SEYAHAT

İnsan gözleri açık rüya görür mü ?

Yazar

İnsan gözleri açık rüya görür mü ? Her daim bulutların üzerinde olmak rüya mıdır ? Mavi beyaz yeşil, üçlü bir aşk çemberi.. Kaçkarların doruğunda oynaşıp dururlar.. Hiç bu aşık görme fırsatınız oldu mu ? Olmadı mı ?! O zaman yanaşın yamacıma, size bu aşkı anlatayım.. Biraz uzun olacak, sıkılmayın olur mu ?

2006 yazıda icra edilmek üzere öğretmen olan bir akrabam ile kamp planı yaptık. Rize Çamlıhemşinliyim bu arada.. Bizim buralarda yayla falan çok.. Gezip görmek lazım diye şöyle çadırlı ateşli yürümeli kamp yapalım dedik.. Kıştan hazırlık yaptım.. Çanta, çadır, su geçirmez ayakkabı falan tedarik etmek lazım, hiç kolay işler değil.. Memlekette iken çaya geldi bizim öğretmen çıkarken “hazırlığı yap, sabah 5 de hazır ol ki yayla servisine yetişelim” demesiyle bizim kamp macerası başladı. Çantayı hazırladım gece ıvır zıvır bir sürü şey, daha önceden listelemiştim. Bir yandan da “yahu ne gerek var, o kadar yolu kim yürüyecek” diye tembellik yapıyorum yatağımda sağa sola dönerken. Sabah 5 de sersem halde kalktım, acele ile çantayı kaptım, koşa koşa servise yetiştim. Öğretmen bey de orada idi, buluştuk. Servis değim de şöyle külüstür bi minibüs gerçi daha sonradan tayyar olarak meşhur olacaktı. Yaklaşık kırkbeş dakikaya yaylada olurduk, sonuçta dağa tırmanıyorsun kolay değil az sabır..

İnsan gözleri açık rüya görür mü ?

Ufak tefek molalarla yaylaya ulaştık. Yaylamız avusor yaylası, yaklaşık 2200 m civarlarında rakım. Çocukluğumun başkenti, en güzel anılarım.. Şimdilerde sadece truzime mahkum olan boş evlerle dolu yer.. Bu karbonmonoksit taşıyıcıdan iner inmez Abdullah dayımın koştum, daha önceden haberi vardı, kahvaltıya bekliyordu.. Ellerine sağlık bir kahvaltı hazırlamıştı ki hiç ayrılasım yoktu.. Çantaları sırtlandık başladık yürümeye.. İlk durak altıparmak dağı eteklerini aştıktan sonra kaçkar gölünde kamp yapıp gece orada kalacakmışız, rehberimizin planı o şekilde..

İnsan gözleri açık rüya görür mü ?

Daha önceleri sadece yayla içi ile sınırlı olan dünyam yürüyüşe başladığımız 4 saat boyunca neredeyse hiç konuşmadan daha önce pek de ilgimi çekmeyen doğa örtüsünün ilgisini ve tabii ki muhteşem altıparmak dağları eteklerini geçerken hayretler içerisinde yürüyordum.. 2000m küsürlerde bulunan o zaman niye yapmışlar ki dediğim dadala pansiyonda öğle yemeği yedik. Dört saatin sonunda bir koltuğa oturmak rahatlıktı fakat daha önümüzde akşama kadar sürecek bir yürüyüş yolu vardı

İnsan gözleri açık rüya görür mü ?

Saat 3 gibi taşlık dik bir yamacın üzerine ulaşık, öğle yemeğinden beri yokuş yukarı yürümek beni hayli yordu, ayaklarım titriyordu artık. Zor bela yamaca çıktım, çıkar çıkmaz çantayı bir tarafa kendimi bir tarafa attım. O anda farkedemedim ama yamaç önünde boğaz gibi uzanan sislerin doldurduğu sis denizi vardı, çok namını duydum ama hiç görmemiştim. Aaaa bak diyecek oldum ki bizim öğretmen bey çoktan o tarafa dönmüş, düşünceye dalmıştı. Hayran hayran seyrettim, kayık koysan yüzer gibiydi. O ara “buralarda bir göl olması lazımdı, yanlış mı geldik aceba?” diye bir cümle attı ortaya bizim öğretmen. Bende bi tedirginlik. Ulan cidden mi, yanlış olabilir mi derken bi kolaçan etmek üzere gitti. Ben kaldım yamacın başında tek başıma. Montumun fermuarını son bir kalmış bir iki dişini daha çekerken ki sis rüzgar taşıyordu ve soğuktu sisin bir tiyatro perdesi gibi açılmasını seyrettim canlı canlı.. Ve Perde…

İnsan gözleri açık rüya görür mü ?
İnsan gözleri açık rüya görür mü ?

