ILIŞKILER

Hi there!

Yazar

Sevgiliyi uyutup geldim. Biraz buralara konuşmanın zor yazmanın kolay olduğu hisler bırakayım. Mesele yeni, hisler taze. Okula yeni başlayan talebe kadar ortama yabancı, büyülenmiş aynı zamanda korkulu gözlerle bakıyorum. İlişki? What's that mean? Kız kankalarına whatsapp gruplarında ahkam kesen, güzin ablalık yapan ben(!) 'ya biz bunu nasıl yapıyorduk?' diye kafa patlatıyorum. Bu kulaklar en son 'sen hiç sevilmemişsin' i bile duydu. Belki de doğru; seni kimse benim kadar sevemezciler ne seninle ne sensiz tribinden hayatımıza sıçtılar. Bakın kelime haznem yetmez çocuğun ne kadar ideal davrandığına, nasıl ruhumu okşadığına, dürüstülüğüne, içtenliğine, adamlığına. Gelin görün ki burnu daima dik, başını asla eğmeyen amazon kadını gibi yaşayınca bir süre sonra ne yapsan fail oluyor. Yanında kahve ağzıyla küfür mü etmedim, eski sevgili muhabbetini gevşek gevşek mi çevirmedim, zaten gittiğin yeri haber vermekmiş ikimiz adına düşünmekmiş yalan oldu. İlişkilerin belli yapıtaşları varmış mesela yaşamadan anlamamıştım. 'Haber verme' 'tanımadığınla iletişim kurmama' 'ortak planlar' vs vs. Dm den yazan yavşaklara dalga geçmelik bile yazamaz oluyor insan. Çünkü ilişkinin prenses tarafıyız ya(!) Yalnızlığın o vahşi tadı yok ama hoş bir yanı da var; bir çift kahverengi şey sana baktığında kalbine gökyüzü hücum ediyormuş hissi. Gelmişini geçmişini geleceğini unutturuyormuş meğer. Sevilmek güzel şey ama sevmek paha biçilemez. Sana ait olmayan, seninle bağı olmayan bir şeyi onun ortamında onun şartlarında sevmek mesela. Arkadaşlarının yanında yakaladığın kaçamak bir gülüşü, bakışı ya da yemek yerken, sigara dumanı üflerken, sevişirken. Hatta zevk aldığı andan en gergin anına kadar. Bazen durup ben tam olarak hangi noktada aşık oldum ona diye soruyorum kendime. Asla bir cevabı yok. Belki ilk gördüğüm an söylediği çok sıradan bir söz belki anlamayan gözlerle bana bakışındaki şapşallığı belki komik olmayan esprisine kendi gülüşü. Hani damdan düşer gibi diye bir deyim varya eksiksiz o şekilde girdi hayatıma. Plansız, hesapsız, alışılmadık. Hani aşık olacağını anlayan bazı kızlarda sığınaklara saklanın tribi olur ya eskiye dönüş falan. İşte benim gidecek bir limanım, sığınağım yoktu. Sonra o geldi ve evimdeymişim gibi. Her an çekip gidebileceğini bilmek ama hiç gitmeyecekmiş gibi sevmek. Kafa çok rahat, mutluluk garantili...