EDEBIYAT

Ünlü yazarın karısıyla yaptığı ilginç evlilik sözleşmesi

Автор

Bir kalem, bir defter, bir masa, yazmak için yeterli değil. Yazmak eyleminde çevre şartları, kimi yazarlar için önemliyken kimileri için de o kadar önemli değil. Ama yazıya oturunca aranan en önemli şey sessizlik ve tek başınalık. Bu yalnızlığın için yazar kendi düşünce sınırlarını bulunduğu yerden başka yerlere taşır. En ufak bir gürültü, yazarın bütün düşüncesinin dağılması demektir. Kimi yazarlar bunun önlemini alsa da önüne geçemediği bazı durumlar vardır. Çoğunlukla çalışma alanlarında yapılan sözleşmeler dışında yapılan evlilik sözleşmesi de dikkat çekmektedir. Ünlü yazar Kurt Vonnegut'un eşiyle yapmış olduğu sözleşme önemli bir örnek olarak gösterilmektedir.

Kurt Vonnegut'un Letters kitabında yer verdiği, eşiyle yaptığı evlilik sözleşmesi şöyle:

“Ben, Kurt Vonnegut, aşağıdaki taahhüt listesine sadık kalacağıma yemin ederim.

Karımla yaptığımız anlaşmaya göre, karım bundan sonra dırdır etmeyecek, sözümü kesmeyecek, çalışırken beni rahatsız etmeyecek.

Ben de buna karşılık haftada bir kez kendi seçtiğim bir gün ve saatte mutfağın ve banyonun zeminini temizleyeceğime dair söz veriyorum.

Sadece bu değil, ayrıca işimi temiz ve eksiksiz yapacağım, küvetin altını, tuvaletin arkasını, lavabonun altını, buzdolabının altını, köşeleri, yerinden kaldırabileceğim eşyaların altını güzelce temizleyeceğim, baştan savma bir iş yapmayacağım.

Ayrıca işimi yaparken, ‘kahretsin, orospu çocuğu’ gibi sinir bozucu küfürler içeren bir dilden uzak duracağım.

Eğer bu maddeye uymazsam, karım dırdır etmede, sözümü kesmede, ne kadar yoğun olursam olayım temizlik bitene kadar beni rahatsız etmede özgür olacak.

Giymediğim kıyafetlerimi ve ayakkabılarımı dolaba koyacağım. Asla kirli ayaklarla evde gezinmeyeceğim, çöp atmaya çıktığımda terliklerimi giyeceğim, ayağımı paspasa silmeyeceğim.

Kullanılmış dosya, boş sigara paketi, gömlek yakasına geçirilen karton parçaları gibi şeyleri yerde ya da sandalyede bırakmayacağım, çöp kutusuna atacağım.

Anlaşmaya göre, karım çamaşırları toplayıp çamaşır sepetine atınca ve sepetten çamaşırları alıp koridorda görünen bir yere koyunca, bahsi geçen çamaşırları koyulmalarının üzerinden üç gün geçmeden çamaşırhaneye götüreceğim; götürdükten sonra iki hafta içinde de geri alacağım.

Sigaramı ve küllerini karımın çok sevdiği ve 1945 noeli için aldığı kırmızı deriden yapılan çöp kutusuna atmayacağım. Böylece bahsi geçen çöp kutusunun güzelliğine zarar vermeyeceğim.

Karım benden bir şey isterse ve bu isteği bir erkeğin yapabileceği bir şeyse (karım hamileyken) isteğini takip eden üç gün içinde yerine getireceğim.

Eğer bu kuralları mantıksız ya da özgürlüğümü kısıtlayıcı bulursam onları değiştirmek için nazikçe tartışmalar yapabilecek, yeni teklifler sunabileceğim.

Bu sözleşme çocuğumuz doğana kadar geçecek süre boyunca, eşim doğumdan sonra eski gücüne kavuşup zor meşgalelerini yeniden yapacak gücü bulana kadar geçerlidir.”

Ünlü yazarın karısıyla yaptığı ilginç evlilik sözleşmesi