EDEBIYAT

Çok şaşıracağınız Yaşar Kemal, Orhan Veli ve Sait Faik anısı

Yazar

Yazarların edebiyat dünyası içindeki yaşamları, yoksullukları, anıları gün geçtikçe kıymete biniyor. Şair ve yazarların, yazı dışında gerçek hayattaki ilişkilerine de gıpta ile bakılır. Bu durum sanki geçmiş zamanlar için geçerlidir. Nerede o eski edebiyat masaları, aynı evde yapılan edebiyat tartışmaları, yakınmasını da beraberinde getirir şimdilerde. O günün koşulları, siyasi ortamı da yazarların birbiriyle olan ilişkilerine şekil vermiştir. Hal böyle olunca, yazarların aynı evde uykuyu paylaşmaları, zamanın çoğu rakı masasında geçirmeleri, atışmaları da kaçınılmaz olmuş. Orhan Veli'nin hayli ilginç yaşamı içinde şimdiye taşınan manzaralar hem güldürüyor, hem de hüzünlendiriyor. Yani sadece şiirlerde geçen bir garip Orhan Veli miydi? Elbette değildi. Her şeyden önce insani yönleri de ortaya çıkmıştır. Sait Faik ile olan sıkı fıkılığındaki hikaye de onu ortaya serer. 

Refik Durubaş 2014 yılındaki köşe yazısında, Cevat Çapan'ın aktarımıyla Yaşar Kemal, Sait Faik ve Orhan Veli'nin anısını şöyle anlatır:

Cevat Çapan, Sabahattin Eyuboğlu’nun Ankara’daki evinde yaşanan bir olayı anlatıyor:

Eyüboğlu’nun evinin kapısı her zaman açıktır. Dostları eve istediği zaman giriyor, yiyor içiyor, sohbet ediyorlar.

Bir gün Orhan Veli de eve geliyor, fakat kapı kilitli...

Hemen bir kâğıda şunları yazıyor ve pencereye iliştiriyor:

“Kapılar, pencereler salvetime bigane

Bu değil sanki her gün geldiğimiz devlethane”

Orhan Veli’nin bir özelliği de Eyüboğlu’nun evinde yatacak yer bulamayınca ayakta uyuması...

Yaşar Kemal, bir gün Adana’dan gelir ve evde bir yere kıvrılarak yatar.

Sabah kalkınca duvara dayanmış birinin uyuduğunu fark eder. Biraz dikkatli bakınca uyuyanın Orhan Veli olduğunu görecektir.

Savaş Dinçel de Mücap Ofluoğlu’dan duyduğu bir anıyı şöyle aktarmaktadır:

Orhan Veli ile Sait Faik’in işi gücü yoktur. Can sıkıntısından Eftalikus kahvesinde oturup her gün birer Cumhuriyet gazetesi alarak bulmacalarını çözerler. Bulmacayı kim önce bitirirse ötekine rakı ısmarlayacaktır. Fakat Orhan Veli her gün Sait Faik’i yenmektedir.

Sonunda Sait Faik isyan bayrağını çeker, “Nasıl beceriyorsun lan, her gün rakıyı bana ısmarlatıyorsun?” der demez Orhan Veli sakin bir biçimde yanıtlar:

“Çünkü Cumhuriyet’in bulmacalarını ben hazırlıyorum.”

Gelibolu’da Orhan Veli ile askerliğini yapan Mehmed Kemal’in anlattıkları da bu ballı anıların kaymağı olarak okunsun...

Salim diye bir meyhaneci vardır. Orhan Veli’ye veresiye veriyordur. Orhan Veli de kaytardığı günler soluğu Salim’de alıyordur.

Orhan Veli’den sonra Mehmed Kemal de Salim’in meyhanesine dadanır. Orhan Veli gidiyor diye değil, daha ucuz başka yer olmadığı için...

Orhan Veli arada bir talimi asacak ve çadırın kapısına da şöyle bir kâğıt iliştirecektir:

Herkes gider talime

Orhan gider Salim’e...

Çok şaşıracağınız Yaşar Kemal, Orhan Veli ve Sait Faik anısı