FOTOĞRAF

Kutsal Bakire

Yazar

Böyle trajikomik bir anımdan sizleri mahrum bırakmak istemedim. Ben mi şanssızım yoksa babam bir müneccim mi? derken kendimi şuanda yapayalnız buluyorum. Hayat adeta benim yalnız kalmam için elimi uzattığım her kapının kolunu kırıyor. Siz şimdi çok abartıyorsun demeden önce ben anlatmaya başlayayım en iyisi.

Kutsal Bakire

Sınıfımıza geçen dönem gelen Rahim'in sınıf kapısından ilk defa girdiği o anda kulaklarımda çalan o "Only You" şarkısını hala unutamıyorum diyebilirim. Rahim benim ilk aşkımdı ve aynı zamanda popüler bir çocuktu dolayısıyla hislerimi içimde patlamaya mahkum bırakıp hiç bir zaman açılamadığım bir platonik aşk olarak kaldı. Belki babam o anı bozmasaydı iyi bir başlangıçta yapabilirdik. Üç gün sonra fizik sınavımız var ve ben ilk sınavdan 90 almış olmanın rahatlığıyla çokta takılmadım bu konuya, fakat takılan başka biri vardı, evet bu kişi Rahim'di. Normalde sınıfta günaydın, 0.7 ucun var mı? Yedek kalemin var mı? hoca ne dedi? dışında pek fazla konuştuğumuz söylenemez ama Rahim'in ilk sınavdan aldığı notunun 35 olması yine okulla bağlantılı olsa da stabil iletişimimiz dışında iletişimimizi farklı bir boyuta getirdi. Rahim benden üç gün sonraki fizik sınavı için onu çalıştırmam konusunda ricada bulundu, tabi ki de ben bu fırsatı kaçıramazdım ve kabul ettim. Okul çıkışı çalıştırabileceğimi söyledim, o da tamam nerede çalışalım dedi. İşte o an kafamda çakan şimşekler ( çakmaz olaydı) ile bizim evde çalışabiliriz dedim, dedim de sorun bir neden dedim çünkü annemle babam çalışıyor ve ne tesadüftür ki ikisininde mesaisi var bu gün. O an kendi kendime dedim ki Allah'ım bu bir işaret mi? Okul çıkışı birlikte bizim eve gittik çalışma masam odamda olduğu için odamda çalışmaya karar verdik. Ben tatlı tatlı fizikle ilgili formüllerden bahsederken sıkılmaya başladık bende o esnada ne içersin sormayı unuttum kusura bakma dedim o da çay istedi ve mutfağa gidip çayı kaynamaya bırakıp tekrar Rahim'in yanına geldim. Aklımda merak ettiğim o kadar çok soru varken sormaya çekiniyordum dayanamayıp bir kaç tanesini sormaya başladım. Eee okul dışında neler yapıyorsun? Basketbol oynuyorum, arkadaşlarımla takılıyorum, film izliyorum falan dedi, bende eee sevgilinle hiç görüşmüyorsun herhalde?  dedim. O da Sevgilim yok ki dedi Aldığım cevap beni mutluluktan uçursa da mutfakta kaynamaktan bunalmış bir çay vardı. Çayı demleyip getirdim ders notlarının yanına koyduk çaylarımızı, bir yandan anlatıyorum bir yandan çayımızı yudumluyoruz derken benim sakarlığım sağ olsun Rahim'in yanındaki kaleme uzanmaya çalışırken çayı çocuğun üzerine döktüm sayemde yandı çocuk gömleğini çıkartmak zorunda kaldı. Bir yandan özür dilerken bir yandan da utanmaktan elim ayağıma dolandı ve o şaşkınlıkla çocuğa lavabonun yerini tarif edeceğime salonun yerini tarif ettim. Neyse kendi kendime ne kadar aptal olduğumu söylerken Rahim odaya tekrar geldi, Rahimin gelmesiyle dış kapının kilit sesini duymam bir oldu. Allah'ım o nasıl bir adrenalin patlamasıdır? Eee ne oldu mesaiye, mesai vardı! diye söylenirken Rahim'in tişörtsüz olması beni telaşa soktu çocuğu kolundan tuttuğum gibi dolaba soktum ne olduğunu şaşırdı. Babamın ordan kızııım diye seslenmesini duydum ve dikkat çekmemek için cevap verdim sonra babam odaya geldi. Sana bir sürprizim var fındığım dedi ben içimden senin gelişinden daha büyük ne sürpriz olabilir baba derken babam eee fındığım merak etmiyor musun? dedi. Tabi ki de merak ediyorum babacım dememe kalmadan sana yeni bir dolap aldım dedi. (Aylardır değiştirmek istediğim dolabı bu gün değiştirmen de sevdaya dahil mi babacım?) Aaaa ne kadarda sevindim babacım teşekkür ederim diye rol kesmeye çalışırken bir yandan da üç buçuk atıyor olmamı atlamayalım. Hadi eşyalarını boşalt dolabını çekelim dedi ve dolaba yöneldi. Aman Allah'ım işte o an yok olmak istediğim andı. dolabın kapağını açınca yüzünde oluşan şaşkınlık ve kızgınlık dolu ifade benden bir açıklama bekliyor gibiydi. Şeyyy baba tanıştırayım sınıf arkadaşım Rahim ders çalışıyorduk biz deyip iyice sıvadığım o an babamın Rahim'i evden kovması adeta bir rezillikti. Tabi ki de bir açıklama yapamadım ve babam odadan hiç bir şey demeden çıktı. Ertesi gün kaydımı başka bir okula aldırmaya karar veren babam hayatımın aşkını kaybetmeme sebep oldu.

Siz siz olun kızlar erkek arkadaşınızı sakın kendi evinize davet etmeyin...