GÜNDEM

Sürekli SEVİŞMEKTEN söz edip, sonra tu kaka ilan edenlerin bir derdi vardır

Author

Seksi seven bir kadın olduğumu söyledim ilk yazıda.

Sürekli SEVİŞMEKTEN söz edip, sonra tu kaka ilan edenlerin bir derdi vardır

Sevişmekten zevk alan…

Birçok kişinin de benim gibi düşündüğünden eminim ama şu bizi yönetmek/yönlendirmek isteyenler var ya.

İşte onların sevişmekle ilgili bir sorunu var!

İster erkek olsun, ister kadın sürekli SEVİŞMEKTEN söz ediyor ve tu kaka ilan ediyorsa, bilin ki bir derdi vardır!

Hatırlayacaksınız, bayın biri (Erkeğin biri olmaz, adamın biri demek lazım ama parantezden sonraki cümleyi söyleyecek olan birine adam denemeyeceği için, muhtemelen kadınlara bayan dediği için, ben de kendisine bay diyorum. Herif de diyebilirdim.) “Bizim kültürümüzde sevişmek yoktur” demiş.

Tepki çekince de, onun gibilerin hep yaptığı gibi “Ben öyle demedim, şöyle dedim, söylenenler yalan dolan” demiş ama “Sevişmesinler” diye Türk sporcuların odalarından prezervatifler toplandığı gerçeğini değiştirmiyor bu açıklaması.

Konuyu bilmeyenler için de bir özet yapayım: Üniversite olimpiyatları nedeniyle Erzurum’a bütün ülkelerin sporcuları gelmişti. Böyle uluslararası etkinliklerde odalara prezervatif konulur. Bizde de konulmuş. Ama bunu öğrenen yetkililerimiz Türk sporcuların odasındakileri toplamış. Çünkü bizim gençlerimiz sevişmez!

Olay yeni değil eski ama ne fark eder.

Böyle bir şey yaşandı mı, yaşandı.

Zihniyet hep aynı mı?

Aynı.

Nokta.

Sevişmeyi, hem aklından çıkaramayan hem de bunu dile getirmekten çekinen bir toplumuz.

Garip, garip olduğu kadar saçma, saçma olduğu kadar üzücü, üzücü olduğu kadar vahim bir durum.

Düşünsenize, bütün dünyanız sevişmek üzerine kurulu ama bunu inkar ediyorsunuz.

Aldığınız her kararın, yaptığınız her davranışın altında bu yatıyor ama sevişmenin s’sini bile konuşamıyorsunuz!

Yüksek sesle dile getiremiyorsunuz sevişmek istediğinizi, bundan hoşlandığınızı vs...

Tam tersi, inkar etmeye çalışıyorsunuz.

Kendinizi, doğanızı, varlığınızı falan yok sayıyorsunuz.

Mesela, erkeklerin büyük bir çoğunluğunun aklına kadın görünce sadece ve sadece sevişmek geliyor.

Kadınlar çıplak olsa da geliyor, olmasa da.

Hatta düşünmeleri bile yetiyor.

Kadının saçından, dirseğinden, ayağından, gözünden her yerinden tahrik oluyorlar.

Sevişmenin ne demek olduğunu bilseler sorun yok da!

Karşılıklı bir eylem olduğu, iki tarafın da hoşuna gitmesi gerektiğini bilinmiyor ki.

En önemlisi rızasının olması gerektiği…

***

Sevişmek demek “becermek” demek, erkeklere göre.

Erekte olunca kadının içine girmek ve hemen boşalmak…

Her fırsatta küçümsedikleri hayvanların yaptığı gibi yani...

Düşünmekten daha doğrusu muhakeme etmekten yoksun olan canlılar gibi.

Evet, seks içgüdüsel bir dürtüdür.

Ama öğrenilir ve geliştirilebilir.

Ve insan, cinselliği öğrenen ve geliştiren tek canlıdır.

Ayrıca iyi seksin, daha güzel olmak veya görünmekle ilgisi yoktur, büyük bir penise sahip olmakla da, performansla da.

Dokunmak önemlidir.

Sevmek.

Birbirine özen ve saygı göstermek.

Önemsemek.

Karşılıklı olarak neden zevk aldığını bilmek, ona göre davranmak, dokunmak, tutkunun verdiği hazza kapılıp gitmek…

Kısacası; sevişmek güzeldir.

Her insan topluluğunun kültüründe de vardır.

Sevişmeyen toplum da yoktur.

Bizim toplumumuzda sevişir elbet.

İmamı da sevişir cemaati de…

Ama sevişmeyi bilmez ne yazık ki!

Sorun sevişmenin kültürümüze olmaması değil, sevişmeyi bilmememiz de.

Türk insanı sevişmeyi bilmiyor.

Kadını da bilmiyor, erkeği de.

Kadınların bilmemesi normal…

Çünkü evlenmeden önce yasak kadınlarımıza sevişmek.

Sadece evlendiği zaman ve yalnızca kocasıyla sevişmesi isteniyor ve çoğunluk da buna uyuyor.

Yani bir kadının hayatında yalnızca tek bir erkeğin olması ve onunla sevişmesi makbul, yaygın olan muhafazakâr toplumsal anlayışımıza göre.

Erkeklere ise böyle bir yasak yok, hatta ne kadar çok sevişirse o kadar itibar kazanıyor ve ilgi görüyor.

Kadınların bakire olanı istenirken, erkeklerden bakire olmamaları bekleniyor.

Bu durumda evlenildiği zaman erkekler deneyimli, kadınlarsa acemi.

Ne yaşıyorsa, ne öğreniyorsa kocasından öğreniyor.

Yani, kocası ne biliyorsa, kadın da onu biliyor ve onu yaşıyor.

Ne yaşadıkları da ortada…

Tavsiye kitap:

Yatak Efsaneleri/Cem Keçe/Pusula Yayınevi

Kitaptan alıntı:

“Cinsellik, rahatlamış ve gevşemiş bir halde, sevişmenin ve dokunmanın verdiği hazza odaklanarak, haz alıp haz verebilme, ruhu ve bedeni paylaşabilme, ne olursa olsun bir şekilde boşalabilme bilim ve sanatıdır.”