SPOR

Tarih Wembley’de yazılacak: Joshua vs Klitschko

metinaktasoglu
Yazar
metinaktasoglu

Anthony Joshua ve Wladimir Klitschko bu akşam (29 Nisan) boks tarihinin en önemli maçlarından birinde karşı karşıya gelecek. Wembley, çimlerinde tarih yazılmasına alışık. Peki ya gecenin aktörleri? 90 bin kişi önünde başrol Joshua, yenilmemesi gerektiğini biliyor. Klitschko ise hala en iyi olduğunu göstermenin peşinde.

Tarih Wembley’de yazılacak: Joshua vs Klitschko

Sporun en önemli görevi insanları bir araya getirmek, en ulvi hedefi ise nesillere ilham vermek. Bu noktalardan bakıldığında -ki doğru olan spora bu noktalardan bakmaktır- boks ayan beyan bir spor. Hatta dünyanın hiç tartışmasız en önemli sporlarından biri.

Yarattığı figürlerle, yıldızlarıyla, ilham verdiği unutulmaz filmlerle, tüm heyecanıyla boks bir fenomen. Bu fenomenin son yıllarda yarattığı en önemli yıldızlardan biri de Anthony Joshua. İngiliz ağır sıklet 27 yaşında ve kariyerinin zirvesinde. 2012’de Londra’da olimpiyat şampiyonu olan Joshua, oyunların ardından profesyonel kariyerine başladı ve bu güne kadar 18 maça çıktı. Bu maçların hepsini nakavtla kazanan Joshua’ya bir maçta en uzun süre direnen isimler Dillian Whyte ve Dominic Breazeale oldu. İki boksör de AJ’e 7 raunt dayanabildi. Whyte ve Breazeale maçları arasında Chris Martin’i nakavt ederken ise adını ve yumruğunu tarihe yazdırmayı başarmıştı.

Joshua, Martin’i müsabakanın ikinci raundunda yatırarak Muhammed Ali’den bir yaş önce ve sadece 16. profesyonel maçında IBF altın kemerinin sahibi olmayı başarmıştı. Bu muhteşem bir başarı. Kavgalara karışan, serserilikle haşır neşir, boksu bir “adam dövme aracı” olarak gören hatta tüm bu sebepler ve daha fazlası nedeniyle 2009’da Reading Hapishanesi’ni boylayan Joshua, savurduğu yumruklarla dünyanın zirvesine adım adım ilerliyordu.

Reading Hapishanesi’nde çok değil iki hafta kalmıştı belki ancak bu süre ona yetti. Yetecek elbette. İki hafta, iki gün, iki saat, iki dakika. Ne fark eder? Ayağında elektronik bilekliğiyle tahliye oldu, dersini almıştı… Demek isterdim ancak 2011’de çantasında hafif uyuşturucuyla yakalandı ve milli takım kadrosundan çıkarıldı. Kariyeri bitebilirdi ancak o kadar yetenekliydi ki…

Londra 2012’de Büyük Britanya’yı temsil etme şansı yakalayınca bunun elindeki son fırsat olduğunu çok iyi biliyordu. Ali ve Frazier gibi o da olimpiyat altını kazanmalıydı. Başardı ve her şey böyle başladı.

Tarih Wembley’de yazılacak: Joshua vs Klitschko

İnanılmaz fiziği, güçlü yumrukları, hızı, gençliği ve yakışıklılığıyla Ali’ye benzetiliyor. Tabii ki dört yüz kırk fırın ekmek yemesi gerekiyor ve Joshua artık bu yolda gerekeni yapabilecek ciddiyete sahip. Ama her şeyden önce bu tartışmaların ve kıyaslamaların ciddi bir şekilde yapılabilmesi için önündeki maçı kazanması lazım. Şu zamana dek rakiplerinin onu zorlayacak güçte olmadığı Joshua ile ilgili eleştirilerin ve soru işaretlerinin başında geliyordu. Şimdi karşısında biçilmiş bir kaftan ve bir efsane var. Wladimir Klitschko.

Tarih Wembley’de yazılacak: Joshua vs Klitschko

Boksun sakin gücü, hanımdan yana biraz daha şanslı bir modern zamanlar Ivan Drago’su, 1996 olimpiyat şampiyonu, Dr. Steelhammer. Boksa damga vuran Klitschko kardeşlerin ufağı 41 yaşındaki Wladimir, Tyson Fury’ye (kendisi bambaşka bir yazının konusu olabilecek kadar sansasyonel bir isim) kaybettikten sonra ilk kez ringe çıkacak.

Büyük tecrübe, soğukkanlılığı, karizması, disiplini ve olaylardan uzak duran yapısı ile tam bir idol. Joshua kendisine büyük bir saygı besliyor ve bu böyle olmak zorunda. Wladimir 68 profesyonel maçta 64 galibiyet almış olsa da tahmin edebileceğiniz üzere burada hikaye Joshua üzerinden dönüyor. Bu işler böyle. Dev müsabaka Joshua’nın evinde İngiltere’nin en önemli spor mabedi Wembley’de gerçekleşecek. 80 bin bilet satıldı ancak tribünlerde 90 bin kişi olması bekleniyor. Klitschko bariz bir şekilde dezavantajlı ancak soğukkanlılığı onu kurtarabilir.

Gücünün yanında ciddi bir taktisyen olan Klitschko, Joshua’dan 14 yaş büyük ancak fiziksel olarak tahmin edildiği kadar dezavantajlı değil. Bu da akıllara maziden bir karşılaşmayı getiriyor: The Rumble in The Jungle. Yani, Ali’nin Foreman’ı nakavt edip tarihin gelmiş geçmiş en iyisi olduğunu iddia ettiği (sonuna kadar haklı) o tarihi maç. Kinşasa’da ikili ringe çıkarken genç şampiyon Foreman, neredeyse tüm otoriteler tarafından favori gösteriliyordu ancak Ali kariyerinden hiç olmadığı kadar stratejik dövüştü ve 60 bin kişinin önünde galip gelmeyi başardı.

Klitschko’nun elinde aynı o maç gibi efsaneliğini perçinleme şansı var. Ama parantez içinde belirtmek lazım ki kim kazanırsa kazansın her türlü Ali’ye benzetiyoruz! Klitschko kazanırsa Foreman’ı yenen Ali’yi, Joshua kazanırsa Liston’ı yenen Ali’yi hatırlayacağız....

Tarih Wembley’de yazılacak: Joshua vs Klitschko

Velhasıl, Wladimir dezavantajlı değil ancak bir dönemin sonuna mı gelindi sorusu akıllarda. Şu an Kiev Belediye Başkanı olan Vitali 2013’te emekli oldu, Nisan 2004’ten bu yana yenilmeyen Wladimir, Kasım 2015’te mağlup oldu. Kardeşler, bir dönem bütün kemerlere sahipken şimdi Wladimir ilk kez tamamen meydan okuyan konumunda. Anlayacağınız tarihin en önemli boks maçlarından birine tanık olacağız. En son Lennox Lewis’in Mike Tyson’ı devirdiği maçtan önce bu kadar heyecanlanmıştım. O zaman 13 yaşındaydım ve bir şekilde sabaha karşı o maçı izleyebilmiştim. Hayatımın en önemli spor anılarından biri oldu o maç. O anların bir yenisine, tarihe tanıklık etmeye çok az kaldı...