KADIN

Mona lisa, maskemin diğer yarısı.

Yazar
Mona lisa, maskemin diğer yarısı.

İki de bir seni yoklamamın tek sebebi, senin beni her zaman kendi kendime söylediğim ama etrafımdaki hiç kimsenin bana kondurmayı aklının ucundan bile getirmediği o kisveyle damgalamış olman.
Yani götün teki olduğum gerçeğini sadece ikimizin bilmesi.

Mona lisa, maskemin diğer yarısı.

Sana o kadar ihtiyacım olduğunu hissediyorum ki… Ne zaman bir yanlış yapsam yüzün beliriyor karşımda ve yüzüme vuruyor kötülüğümü, vicdanımın yargıcı oldu senin yüzün, sanki sen de diğerleri gibi iyi biri olduğumu düşünürsen tüm kirlerimden arınacakmış gibiyim.
Sanki seni kandırırsam bir tek kendimi kandırmak ya da yok etmek kalacakmış gibi. Sanki boşluk daha huzurlu olacakmış gibi. Ama gerçeğimi benden başkası bildiği sürece rahat edemiyorum, rolümü unutuyorum, noktalayamıyorum hiç bir şeyi, hep yarım hissediyorum. Yarım sevgili, yarım memur, yarım evlat, yarım adam gibi...

Mona lisa, maskemin diğer yarısı.

Hayır sen öteki yarım değilsin, hatta yemin ederim içtiğimiz akşam erkek boxerı giydiğini söylemenden başka, cinsel anlamda hiç bir şekilde ne etkilendim senden ne de tetikledin beni. Sen o yıl başı bana, yaptığım götlükten sonra öyle bir şey hissettirdin ki.
Ne hatırşinas dostlar, ne küllenmiş aşklar, ne şehvet çıngıraklı kadınlar senin hissettirdiğini hissettirmedi bana.
Sanki sen kareli gözlüklerin cübben ve elinde kalemimle kürsüdesin, bense iki büklüm çırıl çıplak karşında. O kadar zayıfım ki senin karşında, üzerimdeki etkini bilseydin beni kölen bile yapabilirdin ya da kalemimi kırabilirdin.Ama sen hepsinden kötüsünü yaptın!
Maskemi ikiye böldün yarısını çantana attın ve kayboldun...

Ben hiç birşey olamayan bir adamım.Tek rahat edebildiğim yer vicdanımın beni yakalayamadığı o karanlık ve dolambaçlı arka sokaklar.Tek ilacım unutmak.Tek dayanağım yarısı sende kalan maskem benim mon alisa.

Adını bile hatırlamıyorum ama yüzün, o benim ciğerimi okuyan, kalbimi kavuran irdeleyici bakışlarıyla hep karşımda beliriveriyor bazı zamanlarda, mesela zoraki gülümserken aslında hiç sevmediğim birine, hal hatır sorarken bakıyorsun dik dik bana, ya da sadece bedenine ihtiyaç duyduğum bir kadına iltifatlar yağdırırken bir barda, sahil kenarında ya da orda burada, karşı masada biranı yudumlayıp, yarım ve ukala bir gülüşle bakıyorsun o gece sadece tenini arzuladığım dudak tiryakisi kadına ve bana...

Hayır ben özgürlüğümü değil maskemin sende olan yarısını istiyorum mon alisa...

Mona lisa, maskemin diğer yarısı.

Aslında ne kötü ki sen asla bilmedin ve anlamayacaksında bana yaptığın kötülüğü. Bunu gerçekteki sen değil, bir cümlenle vicdanımda kurguladığım senin yüzünü taşıyan mon alisa yaptı bana...

Yine de bilmeni istedim, sen benim geriye kalan bütün hayatımı mahvettin, bütün oyunlarımı bozdun, bütün oyuncaklarımı kırdın ve bütün biletlerimi yaktın.
Ben artık hiç bir şeyi olmayan yarım bir adamım mon alisa, Ben artık loş bir odada tek başına yaşayan, hiç çiçekleri olmayan kahverengi yapraklı bir saksı bitkisiyim.

Bir daha baharı asla göremeyecek ama kesilene kadar dik durmak zorunda olan akbaba yuvası içi geçmiş bir tomruğum. Ben artık yalnızlığım mon alisa. Sen de bunun tek sebebi...

Mona lisa, maskemin diğer yarısı.