SPOR

Genç, güçlü, agresif, şampiyon: Jelena Ostapenko

metinaktasoglu
Yazar
metinaktasoglu

Fransa Açık’ta tek kadınlar finalinde Simona Halep’i 4-6, 6-4 ve 6-3’le deviren Jelena Ostapenko, 20 yaşında Roland Garros şampiyonluğuna ulaştı. Şu ana kadar gelecek vadeden bir oyuncu olarak görülen genç Jelena, artık korkulan bir şampiyon.

Genç, güçlü, agresif, şampiyon: Jelena Ostapenko

Sezonun ikinci Grand Slam’i deyip geçmek Fransa Açık’ın değerini anlatmak için çok çok yetersiz kalıyor. Muhabirler ve editörler için klasik bir giriş “Teniste sezonun ikinci Grand Slam’i…” Roland Garros bundan fazlası.

Güç ve dayanıklılığın fazlasıyla ön plana çıktığı Fransa Açık’ta şampiyon olmak her tenisçinin başarabileceği bir şey değil. Çok iyi tenisçilerin bile… John McEnroe, Stefan Edberg, Martina Hingis, Boris Becker, Kim Clijsters, Venus Williams, Pete Sampras, Andy Murray.

Bu listedeki dev isimler Fransa Açık’ta hiç zafere ulaşamamış isimler. Kendi oyuncuları ve kendi tarzı vardır Roland Garros’un ayak uydurmak zorundasınız.

Genç, güçlü, agresif, şampiyon: Jelena Ostapenko

Bölüm sonu canavarıdır Fransa Açık. Roger Federer’i hatırlayın. Yıllarca uğraşıp gelmiş geçmiş en büyük tenisçi mi değil mi soruları sorulurken yalnızca bir kez 2009’da, nispeten rahat bir yolculuk sonunda (aslında çok zor rakipleri geçti, zor maçlar oynadı, Tommy Haas’ı iki set geriden gelip mağlup etti ancak finali Nadal’la oynamadı elbette) şampiyonluğa ulaştı.

Rafael Nadal, bir röportajında Federer’in Roland Garros zaferinden sonra sevinçten ağladığını söylemişti. Tanrıyı ağlatmak kolay olmasa gerek!

Nereye geleceğiz böyle bir girizgahtan sonra? Jelena Ostapenko’ya elbette. 20 yaşındaki Letonyalı’nın zaferi öyle az buz bir olay değil çünkü. Biliyorum bir kesim kızcağızı “Abdurrahman Çelebi” olarak görüyor. Serena doğum izninde, Sharapova doping… Kerber ilk turda elenmiş. Tamam da böyle bir yere varamayız! Bu kızın ‘forehand’ gücü Murray’den daha fazla; inanılır gibi değil. Çok güçlü, çok agresif, çok istekli. WTA’in süperstar aradığı bir dönemde Ostapenko rahatlıkla o boşluğu doldurabilecek güçte. Onun doğuş ve yükseliş hkayesine şahit olmak çok eğlenceli olacak.

Genç, güçlü, agresif, şampiyon: Jelena Ostapenko

Turnuva boyunca Simona Halep’i desteklerken finalde Ostapenko’ya kayıtsız kalamıyordum. Finalde de her oyunda, her anda, her vuruşta onun hikayesi yazılıyordu. Büyük bir hayalkırıklığı yaşayan Halep maçtan sonra “Bir noktadan sonra maçın içinde seyirci gibi kaldım” diyecekti. Rakibi bu noktaya sürükleyebilmek çok önemli. Hem de Halep gibi bir rakibi.

İlk seti kaybetmişken, ikinci sette de 3-0 gerideyken Ostapenko’nun ipleri eline aldığı anda oyunu kopartacağı çok belliydi öyle de oldu. O kadar güçlü.

Tarihte Grand Slam şampiyonluğu yaşayan ilk Leton artık kendisi. Ülkenin tarihinin gördüğü en önemli tenisçi olduğu da şimdiden kesin. Hem de 20 yaşında. Çok uzun bir kariyer var önünde ve WTA’de yenemeyeceği rakip şu an yok. “Günümdeysem ve iyi vuruyorsam. Her şey mümkün” dedi zaferinden sonra ve sonuna kadar haklı.

Bu sene Avustralya Açık’ta üçüncü turda Karolina Pliskova karşısında son setinde 5-2 öndeyken eli ayağına dolaşmış ve maçı kaybetmişti. 2016’da Yeni Zelanda’da Auckland Açık ikinci tur mücadelesinde Naomi Broady’ye kaybederken sinirlerine hakim olamamış, raketini fırlatmış ve raket, bir ‘ball boy’a isabet etmişti.

Şimdilik bu tarz sorunları çözmüş gözüküyor. Ancak bu gözler Hingis’i de gördü. Dolayısıyla Ostapenko’nun her hareketi dikkatle takip edilecektir artık. Gözler üzerinde tarih sayfalarında onun için ciddi bir alan ayırdık. Bakalım ne kadarını zaferlerle dolduracak! Bence neredeyse hepsini...