EĞLENCE

Kız ortamı için gidilen festivalde extra kıllı 4 erkekle aynı çadırda kalakalmak

Tuco
Author
Tuco
Kız ortamı için gidilen festivalde extra kıllı 4 erkekle aynı çadırda kalakalmak

Storia’dan dört yazar arkadaş geçen haftalarda bir müzik festivaline gittik. Kadro da şu: Selman Duayenoğlu, Sercan Tamer, Boş Adam ve ben. Heheyytt kadroya bak be bu kadroyla Duvar’ın ötesine bile gidilir!

Organizasyon fikri Selman’dan çıktı. Selman bana yazdığında direkt ‘gelirim’ dedim çünkü çok sıkılmıştım. 4 günlük bir müzik festivaliydi ve çadırda kalınacaktı. Kafa boşaltmak için birebirdi. Fikir güzeldi ama şu soruyu sormadan da olmazdı: ‘Kim kim gidiyoruz, kadro kim?’ Kanka dedi birkaç arkadaşa söyledim. Kızlar falan da var. Sen gel çok eğlenicez dedi. İnandım :(

Birkaç tane kız vardır diye kuruyorum ben kafamda. Festivale bi gittik biz 8 tane erkeğiz. Sercan bi arkadaşıyla gelmiş, Boş Adam, iki tane bomboş adam getirmiş yanında. Selman erkek kardeşiyle gelmiş falan toplam 8 erkek. Allahım çirkinliğe bak.

(Temsili biz. Ulan adamlar duvarın ötesine bile 7 kişi gitmişler biz 8 kişi) 

Kız ortamı için gidilen festivalde extra kıllı 4 erkekle aynı çadırda kalakalmak

Ben meslek lisesinde okumuş, askerliğini yapıp gelmiş bir adamım. Size şöyle söyleyeyim ben 8 erkeği yan yana o ortamlarda bile görmemiştim. Koca festival alanında bizim gibi erkek yoğunluğuna sahip başka bir grup daha yoktu. Bizim grup tek başına ortamdaki erkek oranını yüzde 4 artırırdı öylesi bir şey.

‘Ya ne olacak canım 8 tane erkek varsa’ diye düşünen varsa düşünmesin. Erkek muhabbetini sevmiyorum, bu kadar basit. Bak dünyanın en elitleri olsun isterse. 3 erkek bir araya geldiği zaman ortam bir süre sonra seviyesizleşir. İlla ki bir futbol, karı kız, taşak muhabbeti döner. Arkadaş ben futbol muhabbeti yapmak istemiyorum artık ya. Futbol barbarlıktır. Yeter ulan.

Neyse. Hayatımın büyük bir kısmını işgal eden erkek ortamı burada da karşıma çıkmıştı. Ortamda kız olsa kıza asılıcam diye bir şey yok he bu arada. Yanlış anlamayın. Sadece ortam güzelleşsin diye istiyorum bunu. Ama yine de kız olmamasına rağmen güzel eğlendik orada. Selman’ı daha önceden de tanıyordum ama Sercan ve Boş Adam’la yeni tanışmıştım. Ama birkaç saat sonra alkolün de verdiği etkiyle sanki bu adamlar 40 yıllık arkadaşımmış gibi keyifli bir sohbet oluştu aramızda.

Kampta geçen 4 günümü kısaca şöyle özetleyebilirim size. Nerede bir ağaç gölgesi varsa oraya kuruldum. Yedim, içtim, sıçtım. 4 gün boyunca boş yaptım yani. Ama ben lafı uzatmayı severim. Bazı detayları vermeden de olmaz :)

Biz 8 erkek sürekli hep beraber gezmedik tabii. Askerlikteki badi sistemi gibi ikişerli üçerli gruplara ayrıldık zaman zaman. Benim takıldığım kişi de genellikle Boş Adam oldu. Bu esnada iyice pekişti arkadaşlığımız.

