KADIN

Öyle Bir Defasına

Mesut K.
Автор
Mesut K.

Düzen beni kendi içimde bir dağınıklığa itiyor. O dağınıklık içinde öyle bir düzen tutturuyor ki ruhum, akıp gidiyor hayat. Bomboş bir delhiz olmuş ömrümü böyle dolduruyor işte. Akıllara ziyan bir aşk kapımı çalıyor sonra. Sonrası, hüsran, kuru öksürük, nefes, baş ağrısı...

''Başı olan sonu olmayan hikayelerin kaderini değiştirirdin bana bakarken. Sen uzaklara bakardın, ben sana bakardım. Kaç gece uykusuz kalırdım, göğsün inip çıkarken, kafamı dayadığım. İnce bir dert yanardı, nefes alıp verişimde, tam buramda. Ne halim varsa görüyordum aynada. Sana anlatamadığım, anlatsam da anlayamayacağın bir tür kadın meselesi işte. Haklıda çıktım. Çiğnemekten yorulduğum gururum bir sabah ''kalk '' dedi. Gittim. 

Bir mektup elime ilişiyordu o sabahın köründe. 

Yine benden yana tüm haklarını helal eden bir kadın var olmuştu hayatımda. Böyle bir gidişle benden yana ne kadar hakkı varsa helal ediyordu, mektubun sonunda. Öyleyse her şey tamamdı çünkü. Çünkü helal etmek ne varsa hakkını, önemliydi. Sonra hayat sıradan ve her şey normalmiş gibi devam edebilirdi. Hakkını helal etmek bu denli mühimdi. Peki ya, ağzın helal olsun derken ruhunun en derinlerinde senin bile hissetmeyeceğin bunca yaşanmışlığın verdiği ve alışkanlıklar dolusu bunca zaman ve yarın sabah olduğunda hala arayacağın bir insan... Ya tüm bunlar neresindeydi bu hakkın? Senin bile hissetmediğin, hücrelerinde oluşan o anlamsız duygusal reaksiyonların hakkı nerede? Belki yaşam denen şey böylede ilerliyordu. Yine sabah olacaktı, simitçi amca sokaktan geçecek, trafik lambaları yanıp sönecek, bir kuş daha kanadını çırpacak, asfaltlar yeşillerle savaşacak, dünya siyaseti olduğu yerden devam edecekti...

''Şimdi saat sensizliğin ertesi'' derken belki de bunu anlatmak istemişti şair.

Yine git. Ama benden yana tüm haklarını helal ederek değil, benden yana tüm sildiğim gözyaşlarının hakkının altında ezilerek git. Utanarak git mesela, başın dimdik gitme. Eyvallah de git yada, mektupla değil. Bahaneler ardında bir deniz bırakıp bırakıp değil, mertçe git. Anlatsaydın belki anlardım, anlatıp da git.

Sevda denen şey böylesi kırık bir plak hayatımızda sürekli cızırtısını bile bile dinlediğimiz işte.

''Bir gün yanarsın benimle, bel ki bir gün benden yana tüm haklarımı helal ederim sana'' demişti. Şimdi tüm parçaları bir bir yerleştiriyorum yerine. Eyvallah.

Öyle işte bir defasına sevdim seni belki. Belki bende senden sonra ne güzel olurum. Öyle klasik laflar ile şişirmem kafanı. Afilli sözlerin de adamı değilim. 

Dümdüz söylüyorum sana, benden yana tüm haklarım, helal olmasın! Bir kaç cümle bir kaç sitem karalarım belki içim dolmasın diye, benden sonra hoşça  kalma diye.

https://www.instagram.com/mesutkapplann/