SINEMA & TV

Kemal Sunal hangi filmde gülmedi?

Yazar

Ben bu dünyada çoğu şeye inandım da bir Kemal Sunal'ın öldüğüne inanmadım. Filmleri mi, onun yüzünden akan gülücüğü mü, onu yaşatıyordu, bilemedim. Ya da günün belirli saatlerinde birçok televizyon kanalında filmlerinin gösterilmesi mi? Sinemanın geç geldiği, hatta hiç gelmediği kentlere Kemal Sunal da geç gelmiştir. Mevsimden mevsime iki şehir arasında gidegelen göç nedeniyle televizyon bazen diğer evde kalırdı. Bu yüzdendir, mahallede, "akşam Kemal Sunal filmi var," sözü çocuklar arasında dolaşınca biz de hangi eve gitsek de filmi izlesek düşüncesine dalardık. Saat yaklaştıkça, bu düşünce daha da içte debelenir, korkuyla en son anneye denir. İzin verilince yüzümüzdeki renk de değişirdi. İşte o yıllarda başlayan Kemal Sunal sevgisini hiç bitmeden kendini sürdürüyor.

Sunal'ın filmlerinde her daim şu algı vardır; kendi çekmiş, kendi oynamış, yönetmeni, senaristi ve diğer çalışanları arka planda tutmayı bırakalım, hiç görülmemiştir. Bu Kemal Sunal'a mal edilen güzelliğin bir ürünüdür. Şaban deyince sadece ve sadece Kemal Sunal'ın akla gelmesi bir tesadüf falan değildir, onunla özdeşleşmiş bir kimliğin tahakkümüdür.

Kürtçe uzun bir havada geçiyor, "Dünyada yaşlılık olsun da ölüm olmasın," diye. Yine Abbas Kiorastami'nin Rüzgar Bizi Sürükleyecek filminde geçen bir diyalog:

- Affedersiniz doktor, buyurun ne diyordunuz?

- Hastalığı ne?

- Hiçbir belirgin hastalığı yok. Sadece yaşlı ve güçsüz. Bir deri bir kemik kalmış. Durumu hiç de iyi değil.

- Yaşlılık berbat bir hastalıktır.

- Evet ama daha kötüsü de var. Ölüm...

- Ölüm mü?

- Evet. Ölüm en kötüsü. İnsan, bu güzel dünyaya, tabiat harikalarına ve Allah'ın nimetlerine gözlerine kapadığı zaman, bir daha hiç geri dönmeyecek demektir.

- Öbür dünyanın daha güzel olduğunu söylüyorlar.

- Öbür dünyanın daha güzel olup olmadığını, kim görüp geri dönmüş ki?

Velhasıl söylendiği gibi ölüm bu dünyada çaresi olmayan tek hastalık. Bazen de dünyadan gitmenin tedavisi olarak görülür. Kemal Sunal deyince yüzünde o beliren gülümseme gelir, ışık ışık gözleri gelir, mimikleri gelir, gülüşüyle, yaptıklarıyla halkları anbe an güldürmesi gelir. Onun gülen yüzünden başka sanırım benim gibi kimse de başka yüz düşünmez.

Kemal Sunal oynadığı en son film olan Propaganda'da farklı bir yüz ve karakterle karşımıza çıkar. Hiçbir reklam filminde oynamayan, hatta buna şiddetle karşı çıkan güler ve güldüren yüzün yerini, daha ciddi ve sert bir yüz almıştı Propaganda filminde. Filmde yer yer güldürü olmasına rağmen bu Kemal Sunal'a neredeyse uğramaz. Bu yüzden Propaganda filmi, Kemal Sunal'ın oynadığı bütün filmlerin içinde ayrı bir yerde durur.

Tam da şu an, kesinkes herhangi bir kanalda Kemal Sunal filmi gösteriliyordur. 

Kemal Sunal hangi filmde gülmedi?