Ve inanın bana bunun için çevrelerindeki herkesi harcayabilirler. Yani; bulunduğunuz iş ortamında kendisine en yakın duran insanı bile satma potansiyeline sahiptir. Mevcut konumunu korumak ya da yükselmek adına yapamayacakları şey yoktur.

Ve son olarak antipatiktirler; düşmanlıktan ve düşman kazanmaktan oldukça hoşlanırlar. Yani; tartışma ve gerginlik ortamı yaratmaya bayılırlar. Kadın/erkek hiç fark etmez, dedikodunun olduğu yerde biterler. Ki bu sayede rakip olarak gördükleri kişiler hakkında bilgi deposu oluşturabilirler.

E BEN ŞİMDİ NE OLDUM?

Diyelim çok sevdiğiniz bir mesleği icra ediyorsunuz. Ancak çevrenizde sizi huzursuz eden birtakım insanlar ve durumlar var. Yaşadığınız şeyi adlandırmakta da zorlanıyorsunuz ve ‘mobbinge uğrayıp uğramadığınız konusunda’ kesinlikle emin olamıyorsunuz. Peki, şu durumları yaşıyor musunuz?

Başarılı olacağınıza inandığınız meslekte kendinizi göstermeniz engelleniyor mu?

Belli kişi ya da kişilerle iletişiminiz sırasında sözünüz sıkça kesiliyor, yaptığınız her iş eleştiriliyor mu?

Yaptığınız işle ilgili aldığınız sorumluluklar, verdiğiniz kararlar sorgulanıyor hatta size yanlış kararlar aldığınız hissettiriliyor mu? Yani kısaca kendinizi sürekli, “Ya ben acaba doğru mu yapıyorum” diye düşünürken mi buluyorsunuz?

Potansiyelinizin çok altında işlerle meşgul edilip, bunu dile getirdiğinizde çapınızın bu kadar olduğu mu ima ediliyor ve bu sebeple özgüven eksikliği mi hissediyorsunuz?

Tebrik ederim nur topu gibi bir 'mobbinginiz' oldu.

Yukarda bahsettiğim durumlar, bahsettiğim özelliklere sahip insanlar tarafından bana da yaşatıldı. Bahsettiğim bu dönemde kendimi her zaman yetersiz hissettim. Yaptığım hiçbir işi yeterince iyi bulmadım. Yani tabiri caizse sayelerinde kendimi tam olarak bir beceriksiz olarak addettim. Sonuç olarak bezdirme politikalarına yenik düşüp istifa ettim.

Sözün özü, çevrenizde bu gibi durumları yaşayan 'bir arkadaşınız' varsa söyleyin ona bas(s)ın istifayı gitsin. Çünkü kendinizi yetersiz ve değersiz hissettiren hiçbir iş sizi ya da 'arkadaşınızı' hak etmiyor demektir.