MAGAZIN

Elçin Sangu "yeter" dedi

Yazar

Birilerinin bunu demesi gerekiyordu. Yani ben dediğimde bir şey olmuyor. Muhtemelen siz dediğinizde de pek bir şey değişmeyebilir. Olayı bilmeyenler için iki karede özetini vereyim.

Posta gazetesi, genç oyuncu Elçin Sangu ile ilgili bir haber yaptı: "Elçin Sangu hamile mi?" 

Aslında bu bir haber de değildir ancak, bunu daha sonra tartışalım. 

Elçin Sangu "yeter" dedi

Oyuncu, muhtemelen bu haberi gördü ve okudu. Hamile olup olmadığını öğrendi. Bunun için 16 sayfaya tıklaması, 3 reklam görmesi ve bir konut projesinden 2+1 ev almaya karar vermesi, bunun için de kredi çekmesi gerekti. 

Bu süreçler, onu muhtemelen sinirlendirdi. Son dönemde, yani ülkede her gün çeşitli yerlerde bombaların patladığı, huzurun kalmadığı günlerde bu tarz haberciliğe daha farklı bir tepki gösterdi. 

Elçin Sangu "yeter" dedi

Masa başında karaktersiz haberler uydurma... Demek ki her şey yalanmış! 16 sayfaya tıklamak, reklama gitmek ve kredi çekmek bir kurguymuş!

Hadi ona alıştık. Ana akım medyanın 18 tarafı rezidans projesi bannerları ile çevrili haberlerine.

Şimdi bir düşünün...

Can acıtan noktası bu. Şu an bunu okumadığınızı düşünün. 3 ay önce askere gittiğinizi, eğitimi tamamladıktan sonra Fırat Kalkanı Harekatı için bölgeye intikal ettiğinizi, günlerdir çatışmaların içinde olduğunuzu düşünün. 

Ve esir alındığınızı. 

Aileniz, arkadaşlarınız, belki sevdiğiniz... Ülkeniz, mahalle bakkalınız, eski patronunuz, halı saha maçı yaptığınız ekip, her gün 3 TL'lik iddaa kuponu yaptığınız bayiniz. 

Düşünüyorsunuz ki, "ULAN BEN SINIRIN ÖTESİNDE, ESİR ALINMIŞIM BU ÖRGÜTE, HERHALDE HERKES BENİ DÜŞÜNÜYORDUR". Düşünmeyin. 

Çünkü düşünülmüyorsunuz. Çünkü bilmiyorlar. 

Halı sahalar aynen devam ediyor. Bayi yine kalabalık. Pazar günü ya, İtalya B ligine beraberlikler veriliyor bugün. Eski patronunuz ekonomik gidişattan endişeli, ama o da sizi unuttu. 

Görevi bu insanlara, "sizi anlatmak" olanlar ise ne anlatıyor biliyor musunuz? 

Elçin Sangu hamileymiş. Olsa neyse, o da değilmiş. Bir tık da olsa rahatlayın. En azından Elçin, güzel bir yanıt vermiş...