Kamp boyunca kafamız pek nadir ayıktı bizim. Çünkü ne kadar alkol, o kadar eğlence böyle ortamlarda. Bir gün yine kafamız güzel ama nasıl güzel biliyon mu? Konserdeyiz Boş Adam’la. O esnada kızın biri gelip dadandı bize. Dans mans ediyor bir şeyler yapıyor ama kız çok çirkin be abi.

Normalde 5 biradan sonra güzel-çirkin ayrımı kalmaz bende. O kadar biradan sonra herkes güzel gelir yani gözüme. O gün 7 tane bira içmiştim ve gerçekten sarhoştum ama kız hala çirkindi siz düşünün :( Hani deseler ki ya Boş Adam’la sevişeceksin ya da bu kızla. Başka çaren yok, yoksa dünyanın sonu gelecek. Önce bi düşünürüm, sonra kızı seçerim. Ama bi düşünürüm. Abi kız zaten doğal çirkin. Üstüne bir de kamp ortamındasın makyaj da yapmamış falan. Ortaya çıkan sonuç Gold premium çirkin plus ayarında. Umarım anlatabilmişimdir. İnsanları dış görünüşüyle yargılamak bana göre bir şey değil ama betimlemem de lazımdı diğer yandan. Neyse devam.

Ben kıza pek yüz vermedim bir an önce gitsin de kısmetimizi kapatmasın diye. Ama Boş Adam kıza yürüyor bildiğin. Böyle gülüşüyorlar, beraber dans ediyorlar falan. Çektim kenara bunu kanka dedim napıyosun. Sana ne içirdiler görmüyo musun kızı. Ona yürüyeceğine gel bana yürü ben daha güzelim amk dedim. Yok mok dedi ama bir şekilde ikna ettim okyanus balık kaynıyor dedim bırak şu kılçıklı istavriti.

Tabii ona yol verdikten sonra kız mız bulamadık biz :D Sonrasında güzelim kamp ortamında yine teknolojiye başvurmak zorunda kaldık. Swarm, Tinder ne varsa yüklendik. Yemin ediyorum köpeği olmuşuz biz bu teknolojinin.

Ama gözünü sevdiğim teknolojisinde çare tükenmiyor. Swarm’dan mesajımıza karşılık veren bir hanımla sohbete başladık. Saat epey geç olmuştu ve daha fazla vakit kaybedemezdik. 5 dakika içerisinde festival alanından bir konum belirledik ve oraya gel diyerek kartlar açık oynadık. Birinci çoğul şahıs kullanıyorum çünkü her ne kadar benim profilim olsa da ortak karar veriyoruz mesaj atarken.

Kız ‘Benim yanımda bi arkadaşım daha var sorun olur mu’ dedi. Allaaahh dedik :D Sonunda gülmüştü yüzümüze. Zaten biz de iki kişi olduğumuzu söyledik ve sanal arkadaşlarımızı beklemeye koyulduk.

Kızlar geldi ve hakikaten de güzeller, sempatikler falan. Ve ilginç olarak bize karşı da ilgililer. Bir ara ulan birisi bizimle dalga mı geçiyor diye bile düşündüm ama sonra kızların alkollü oldukları gerçeği geldi aklıma. Az önce dediğim gibi. Böyle ortamlarda ne kadar alkol, o kadar eğlence.

İçmeye devam ettik. Bi Boş Adam gitti alkolleri tazelemeye bir ben. Sünger gibi çektik biraları tabiri caizse. Maddi olarak parçalandık tabii ama kaz gelecek yerden tavuk esirgemedik. Vücuttaki alkol oranı arttıkça daha çok eğlendik. Kimin konseri olduğunu bile bilmiyorduk ama en çok biz eğleniyorduk sanki.