Sis tamamen açılıp gölü tamanen gördükten sonra, çantamı kaptım koşar gibi indim yokuşu. Gölü bir an önce yakından görmem lazımdı. Bu havada bir iki kare fotoğraf çekmem lazımdı. Göle ulaştım, fotoğraflar çektim, gölün etrafını dolaştım, çadırı kurduk, konserveleri akşam yemeği için hazırladık, ateş yakıp keyif çayı içtik. Çadırı kuruduğumuz alanın tam arkasında ufak bir şelale, gölü dolduran suyun kaynağı. Sesi harika. Zaten o ses beni akşamın o kadar erken saatinde derin uykuya daldıran, bir de yorgunluk vardı tabii ki.

İnsan gözleri açık rüya görür mü ?

Sabaha karşı ben uyandım, çayı falan hazırla derken anca uyandı bizim öğretmen. 12 saat uymanın uyuşukluğu ile sallana sallana yaptık kahvaltıyı. Bu günkü plan golazena yaylası ve sırt yaylasıydı.

İnsan gözleri açık rüya görür mü ?

Muhteşem manzaralar eşliğinde ulaştık golazena yaylasına, vanak dedikleri (yani yayla içi, merkezi gibi bir anlamı var ama lazca değil, hatta bazıları Ermenice olduğunu ve klise kurulması için ayrılan alan demek olduğunu şiddetle vurguluyorlar) çok ev falan olunca o yaylaları sevmiyorum ben yayla dediğin evleri çevreye dağınık olacak ki kendini hakim hisset dağlara ovalara.. o yüzden pek sevmedim golazena yı.. Ha bu arada golazena lazca da yayla düzlüğü demek. Pek de düz sayılmazdı ya neyse. Yayla bakkalı bulduk oturduk demli çay içtik, yaylacılarla sohbet ettik, o sene çok fazla ot olmadığından yakındık onu da don ve buzun çok olmasına yorduk, nerelisin kimlerdensin muhabbetine girdik, akraba çıkmadan kaçalım dedik. Malum bizim asıl hedef sırt yaylası. Yavaş yavaş yola konulmanın sırası…

İnsan gözleri açık rüya görür mü ?

Öğle zamanı idi golazenadan çıktığımız ve akşamüzeri idi ve sal yaylasına ulaşmak üzereydik, ben bitkin haldeydim. Aklımda sadece çadırı bir an önce kurup uyumaktı. İyi de yürüyordum ama bu parkur beni oldukça yormuştu, ki iki yayla arası bayağı uzaktı. İkinci ya da üçüncü moladan sonra yayla girişinde birkaç ev göründü. Yaylaya girişimizde müthiş manzaralarla karşılaştım, hem de akşamüzeri olmasına rağmen muhtemel hava bozuk olması gerekirken.

İnsan gözleri açık rüya görür mü ?

Sal yaylası manzarası büyülemişti beni, ne yorgunluk kaldı ne bitkinlik. Akşam geç vakitte kurabilmiştim çadırı. Manzaranın büyüsü ile uyudum. Sabah kahvaltı için kalktığımda sanki bulutlar üzerinde ufak bir adada mahsur kalmıştık. Siz 2600 m de bulutlar üzerinde bir adada mahsur kalsanız yanınıza alacağınız üç şey ne olurdu ? Sırt yaylasına hayran kalmıştım, tam 4 gün kaldık. Tüm stoklarımız tükenene kadar orda kaldık. Toparlanıp giderken gözüm arkada kalmadı dersem yalan. Dört gün içinde yaylacılar ile bayağı ahbap olduk, giderken üzülen bile oldu. Aralarından birisi yürüyerek gitmeyin, yorulursunuz dedi de biz aldırış etmedik de koyulduk yola. 

İnsan gözleri açık rüya görür mü ?
İnsan gözleri açık rüya görür mü ?

Yol üzerinde eski püskü bir kamyon denk geldi, bayağı olmuştu yürüdüğümüz. Şoför bir an durdu, yürümeyin bekleyin geri dönecem diye bir şeyler konuştu fakat bu sefer ciddiye aldık. Kamyon geri dönene kadar çay bile demledik. Geri döndüğünde öne öğretmen bey, kasaya ben çıktım. İyi ki kamyonu beklemişiz, yollar fena karmaşıktı biz nereye düşeceğimiz belli değildi. Merkeze kadar indirdi şoför, sağ olsun. Merkezden Çamlıhemşin e ayrı bir minibüsle giderken fotoğraf makinesindeki fotoğraflara bakarken bir hüzünlendiğim doğrudur.

Teşekkürler….

İnsan gözleri açık rüya görür mü ?
İnsan gözleri açık rüya görür mü ?
İnsan gözleri açık rüya görür mü ?