HIKAYE

Aşık Olmadan Sevişememek mi Sevişmeden Aşık Olamamak mı?

Yazar

Siz de ‘Sevişmemiz için önce sana aşık olmam lazım’ diyenlerden misiniz? Yoksa ‘Hadi canım, aşkla seksin ne ilgisi var’cılardan mı? Erkeklerin öyle bir sorunu yok. Maşallah, biz ne verseniz yiyoruz zaten lol. Fakat kadınlarda durum pek de öyle değil.

Şöyle ki, aşk ve seks temelde farklı duygu durumlarının neticeleri. Birinde kalp arzuluyor, diğerinde ten. Birinde duygular ağırlıklı, diğerinde hazlar. Birinde tastamam bir aidiyet söz konusu, diğerinde paylaşılan şey tenden ötesi değil.

Peki hangisi doğru? Sevişmek için aşık olmamıza gerek var mı? Aşık olmadan sevişirsek kötü kadın mı olunuyor? E seviştik diyelim. Peki şimdi biz neyiz?

Aşık Olmadan Sevişememek mi Sevişmeden Aşık Olamamak mı?

Sevişmek için aşkı öncellemek, 102 kodlu dersi almak için öncesinde 101 kodlu dersi almak gibi değil. Yani biri olmadan diğerinin olmayacağı gibi bir durum yok. Kalbinizin bi insana akması aşk, teninizin birisini arzulaması ise seksi getirir beraberinde. Tabii ki kişinin aşık olduğuyla sevişmesi daha lezzetlidir. Fakat burdan ‘aşk yoksa seks de yok’ gibi bir çıkarımda bulunmak yanlış. Öyle olduğu için erkek rol yapıyor. Kadın ‘seks istiyorsan önce aşk’ diye direttiği için erkek de aşık rolu yapıyor. Ne zamana kadar? İstediğini alana kadar. Klasik ‘seviştikten sonra aramadı’ hikayelerinin neredeyse tamamında bu zorlama vardır. Eğer kadın aşk ve seksi birbirinden ayırabilse, sevişmek istediği birisine aşkı şart koşmasa, sonunda his dünyası, duyguları, kalbi kırılmayacak, özgüveni örselenmiycek, diğer erkeklerden nefret etmiycek ya da kadınlığından tiksinmeyecek. Halbuki kendisiyle barışık bireylerden oluşan toplumlarda aşk ve seks birbirinden bağımsız iki olgu olarak görülür. Hayatımın uzunca bir kısmını Amerika’da geçirdiğim için oradan örnek vereyim: Bir mekana gidersiniz, birisinden hoşlanırsınız, ona yaklaşır konuşursunuz. Muhabbet güzel giderse ya siz onun evine gidersiniz ya da o sizin evinize gelir. Güzel bir gece geçirilir. Sabah uyandığında da kimse ‘Biz şimdi neyiz?’ sorusu sormaz. Kendi kendimize geliştirdiğimiz ‘korumacılık’ refleksi bu noktada iflas ediyor. Çünkü kadın ne kadar ‘Aşk yoksa seks de yok’ diye diretse de erkek bir yolunu bulup ona kendini kabul ettiriyor. Ama bu sefer ona samimi duygular besleyerek değil; sevişebilmek için oluyor. Neticede de bildik son: Beni kullanıp attın.

Zaten bu ‘kullanıp atmak’ olayı da apayrı bir dilemma. Neden kullanıyor? Sevişirken sen zevk almadın mı? Zorla mı yattınız? Sevişirken güzeldi de bitip gidince mi kullanıp attı oluyor?

Yazının genel akışında kadınları hedef alıyormuşum gibi görünse de, bu yazı cinsiyetçi bir insiyakle yazılmadı. Twitter hesabımdan gelen yüzlerce mesaj ve dilim döndüğünce hanımefendilere yaptığım naçizane ilişki koçluğunda da bu konuya değiniyorum. Bazen 'Ben hissetmeden sevişemem yeaa' yollu tepkiler alıyorum. Hanımefendinin histen anladığı tek şey aşk. Şehvet, arzu, heyecan ve bedensel tatmin gibi kavramlar rakam, his değil. Bunlar da birer his oysa. Zaten hiçbir şey hissetmeden bu işi yapanlar başka bir meslek grubuna mensup oluyor. Benim bahsettiğim sevişme için gereken hissin sadece 'aşk' olmadığı.

Sevişmek için aşık olmaya gerek yok. Peki ya aşık olmak için sevişmeye gerek var mı? Yes!!! That’s the point. Bence asıl mevzu bu. İlişkide cinselliğin önemli bir rol oynadığını kimse inkar edemez. Hal böyleyken ‘evlenmeden sevişemeyiz’ demek yerine ‘sevişmeden evlenemeyiz’ demek bana daha delikanlıca geliyor. Hayır düşünsene, sen 20-25 yıl kendini evleneceğin adama saklıyorsun. Gerdek gecesi tüm heyecanınla odaya bi giriyorsun. Adam erekte olamıyor. Ya da daha fenası, içine girip 8 saniyede mevta.. Epic fail! O saatten sonra kınayı alır, kukunuza yakarsınız sevgili hanımefendiler. Sonra ‘Napalım, nasip böyleymiş’ der, elinizi böğrünüze bastırır, derin derin iç çekersiniz.

En iyisi mi siz aşık olmadan sevişmemek yerine sevişmeden aşık olmamayı tercih edin. Mantık sizi A noktasından B noktasına götürür, seks ise her yere.