DIĞER

Elektroşokla kediye işkence… Hem de Ankara’nın göbeğinde

Kedisizolmaz
Author
Kedisizolmaz

Konu, tüm yaşam alanlarını yok ettiğimiz için bizimle yaşamak zorunda olan hayvanlar olunca vicdansızlık daha da kolay kabulleniliyor sanki. Malum hayvanlara işkence, onları öldürmek bir suç değil ‘kabahat’ ülkemizde.

Elektroşokla kediye işkence… Hem de Ankara’nın göbeğinde

Son örneği Hürriyet gazetesi yazarı Güzin Abla köşesinde yayınladı.

Ankara’da oturduğu sitede kediye işkence edildiğini tespit eden Leyla Güler isimli okur Güzin Abla’ya yaşananları anlattı:

“Sitemizde oturan bir kiracı taşınırken zavallı ev kedisini sokağa bıraktı. Ben, bu kedinin bakımını site içerisinde üstlendim.

Ancak sitemizin yeni kiracı ailesi bu zavallı kediye eziyet etmeye başladı.

Taş, sopa derken son olarak kediye elektro şok tabancayla işkence yaptıklarını kamera görüntülerinden tespit ettim.

Komşuluk adabı içinde onlara bu kedinin evcil olduğunu, sokakta yaşamaya alışkın olmadığı için sığınacak yer aradığını anlattım.

Fakat bu açıklamanın bir faydası olmadı.

Öte yandan elektro şok tabancaları, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Komitesi, İnsan Hakları İzleme ve Uluslararası Af Örgütü tarafından işkence aracı olarak kabul ediliyor.

Buna rağmen bu aile bireyleri uzun zamandır asansörde, bina içinde, bahçede, otoparkta site sakinlerinin can güvenliğini hiçe sayacak kadar duyarsızca elektro şok silahı kullanmayı alışkanlık haline getirdi.

Bundan en çok zarar gören de evden atılmanın çaresizliği ile dışarıda yaşamaya alışmaya çalışan zavallı bir kedi.

Çaresiz bir kediye karşı orantısız güç olarak elektroşok silahı kullanmanın, vicdansızlık ve akıl tutulmasından başka izahı olabilir mi...

Kamera kayıtlarını izlediğinizde, zavallı kedinin yattığı yerden onları gördüğünde nasıl kaçtığını, kaçmasına rağmen elektro şok silahıyla nasıl kovalandığını gördük.

Kediye yaptıkları yetmezmiş gibi, bu zavallıyı koruduğumuz için ben ve evde kedisi olan komşuları da “Bu kediyi buradan attıracağım, bak görürsünüz” diye tehdit ediyorlar.”

Mektup böyle… Sonuna kadar okuyabildiniz mi, dayanabildiniz mi bu aşağılıklığa bilemiyorum. Ama sesimizi duyan varsa lütfen harekete geçsin. O kediyi kurtarsın, yetkililerse o çukur insanlara da hak ettiği cezayı versin. Lütfen…