Çok geçmeden kızların da niyetinin kötü olduğunu anladık zaten. Bizi kötü emellerine alet etmeyi düşünüyorlarmış. Çadırınız var mı diye sordular. Sinirlendik biz. İki tane dans ediyosun hemen onlarla sevişeceğimizi düşünüyolar! ‘Biz sizin bildiğiniz erkeklerden değiliz’ deyip bastık tokatı.

Yok lan yok. Hemen şurda dedik çadırlar. Biraz yorulduk, çadıra gidip biraz dinlenelim vs dediler. O an imkanım olsa uçarak giderdim çadıra :D Tabii falan dedik. Elimizde kalan son biraları da çekip yol aldık çadır alanına doğru.

Ama bir sorun vardı. Festival alanında 15 bin çadır varsa bunlardan 14 bini Decathlon’dan alınmıştı ve hepsi birbirine benziyordu. Gruptaki en yer yön duygusu zayıf olan adamlar da ikimizdik. Ulan ara babam ara bulamıyoruz bizim çadırları. Tam diyoruz bu çadır bizimkine benziyor falan içinden başkası çıkıyor.

Tüm çadırlar şu markaydı yahu belediye dağıtmış gibi. 

Kız ortamı için gidilen festivalde extra kıllı 4 erkekle aynı çadırda kalakalmak

Öyle 10 15 dakika sağa sola dadandıktan sonra bulduk bizim çadırları. Birine Boş Adam girdi birine ben. Üç çadırdan ikisini kapattık. Bizim çocuklara da mesaj attık gelmeden önce arayın falan gibisinden. Hatta gelmeyin amk dedik :D

Neyse. Herkes kendi çadırına çekildi. Bundan sonrası anlatılmaz normalde. Ama ne yazık ki anlatılmayacak bir hikaye gelişmedi. Ne diyorduk. Böyle ortamlarda ne kadar alkol, o kadar kusmuk. Benim konuştuğum kız çadırdayken kustu abi. Ben de kusan insan görünce dayanamam. O kusunca ben de kusmaya başladım. İçtiğimiz biralar, yanında yediğimiz sosis tabakları falan ne varsa hep çıktı dışarı. O çadırda durulur mu, biz de attık kendimizi oradan. Bizim sesimize Boş Adam’la partneri de çıktı noluyor diye. Diğer kız, kusan kızla ilgilenmeye başladı hemen tabii. Bu arada isimleri de Gamze’yle Nur’du. En azından isimle hitap edelim di mi...

Tabii Gamze’nin kusması sadece beni değil, Boş Adam’ı da etkiledi. Nur bir yandan Gamze’yle ilgileniyor. Diğer çadırdan da Boş Adam kıza sesleniyor ‘Canım gelmiyor musun. Ehe’ diye. Nur da Boş Adam’a ‘Yha susar mısın Gamze ağlıyo şuan gerizekalı!’ gibisinden bişey söylüyor :D

Kız kendine gelsin diye lavaboya götürüp elini yüzünü yıkadık Gamze’nin ama White Walker gibi bembeyaz kesilmişti kızın suratı. Bir daha geri döndüremezdik onu o gece. Gamze kendine gelemeyince biz en iyisi gidelim dediler ve o güzel kızlar, o güzel atlara binip gittiler :(

Sonuç olarak yine direkten döndük abi. Kızlar gitti. Eğlencemizin içine edildi. Çadırımızdan olduk. Ohaa çadır. Biz Boş Adam’la tekrar yukarı çıkıp çadıra bir baktık ki ooovvvv. İçeriye girilecek gibi değil, zehir gibi kokuyor. Geriye kaldı 2 çadır ve 8 erkek. Haaaaaaayııııırrr!

Biz dörder dörder dağıldık iki çadıra o gece. O gece sevişmeme ramak kalmıştı bildiğin. Ama şansımı s.keyim ki sabah horlama sesleri eşliğinde uyandığımda çadırda bacakları kıllı tam 4 erkek yatıyordu. Boş Adam’ın bomboş arkadaşının tek bacağı ise benim üzerimdeydi. :(